DİSK Genel Başkanı Beko açıkladı

DİSK Genel Başkanı Beko açıkladı

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in “Sendikacılık Taksim değildir” sözlerini hatırlatarak, “Ancak unutulmamalı ki, hukuk dışı, akıl dışı, vicdansız, insanlık dışı baskılara biat ederek emek mücadelesi yürütülseydi, bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bile olmazdı. Yani bugün böylesi bir bakanlık varsa 1 Mayısları yaratanlar sayesindedir” dedi.

DİSK Başkanı Beko, Çalışma Bakanlığı’nın düzenlediği 7. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nda yaptığı konuşmada, 1 Mayısta Taksim’de yaşananlara değinerek, “Tüm dünya bu 1 Mayıs’ta hukuku, adaleti, tarihi, vicdanı ayaklar altına alan bir devlet terörüne tanıklık etti. İstanbul’da belli bölgelerde adeta sokağa çıkma yasağı uygulandı” dedi.
Bakan Faruk Çelik’in “Sendikacılık Taksim değildir” sözlerini anımsatan Beko, “Ancak unutulmamalı ki, hukuk dışı, akıl dışı, vicdansız, insanlık dışı baskılara biat ederek emek mücadelesi yürütülseydi, bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bile olmazdı. Unutmayalım ki çalışma yaşamının belirli standartlara kavuşması için devletin sorumlu olması, emek hareketinin bağımsız mücadelesi ile sağlanmıştır. Yani bugün böylesi bir bakanlık varsa 1 Mayısları yaratanlar sayesindedir” ifadelerini kulandı. Son yayınlanan SGK’nın “iş kazaları” istatistiklerine değinen Beko şunları kaydetti:
“SGK istatistiklerinde 2012 yılı için kayıtlı iş kazası sayısı 75 bin. Hemen hemen aynı dönemleri kapsayan TÜİK’in verilerine göre ise bu rakam 706 bin. Yani iş kazalarının yaklaşık yüzde 90’ı kayıt dışı. Yine SGK verilerine meslek hastalıklarının sayısı toplamda 395 iken, TÜİK verilerine göre işe bağlı sağlık problemi yaşayanların sayısı 895 bin kişi. Yani bu alanda da yüzde 99 kayıt dışı.O zaman sizin verilerinizi nasıl esas alacağız? Bakanlık önce bu sorunu çözmelidir. Eğer bir başarı öyküsü yazacaksa bu veri sorununu çözdükten sonra yazmalıdır.SGK verilerinin temsil kabiliyeti son derece sınırlıdır. SGK 2012 yılı verilerine göre iş cinayetlerine verdiğimiz can sayısı 744 ile sınırlı görülüyor. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi ise bu sayıyı en az bin 235 olarak belirlemiş durumda. Ben de burada bir veri vereyim: 2002-2005 yıllarında ortalama kayıtlı iş cinayeti sayısı 898 iken 2006-2012 yıllarında bu sayı 3’te 1 oranında artarak bin 223’e ulaşmış. Yani her üç iş cinayetine bir yenisi eklenmiş. Başarı diye sunduğunuz bu mudur?”

-“TÜRKİYE’DE İŞÇİLER 12 SAAT FAZLA ÇALIŞMAKTA”-

Beko, çalışanların yüzde 80’i fiziksel sağlığını, yüzde 9’unun ruhsal sağlığını olumsuz etkileyecek etmenlerle birlikte çalışmak durumunda olduğunu vurguladı. İşçi sağlığının en önemli unsurlarından birinin çalışma süreleri olduğunu vurgulayan Beko, “Dünya genelinde çalışma süreleri azaltılması genellikle işçi sağlığı ile ilgili nedenlere bağlanmıştır. Ücretli izin hakkı konusunda dünyada bu hakkın en kısıtlı olduğu ülkelerden biriyiz. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yasal haftalık çalışma süresi, en fazla 40 saat düzeyindedir. Türkiye’de bir işçi AB ülkelerindeki bir işçiden haftada ortalama 12 saat fazla çalışmaktadır. TÜİK verilerine göre 50 saat ve üzerinde haftalık çalışma süresine sahip olanlar iş başındaki çalışanların yüzde 40’ını oluşturmaktadır. Her dört kişiden biri haftalık 60 saatin üzerinde çalışmaktadır. Çalışmak haricinde bir şey yapma imkanı olmadan 72 saatin üzerinde çalışanların sayısı 1 milyon 611 bini bulmaktadır” dedi.

-“TAŞERON İŞÇİ SAYISI YÜKSELDİ”-

Taşeron konusuna da değinen Beko, taşeron sisteminin yasaların kör noktası haline geldiğini belirtti. Beko, Türkiye’de resmi rakamlara göre kayıtlı taşeron işçi sayısının 2002-2011 yılları arasında 387 binden 1 milyon 687 bine yükseldiğini ifade etti.
Bu süreci tersine çevirmenin mümkün olduğunu belirten Beko yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
“Birincisi, sendikal özgürlüklerinin alanın geliştirilmesi ve toplusözleşme sisteminin yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Sendikalar ise bu alanı temel örgütlenme ve mücadele alanlarından biri olarak ele almak durumundadır.
İkincisi, taşeron ve güvencesiz üretim sisteminin tamamen yasaklanması ve/veya ciddi denetim ve sınırlama getirilmesi için yine samimi/etkin bir mücadele çabasının ortaya konulması gerekmektedir.
Üçüncüsü, sağlık, güvenlik ve çevreyle ilgili özerk-demokratik bir kurumsal yapının oluşturulması gerekmektedir. Böylesi bir yapının, sendikalar, meslek odaları ve birlikleri ve üniversiteler ile oluşturulması için ısrarcı bir çabanın gösterilmesi gerekmektedir.”


İlgili yazılar

Evren’in durumu kritik!

12 Eylül Darbesinin lideri Kenan Evren’in durumu ağırlaştı. Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tedavi gören 98 yaşındaki emekli orgeneral

Sıhhıye Meydanı’nda binlerce kişi ölenleri andı

Ankara’da dünkü patlamada ölenlerin anısıra AR önüne karanfil bırakmak isteyenler polis engeliyle karşılaştı.Yaşanan gerginlikte dağılmak istemeyen gruba polis biber gazıyla

Halaçoğlu: Bunun vebalini er geç çekeceksiniz

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu TBMM genel kurulda görüşülmeye devam eden, ‘iç güvenlik paketi’ ile ilgili yaptığı konuşmada hükümeti eleştiri

Bir Cevap Yazın