Sykes-Picot anlaşması ve yeni dizayn

Sykes-Picot anlaşması ve yeni dizayn

Bölgemizde IŞİD’ın yol açtığı kaos ve çok bilinmeyenli Kobanidenklemi dengeleri  değiştiriyor. Bölgedeki değişimi doğru okuyamayan öngörü yoksunu dış politik uygulamalar ise Türkiye’yi bir açmaz içine sokmakta.

Öyle ki daha şimdiden TBMM’de görüşülen AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edilen Irak – Suriye tezkeresi Türkiye’nin başına çorap örmeye başladı.

Tezkerenin Meclis’ten geçmesini Neo-Osmanlı edasıyla “Türkiye’nin eski hükümranlık alanlarına dönme” , “ Bölgede   Ankara’nın haberi olmadan kuş uçmaz”, “Esad rejiminin sonu” şeklindeki argümanlarla dile getirenler  bu söylenenlerin doğru olmadığını kısa sürede anladılar. Türkiye’nin hemen askeri eylem için harekete geçeceğini iddia edenler ise büyük hayal kırıklığı yaşadı.

Öte yandan;  1916’da yürürlüğe giren ve bölgeyi dizayn eden Sykes-Picot anlaşmasının mimarı olan İngiltere’de ise, bugünlerde yayımlanan Gazeteler bölgeye aşırı ilgi göstermekte ve “ilginç” başlıklarla yayımlanmakta…

Örneğin  Times Gazetesi; “Kürtler yeni bir devlet kurmak için uzlaşıyor” başlığını atmaktan çekinmiyor.  Sykes-Picot anlaşmasının artık bölgede geçerliliğini yitirdiğini belirten yazılar yanında, Times’in yukarıdabelirtilen başlığı bize, yeni dizayn çalışmasında İngiliz parmağının ABD eliyle yeniden bölgede olduğu çağrışımını hatırlatıyor.

Küresel güç dengesini bilerek veya bilmeyerek yanlış okuyanlar,  bölgede yapılmak istenen yeni dizayn çabalarına katkı sunmakta,  hevesli ortak olarak da “eşbaşkanlık” görevini üstlenmekteler.

Bu katkıyı bölgedeki pastadan pay kapma adına yaptığını iddia edenler, maalesef ki hem güçler dengesini yanlış okumakta, hem de ülke ve bölgeyi ateşe atmaktalar. Kendi güçlerini ise abartmaktalar.

Özal döneminde Irak için 1 koyup 3 alacağız şeklinde ifade bulan  bu anlayış,  günümüzde “Stratejik Derinlik” şeklinde ortaya çıkmıştır.  Ancak ham bir hayalden öteye gitmeyen bu “sığ” anlayış, “eski Osmanlı hinterlandına dönüyoruz”  argümanları ve arzusu, gelinen noktada yerini mevcut topraklarımızı elimizde tutma ve koruma kaygısına bırakmıştır. Öyle ki,son yaşananlar ülkemizi açık bir bölünme tehdidi ile karşı karşıya bıraktı. Hatta Kobani ile sınırımızın Koalisyon güçlerince bombalanması, bir çok kez dile getirdiğimiz Pakistan’laşma olayına örnek teşkil edebilir.  Yarın bir gün teröristleri kovalıyorum bahanesi ile Türk topraklarının “yanlışlıkla” bombalanmayacağı  ve askerlerimizin “yanlışlıkla” şehit olmayacağı garantisini kim  verebilir. Bunun örneğini de “Muavenet Gemisi”nin ABD tarafından “yanlışlıkla” bombalanması olayında yaşadık.

Bu “yeni ittihatçı” anlayış ve kafa;   tıpkı Cemal, Talat ve Enver Paşa triosunun 1. Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu’nu bir heves uğruna dağıttığı gibi, bugün  ülkemizi de aynı  noktaya taşıyacak…

Biz diyoruz ki, aynı yılan deliğinden bir kez daha sokulmayalım.

ABD’nin IŞİD’e karşı mücadele adına, PYD’ye havadan askeri ve insani yardımda bulunması, Türkiye’nin Peşmergelerin Kobani’ye geçmesi için koridor açması, Ülkemiz için hiç de hayra alamet değil, biz biliyoruz ki bu planlardan İngilizlerin, İsrail’in ve Rusya’nın haberleri var.

Uyarıyoruz, Türkiye bilinçli bir şekilde, Ortadoğu bataklığının içine çekiliyor.

Haftalardır süren Amerikan hava saldırıları, havadan silah ve malzeme sevkiyatının ardından Türkiye’nin Irak’lı Peşmergeleler ve ÖSO’ya Kobani’yegeçiş izni vermesi bölgede dengeleri değiştirdi. Türkiye eliyle bir Kürt Federasyonu’nun önü açıldı.

ABD yönetiminin  Türkiye’yi by pass ederek PYD ile görüştüğünü bildirmesi, Peşmerge kıyafetleri giydirilip, Peşmerge süsü verilmek suretiyleaskeri danışman kisvesinde Kuzey Irak’ta konuşlu Amerikan askerlerininIŞİD’le savaş adına Kobani’ye intikal ettirildiği iddiaları büyük oyunun parçalarıdır.

Öyle ki, CIA Türkiye uzmanı Henry Barkey’in dediği gibi: “ABD yalnız Kürtleri değil, bütün bölgeyi yönetmenin derdinde” şeklindeki açıklamasında vücut bulan planlar devrede. Bu planları destekleyen bir diğer açıklama da ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Tony Blinken’dan geldi.  Blinken;“Irak’a tekrar dönebilmek için 2011’de çekilmek zorundaydık.”  dedi. Yani açıkçası 2011’de işgalci olarak bulunduğumuz için çıkmak zorunda kaldığımız yere, IŞİD sayesinde “kurtarıcı” olarak  geri döndük şeklinde olayı özetlemektedir.

Coğrafyamızda Türkiye ve bölge halklarının lehine olmayan gelişmeler yaşanmakta. Her kılığa girebilen yerel kıyafetli, ancak ipleri efendilerinin elindeyeni “Lawrens”lar türemekte  söylem ve eylemleri ile yeni dizayn çalışmalarına katkı sunarak herkesin dikkatini çekmekteler. Sınırlarımızda bütün dünyanın istihbarat ajanlarının olduğu bilindiği için, bu tiplere oldukça dikkat edilmelidir.

Son olarak şu gerçeği de açıklamak durumundayız. Bölgede emperyalistlerin çıkarları için “Truva atı“ olmak,  ne bölge halkları için ne de Türkiye  halkı için hiç bir yarar sağlamaz.

Tarih bu gerçeği bizlere defalarca göstermiştir.

SYKES-PİCOT ANLAŞMASI NEDİR?

İngiltere hükümetini temsil eden Mark Sykes ve Fransa hükümetini temsil eden Francois Georges-Picot’un 1916 yılında uzlaşıya vardığıve Osmanlı’yı parçalayan  gizli bir anlaşma. Sykes-Picot, İngiltere ve Fransa’nın –o devrin Çarlık Rusyası’nın da desteği ile- imzalanan gizli bir anlaşmadır. Ancak Komünist İhtilal’den sonra Rusya bu gizli belgeleri bütün dünyaya açıklamıştır.

Anlaşmanın çok önemli iki temel maddesi bulunuyor

Bir, Ortadoğu’da başta İngiltere ve Fransa olmak üzere “Batı lehine bir düzen” kurmak. Yani Osmanlı sonrası Ortadoğu’yu Batı’nın arzularına göre şekillendirmek.

İki, birinci maddeyi hayata geçirmek için Osmanlı devletinin bölge topraklarını paylaşmak veya bu alanda yeni siyasi yapıların, sınırların ortaya çıkmasını planlamak.

Dr.Mehmet Ali EDİBOĞLU

Hatay Milletvekili

Dışişleri Komisyon Üyesi


İlgili yazılar

Rehineler için takas yapıldı mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan BM’nin Genel kurul görüşmelerine katılmak üzere New York’a hareketinden önce basın toplantısı düzenledi. Erdoğan gazetecilerin Musul Başkonsolosluğu

AKP son dakika önergesiyle mahalleyi kaydırdı

İstanbul’da CHP’li belediyede olan ve Ataşehir’de kurulan ‘Finans Merkezi’nin arazisi, Torba Yasa’da yapılan son dakika önerisiyle AKP’li Ümraniye Belediyesi’ne bağlanması

Özyalçın: Yeşil Mahmut Özer ismiyle mi toprağa verildi?

CHP Erzincan Milletvekili Erdoğan Özyalçın, Belçika’da öldüğü iddia edilen ve Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım’ın Mahmut Özer ismiyle toprağa verildiği iddialarının araştırılması gerektiğini

Bir Cevap Yazın