Anayasa Mahkemesi kararı: Polise sendika yasak

Anayasa Mahkemesi kararı: Polise sendika yasak

Anayasa Mahkemesi, polislere sendika yolunu kapatırken, emniyet hizmeti dışında görev yapan personele sendika yolunu açtı. Toplumun huzur ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olan emniyet hizmetleri sınıfı mensupları arasındaki hiyerarşi ve disiplinin aşınmasının, iç güvenlik hizmetinin aksamasına neden olabilecek temel etkenlerden biri olduğunun belirtildiği gerekçede, “Demokratik toplum düzeninin varlığını sürdürebilmesinin önkoşulu olan iç güvenlik hizmetlerinin aksamadan ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesinin temini bakımından bu hizmetin asli unsuru olan emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının sendika kurmasının yasaklanması, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında başvurabileceği tedbirler arasındadır” denildi.

Emniyet-Sen’in kapatılmasıyla ilgili davaya bakan Ankara 9. İş Mahkemesi, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 15. maddesinin, emniyet hizmetleri sınıfındakilerin sendikaya üye olamayacakları ve sendika kuramayacaklarına ilişkin hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun, “emniyet hizmetleri sınıfındakilerin” sendikaya üye olamayacakları ve sendika kuramayacaklarına ilişkin Kanun hükmünün iptal istemini reddetti. Yüksek Mahkeme, aynı maddenin, emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dâhil personelin sendikalara üye olamayacağı ve sendika kuramayacağına ilişkin ibaresinin ise Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi. Anayasa Mahkemesi’nin kararının gerekçesi Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Sendika hakkının, demokratik toplumun temeli olan örgütlenme özgürlüğünün bir parçası olduğunun vurgulandığı gerekçede, örgütlenme özgürlüğünün, bireylerin kendi menfaatlerini korumak için kolektif oluşumlar meydana getirerek bir araya gelebilme özgürlüğü olduğu vurgulandı.

SENDİKA KURMA HAKKI MİLLİ GÜVENLİK GEREKÇESİYLE SINIRLANDIRILABİLİR

Örgütlenme özgürlüğünün, bireylere topluluk hâlinde siyasal, kültürel, sosyal ve ekonomik amaçlarını gerçekleştirme imkânı sağladığının ifade edildiği gerekçede, sendika hakkının da çalışanların, bireysel ve ortak çıkarlarını korumak amacıyla bir araya gelerek örgütlenebilme serbestisi gerektirdiği ve örgütlenme özgürlüğünün bir parçası olarak görüldüğü belirtildi. Sendika kurma hakkının mutlak olmadığının kaydedildiği gerekçede, bu hakkın Anayasa’nın 51. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması nedenlerine dayanılarak kanunla sınırlandırılabileceği vurgulandı.
Anayasa’da yer alan sendika kurma ve sendikalara üye olma hakkına yönelik sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmayacağının kaydedildiği gerekçede, ölçülülüğün, aynı zamanda yasal önlemin sınırlama amacına ulaşmaya elverişli olmasını, amaç ve aracın ölçülü bir oranı kapsamasını ve sınırlayıcı önlemin demokratik toplum düzeni bakımından zorunluluk taşımasını içeren bir ilke olduğu vurgulandı.

SENDİKALAŞMA SOSYAL ADALETİN TESİSİNE HİZMET EDEN DEMOKRATİK ARAÇTIR

Emniyet hizmetleri sınıfına mensup olanların sendika kurmasını ve sendikalara üye olmasını yasaklayan kuralın, sendika kurma hakkına sınırlama getirdiğinin açık olduğunun belirtildiği gerekçede, şu tespitlere yer verildi:
“İtiraz konusu kuralda, emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının sendika kurmasının yasaklanmasının, iç güvenlik hizmetlerine hâkim olması gereken disiplin ve hiyerarşik düzenin korunması amacına dayandığı anlaşılmaktadır. Disiplin ve hiyerarşinin korunması ve dolayısıyla kamu düzeninin sağlanması amacıyla emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının sendika kurma hakkının sınırlandırılmasında, Anayasa’nın 51. maddesinde belirtilen özel sınırlama sebeplerine bağlı kalındığı ve sınırlandırmanın meşru bir amaca dayandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Sendikalar, mensuplarının (çalışanların) hak ve menfaatlerini korumak amacıyla, yine bunların üretimden gelen güçlerine dayanarak faaliyet gösteren örgütlü yapılardır. Bireysel olarak zayıf durumda bulunan çalışanlar, örgütlenmek ve sendikalaşmak suretiyle girişimci karşısındaki pazarlık güçlerini artırmakta, gerek hak ve menfaatlerinin korunmasında gerekse sorunlarının çözümünde etkin bir konum elde etmektedirler. Bu bakımdan, sendikalaşmanın sosyal adaletin tesisine hizmet eden önemli bir demokratik araç olduğu söylenebilir.”

Sosyal adaletin tesisi bakımından gerekli görülen sendikalaşma olgusunun, kamu kesiminde var olması gereken disiplin ve hiyerarşik düzeni etkileme potansiyeline sahip olduğunun ifade edildiği gerekçede, “Sendikalaşmanın disiplini etkileme potansiyelinin bulunması, işin doğasından kaynaklanmakta olup kural olarak sırf bu gerekçeyle örgütlenme özgürlüğünün bir parçası olan sendika kurma hakkının ortadan kaldırılması, demokratik toplum gerekleriyle örtüşmez. Bunun yanında, sıkı bir disiplin ve hiyerarşik düzen gerektiren kimi mesleklerde disiplinin bozulması, kamu düzenini tehdit edici boyutlara ulaşabileceğinden bu gibi durumlarda, kamusal yarara üstünlük tanınarak ilgili meslekle sınırlı olarak sendikalaşmanın yasaklanması gerekli hâle gelebilir. Demokratik toplum düzeninin sürdürülmesindeki üstün kamusal yarar, sendikacılığın disiplini etkileme potansiyelini, disiplin esasına dayanan meslekler yönünden ihmal edilebilir olmaktan çıkarmakta ve bu mesleklerde sendikacılığın yasaklanmasına haklı bir temel oluşturabilmektedir” denildi. İç güvenliğin, sıkı bir hiyerarşik disiplin gerektiren ve icabında şiddet kullanma yetkisi veren, kamu düzeninin tesisi bakımından hayati öneme sahip bir kamu hizmeti olduğunun vurgulandığı gerekçede, bu hizmetin aksamasının, kamu düzeni yönünden telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına yol açabileceğinin altı çizildi. Toplumun huzur ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olan emniyet hizmetleri sınıfı mensupları arasındaki hiyerarşi ve disiplinin aşınmasının, iç güvenlik hizmetinin aksamasına neden olabilecek temel etkenlerden biri olduğunun belirtildiği gerekçede, “Demokratik toplum düzeninin varlığını sürdürebilmesinin önkoşulu olan iç güvenlik hizmetlerinin aksamadan ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesinin temini bakımından bu hizmetin asli unsuru olan emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının sendika kurmasının yasaklanması, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında başvurabileceği tedbirler arasındadır” denildi.

SİVİL PERSONEL SENDİKA KURABİLİR

Yüksek Mahkeme, aynı maddenin, emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personelin sendikalara üye olamayacağı ve sendika kuramayacağına ilişkin ibaresinin ise Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi. İptal kararının gerekçesinde ise Emniyet teşkilatında çalışan sivil personelin ifa ettiği görevlerin, silah kullanımını gerektirmeyen kimi teknik ve lojistik hizmetlerden ibaret olduğu vurgulandı. Gerekçede, sendikalaşmanın, iç güvenlik hizmetlerinin asli unsuru olmayan ve kimi teknik ve lojistik hizmetleri yürütmekle sınırlı görev icra eden sivil personelin çalışma disiplini üzerinde yaratacağı etkinin, sendika kurma hakkından yoksun bırakılmalarını gerekli kılmadığı belirtildi. Gerekçede, “İç güvenlik hizmetlerinde doğrudan görev alan emniyet hizmetleri sınıfı mensupları için geçerli olan polis disiplini gerekçesiyle sivil personelin sendika kurma hakkından yoksun bırakılması, demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmadığı gibi bunlara yönelik sendika kurma yasağının kamu düzeninin sağlanması amacına ulaşmada elverişli bir araç olduğu da söylenemez. Emniyet teşkilatı kadrolarında görev yapan sivil personelin sendika kurmalarının yasaklanması, demokratik toplum düzeni açısından meşru ve ölçülü bir müdahale niteliği taşımamaktadır” denildi.


İlgili yazılar

AKP’den istifa “Tertemiz inancımızı, gittikçe kirletmek istemiyoruz”

AKP’nin Avrupa örgütü olan UETD’nin Friedberg-Wettereu Teşkilatı Yönetim Kurulu, “Tertemiz inancımızı, gittikçe kirlenen bir mecrada daha fazla tutmak istemiyoruz” deyip

İçgüvenlik’te yeni oyun mu?

TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri devam eden İç Güvenlik Paketi’ne “torba” arası verilmesi planlanıyor. 16 Mart Pazartesi gününden itibaren Genel Kurul’da

Demirtaş: Tıpış Tıpış Gidip İfade Vermeyeceğiz

HDP Eş başkanı Selahattin Demirtaş dokunulmazlıkların kaldırılmasın korkmadıklarını ancak AKP’nin kontrolündeki yargıya “tıpış tıpış gidip ifade vermeyeceklerini” söyledi. CHP yönetiminin

Bir Cevap Yazın