Demirel:  Atatürk’ü unutursak…

Demirel: Atatürk’ü unutursak…

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 50 yıllık siyasi yolculuğunun, memleketi İslamköy’den Çankaya’ya olan serüveninin bilgi ve belgeleriyle yer aldığı Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı. Demirel açılışta yaptığı konuşmada, bugünün ve geleceğin idarecilerine “Yola devam” diye seslendi, “Demokrasi sayesinde yapacaksınız. Demokrasi seyisinde eksik kalan hizmetler tamamlanır, yenileri yapılır. Bütün bu hizmetler yapılırken dikkat ettiğimiz şey demokrasi ve Türkiye’nin birliği ve beraberliğinin zedelenmemesidir” dedi. Demirel konuşmasında Atatürk’ü anarak “O bizim her şeyimizdir. Onu unuttuğumuzda her şeyi kaybederiz” dedi.

9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, törende konuşmak üzere platforma yürüyerek çıktı ve iki elini havaya kaldırarak katılımcıları selamladı. Sonrasında konuşma yapacağı yere oturan Demirel, his dolu olduğunu belirterek, “50 senelik devlet hizmetinde bu kadar güzel şanlı, bu kadar hislendirici çok vaka olmamıştır. Burada bu topluluğu, bu topluluğun bana göstermiş bulunduğu büyük muhabbeti bana bir Cumhuriyet Bayramı armağanı olarak sayıyorum” diye konuştu.

679’UN SIRRI

Törende mini bir konser veren CHP Muğla Milletvekili ve sanatçı Tolga Çandar ilginç bir notu izleyicilerle paylaştı.
Demirel’in hayatıyla ilgili ‘679’ sayısının önemine değinen Çandar, “Her yerde karşıma çıkan bu 679 sayısının ne anlama geldiğini sordum. Sayın Demirel’in hayatıyla ilgili ‘6 kere gitti, 7 kere geldi, 9. Cumhurbaşkanı oldu’ cevabını aldım” dedi.

Dün trafik kazasında yaşamını yitiren Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencilerine de Allah’tan rahmet dileklerini ileten Demirel, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 91’inci yılının kısa bir süre sonra kutlanacağını hatırlatarak, “Bu 91 yıl zarfında Türkiye Cumhuriyeti, büyük Atatürk’ün gösterdiği yönde önemli gelişmeler sağlamıştır. 91 yıl zarfında büyük bir değişim ve dönüşüm yer almıştır. Gazi Mustafa Kemal’i saygıyla, minnet ve şükranla anıyoruz. O’na minnet ve şükran borçluyuz. Bu ebedidir ve her gün söylesek yine de fazla bir şey yapmış olmayız” dedi.

“ATATÜRK’E MİNNET BORCUMUZ VAR”

50 yıl bu minnet borcunun peşinden gittiklerini belirten Süleyman Demirel, bugün 7 yıl cumhurbaşkanlığı yapmış bir isim olarak milletin karşısında olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanlığını zorla birisinin elinden almış değilim. Huzurunuzda 12 seneyi aşan başbakanlık yapmış biri olarak yer alıyorum. Başbakanlığı da kimsenin elinden almış değilim. 22 sene parti başkanlığı, 5 sene muhalefet liderliği, 10 sene yüksek memuriyet yaptım. 50 yılı geçen bir süre. 50 yıl içinde Türkiye ne kazanmış bu hususu milletimize arz etmek istedik. Bu müzeyle dikkatinize getiriyoruz” diye konuştu.

Bugün, kendi adına devletin okullarında okuyarak yetişmiş bir Demirel olarak borcu ödediğine inandığını belirten Süleyman Demirel, “Tümüyle ödenmiş midir, onu millet yapar muhasebeyi. Bizim vicdanımız rahattır. Ömrümüzün tümünü milletin ve devletin hizmetine verdik. Ne yaptık derseniz bu ülkeyi karanlıktan kurtaralım dedik. Türkiye’nin en ücra köylerine ışık götürdük. Gaz lambası yerine elektrik lambası götürdük. Traktörle, kara kağnı ve kara öküzün kavgasını kazandık” diye konuştu.

YENİ BİR TÜRKİYE VAR ORTA YERDE

Türkiye’nin 1950 yılından 2000 yılına değiştiğini, transforme olduğunu kaydeden Demirel, “Yeni bir Türkiye vardır orta yerde. Bu yeni Türkiye daha da ileriye gitmeli daha da çok şey kazanmalıdır” dedi.

Türkiye’nin 50 yıllık zaman zarfı içinde kendisinin de iktidarda bulunduğu hükümetler döneminde çok şeyler kazandığını aktaran Demirel, askeri darbeler yaşanmasa bu sürecin daha da ileriye taşınabileceğini söyledi. Fakat bu kesintilerden çok dikkatle çıkmayı başardıklarını kaydeden Demirel, şunları söyledi:

“Bizden sonra gelen hükümetler mümkün olduğu kadar onu halkın halletmesi yoluna gitti. Halkın sabrıyla yeniden halka hallettirdi. Bu müzenin kapısında bir sandık görürsünüz. Müzenin adı Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’dir. Neyi kastediyorsunuz demokrasiyle? Ülkenin yönetimini yapacak iktidarlar seçimle gelip seçimle gitmelidir. Kansız, kavgasız el değiştirmelidir. Milletin iradesini, halkın reyiyle gelen heyetler yapmalıdır. Halkın reyi dediğimiz olay halkın milli egemenliğidir. Milli egemenliğin üstün olmasını istiyorsak buna müdahale edilmemelidir. Birinci derecede önemsediğimiz istikrardır. Yani halkın hakimiyetinin sağlanmasıdır. Bu da sandıktır.”

Konuşmasına okunan ezan nedeniyle ara veren Demirel, ardından sözlerini sürdürürken seçim sandığının Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin hemen girişine yerleştirildiğini söyledi. Ondan bir adım ötede seçim meydanlarının, halk coşkusunun, meydanların herkesin istediğini söylediği mitinglerin geldiğini belirten Demirel, “O meydanların çıkardığı parlamentoları görürsünüz. Onların çıkardığı hükümetleri görürsünüz. Kurumları, kavramları, kuralları ile münhasıran bir milletin hür iradesiyle yönlendirilmesini görürsünüz” dedi.

“CANLI ÖRNEĞİ BENİM”

Türkiye Cumhuriyeti’nin daha iyi olması için herkese fırsat sunduğunu, bunun en canlı örneğinin de kendisi olduğunu belirten Demirel, şöyle konuştu:

“Bizim yaptığımız en büyük hizmet İslamköy’den bir çocuk çıkıyor, okuyabiliyor. Ben diyorum ki, ’Vatandaşım sen nerelisin?’. ’Çemişgezek’in şu köyündenim.’ ’Senin köyünden, senin çocuğundan da çıkar okur ve mühendis olur. Onunla kalmaz milletvekili olur, bakan olur, başbakan olur, cumhurbaşkanı olur.’ Ben bunu gösteriyorum. Bu cumhuriyet herkese eşit fırsatlar tanır. İşte Demirel’e tanımış. Bir köylü çocuğu.’Herkese fırsat tanınıyor bu fırsatları kullanın’ diyoruz. Bana açık olan her şey sizin çocuklarınıza da açık. Ben bunu söylemeye geldim size. Çocuklarınız ülkeniz hizmetinde rol alsınlar. Önleri açıktır, misali benim.”

Süleyman Demirel, geride bıraktıkları hizmetlerle halkın önünde yüzlerinin açık olduğunu söyledi. Teyit için salona “Öyle değil midir” diye soran Demirel, aldığı büyük alkışın ardından yoksulluk, fukaralık, haksızlıkla ve zulümle mücadelenin hep defterlerinde olageldiğini söyledi.

9’uncu Cumhurbaşkanı Demirel, konuşmasının sonunda Türkiye’nin bugünkü ve gelecekteki idarecilerine seslendi. “Yola devam” diyen Demirel, Türkiye’nin kalkınmasının ancak demokrasi içinde gerçekleşirse anlamlı olacağını söyledi. Aksi takdirde bir değeri olmayacağını söyleyen Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“BİRLİK VE BERABERLİK ZEDELENMEMELİ”

“Demokrasi sayesinde yapacaksınız. Demokrasi sayesinde eksik kalan hizmetler tamamlanır, yenileri yapılır. Bütün bu hizmetler yapılırken dikkat ettiğimiz şey demokrasi ve Türkiye’nin birliği ve beraberliğinin zedelenmemesidir. Kardeşliğin korunması, kalkınma ancak demokrasi sayesinde olabilir. Hep beraber geleceğin iyi günlerine katkıda bulunalım. Türkiye’nin önünde sıkıntılar vardır. Ama Türkiye’nin önü parlaktır. Hiçbir şekilde kötümserliğe kapılmayalım ve ülkemizin parlak geleceği için aydınlık yollarda yürümeye devam edelim.”

“MÜZENİN TEK SAHİBİ MİLLETTİR”

Ev sahibi sıfatıyla törenin ilk konuşmacısı Demirel Vakfı Başkanı Şevket Demirel, protokolü tek tek selamlarken ağabeyine, “9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel” dedi, sonrasında “Pardon” diye düzelterek “Ağam” diye seslendi.

CHP ve MHP’nin genel başkan düzeyinde temsil edildiği açılışta bugün siyasi liderlerin elinde kılıç değil ’dostluk kırbacı’ bulunduğunu belirten Şevket Demirel, “Bugün bu kılıçlar dostluğa dönecektir. Şunu iyi bilin ki bu bir miting değildir. Parti mitingi, kongresi yapmıyoruz. Yaptığımız Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin açılışıdır ve buna her gönüllü iştirak etmektedir. Tamamen politik amaçtan uzak olan bir toplantı” diye konuştu.

Hiçbir siyasi amacı olmayan bu açılışın ülke tarihinde belki bir ilk olacağını belirten Şevket Demirel, “Süleyman Demirel’i karşınızda gördüğünüz İslamköy’den alıp, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Çankaya’ya kadar yükselten demokrasidir” diye konuştu. Müzenin milletin malı olduğunu ve tek sahibinin de Türk milleti olduğunu kaydeden Şevket Demirel, şöyle konuştu:

“Müze 6 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere 17 bin metrekare alana oturtulmuştur. Külliye olarak 1 milyon metrekaredir. Arkada gördüğünüz Çalça Tepe, 20 senede Şevket Demirel tarafından ağaçlandırılarak bir orman haline getirilmiştir. Bu tepede resmi olarak kabul edilen bir anıt mezar arazisi, Milli Emlak’tan tasdik edilip, imar planına işlenmiştir. Müze yapılırken müze alanına dahil edilen hiçbir köy evi yıkılmamış, restore edilerek muhafaza edilmiştir. 10 ev müzeye katılmıştır. Sahiplerine de yeni evler verilmiştir.”

Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy’de gerçekleşen açılışı, müze ve külliyenin karşısında açık bir alanda yapıldı. Meteorolojinin yağmur uyarısı nedeniyle açılış için alana büyük bir çadır kuruldu. Fakat çadır, töreni izlemek isteyenlere yetmedi. Yüzlerce kişi ayakta kaldı, girişlerden töreni izlemeye çalıştı.

Açılışa CHP Muğla Milletvekili, sanatçı Tolga Çandar ise türküleriyle katıldı. Çandar, “Bu ülke için kişisel çıkarlarını düşünmeden bu ülke için çok şey yapmış kişilere Ege’de ’Efe’ diyoruz. Bir dediği iki dediğini tutmayan, bir yerde başka öteki yerde başka konuşanlara ’efe’ demiyoruz. Sevgili Efe’m, sizi saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.

Açılışta mini bir konser veren keman sanatçısı Canan Anderson ise sahneye çıkmadan önce kendisine Süleyman Demirel’in Türkçesi ’Seni seviyorum’ demek olan Fransızca Lara Fabian’ın ’Je T’aime’ parçasını çok sevdiğini söylediklerini belirterek şarkıyı onun için çaldı.

Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin açılış töreninin kapanışı da izdihama sahne oldu. Süleyman Demirel ve kardeşi Şevket Demirel’in açılış kurdelesini platformdan birlikte keserken yoğun ilgi nedeniyle platform için ’çökme tehlikesi’ uyarısı yapıldı. Platformda Ankara Kulübü ve Demokrat Parti’nin şapka hediyelerini de kabul eden Süleyman Demirel’i sahnede kutlayan ilk isim ise MHP Genel Başkanı Bahçeli oldu.

Sanatçı İbrahim Tatlıses ve Ergenekon davasının sanığı İstek Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan törene çelenk gönderdi. 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev açılışa kutlama mesajı gönderdi.(ajanslar)

 

 


İlgili yazılar

Nobel ödüllü Sancar: Arap Kürt değil Türk’üm

Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Aziz Sancar, “Ben bu ödülü memleketime ve Cumhuriyet devrinin başlattığı eğitime borçluyum” dedi.

Fırat: PKK’yı Tayyip meşrulaştırdı

Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, Cumhurbaşkanı’na hitaben yazdığı açık mektubun altındaki imzada HDP Mersin Milletvekili yazıyordu. Oysa Erdoğan ile Fırat’ın arasındaki

Gıdaların Uzatılmış Raf Ömrü

Gıdaların raf ömründe artış teknolojideki gelişmeler ile ilişkilendirilmelidir. Mutlaka koruyucu kimyasallar kullanılması zorunlu değil.

Bir Cevap Yazın