“Benim Hayatım, tamamiyle mücadeledir”

“Benim Hayatım, tamamiyle mücadeledir”

İslam Tarihçisi Doç. Dr. Bahriye Üçok’un, 6 Ekim 1990 günü, evine gönderilen bir bombalı paketle acımasızca katledilşinin yıl dönümü. Muammer Aksoy, Necip Hablemitoğlu, Uğur Mumcu,  Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinde olduğu gibi  Doç. Dr.Bahriye Üçok’u katledenler de hala bulunamadı.

Bir kadın olarak yaşamının her anını halka hizmetle geçiren Bahriye Üçok, kendi yaşamını şu sözlerle ifade ediyordu, ”Benim Hayatım, tamamiyle mücadeledir.”

“TESETTÜR DİNİN EMRİ DEĞİLDİR”

Kadının özgürleşmesinde laik bir toplumun önemini yaşam felsefesi olarak kabul eden ve mücadelesini bu doğrultuda sürdüren Üçok  “Ne zaman gericilik başlasa, ilk tehlike, kadın haklarınadır.” diyerek, kadınların gericiliğe karşı mücadele zorunluluğuna dikkat çekiyordu. “ Dini temeller bakımından başörtüsü, dinin bir emri ya da farz ibadeti değildir.” sözleri onu ölüme götürdü. Bombalamanın ardından gazeteyi arayan bir kişi, “ Üçok’u tesettür konusundaki düşünceleri yüzünden cezalandırdıklarını” söyledi. Dinin siyasete alet edilmesinin karşısındaydı.

CHP Kadın kolları genel Başkanı Hilal Dokuzcan yayınladığı bildiride “Ne yazık ki tam da bugün, onun aramızdan alınışından 24 yıl sonra, mevcut iktidar, kadınlarımız ve çocuklarımız üzerinden siyaset yapmaya devam ediyor. Yürürlüğe giren Kılık Kıyafet Yönetmeliği, bunun son örneğini oluşturuyor. Çocuk Hakları Sözleşmesi ve iç hukukumuzda kızlarımız ve oğullarımız 18 yaşına dek çocuk kabul edilmektedir. Bu niteleme onların biyolojik ve psikolojik durumları ile ilgilidir. Çocukları ilgilendiren her eylem ve işlemde, hukukilik ve insanilik ölçütü çocuğun üstün yararıdır. Anne ve babanın sadece “bakma, koruma ve yol gösterme” görevi vardır. Eğitimde “çocuğun üstün yararı” ise demokratik, bilimsel, laik ve cinsiyet ayırımına yer vermeyen bir anlayışla sağlanır. Yol arkadaşımız Bahriye Üçok’u sevgi ve özlem ile anarken, kadınların özgürlük, adalet ve hak mücadelesinde üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz.

ÜÇOK KİMDİR

Bahriye Üçok 1919, Trabzon doğumlu. İlk ve ortaokulu Ordu’da okuyan Üçok, Kandilli Kız Lisesi’ni bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Ortaçağ Türk-İslam Tarihi Bölümü’nden tamamladı. Aynı zamanda Devlet Konservatuarı Opera Bölümü’ne de devam etti ve bu bölümü de bitirdi. Samsun ve Ankara’da on bir yıl süren lise öğretmenliğinden sonra, 1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi oldu. Aynı zamanda bu fakültenin ilk kadın öğretim üyesidir.

1957 yılında doktor, 1964 yılında “İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar” adlı çalışmasıyla da doçent oldu. Arapça ve Farsça’yı iyi derecede bilen Üçok, Kur’an-ı Kerim’e bağlı kalarak İslam dinini çağdaş, gerçekçi ve dinin özünde bulunan hoşgörüyle yorumladı. Bu nedenle 1960’lı yıllardan itibaren tehditler almaya başladı ve kendini güvende hissetmediği için akademik çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı.1971 yılında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından kontenjandan senatör seçildi ve böylelikle aktif siyasi yaşama atılarak beş yıl boyunca Cumhuriyet Senatosu divan üyeliği yapmıştır. Siyasi tercihini CHP’den yana kullanan Üçok, 1977’de CHP’ye katıldı. 12 Eylül’den sonra açılan Halkçı Parti’nin 1983’de kurucu üyesi oldu. Daha sonra 1983 seçimlerinde de bu partiden Ordu milletvekili olarak TBMM’ye girdi. 1986’dan itibaren SHP üyesi oldu ve 1990 Eylül’ünde bu partinin parti meclisi üyesi seçildi.

Kasım 1988’da televizyonda yapılan bir açık oturumda, “İslam’da örtünmenin ve oruç tutmanın zorunlu olmadığı” iddialarına dayanan açıklamalarından sonra üzerine birçok tepki çekti ve tehditler almaya başladı.

Üçok, 6 Ekim 1990 günü Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Köroğlu Caddesi’nde bulunan evine, Ekspres Kargo tarafından ulaştırılan ve gönderici olarak İlmî Araştırmalar Vakfı’nın göründüğü kitap paketini saat 16.30’da aldı. Bomba olabileceği şüphesiyle paketi kapısının önünde açmaya çalışırken, paketin içine yerleştirilmiş olan bomba patladı. Ağır yaralı olarak Hacettepe Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne kaldırılan Üçok, saat 20:00 sularında burada yaşamını yitirdi. Cenazesi 9 Ekim günü Maltepe Camii’nden kaldırılmış ve Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi. Cinayeti İslâmi Hareket adlı örgüt üstlendi. Katil veya katilleri hala bulunamadı (Vikipedi)

 


İlgili yazılar

AKP ŞİDDET KULLANARAK YASA ÇIKARTIYOR

TBMM Genel Kurulu’nda, AFAD ile ilgili düzenlemeleri de içeren Torba Kanun Teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler bugün de sürecek. Meclis’in çalışma düzeni ve ilkelerinin tümüyle çökertildiğini kaydeden CHP’li Sakine Öz, AFAD ile ilgili kanun teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yarkadaş: Ulusal Kanal’a çağırın tartışalım

CHP İstanbul Milletvekili Adayı ve www.gercekgundem.com’un genel yayın yönetmeni Barış Yarkadaş, CHP’ye yönelik saldırılarını artıran Vatan Partisi’nin yayın organı Ulusal

Erdoğan Başkanlık; PKK özerklik peşinde!

Hükümet ile PKK arasında sürdürülen görüşmelerin  7 haziran sonrasında bitirilmesiyle başlayan terör sürecinde yaşanan sıkıntı devam ederken Kürt kökenli yurttaşların

Bir Cevap Yazın