Gülen cemaatinin iç yüzü

Gülen cemaatinin iç yüzü

Adınlık gazetesi Fethullah Gülen’e ilişkin soruşturma dosyasını yayınlamaya devam ediyor. Gazete bugün yıllarca Gülen’İn yakınında olan, soruşturma açıldıktan sonra tanık olarak ifade veren Latif Erdoğan’ın ifadesinin devamını yayınladı.  Can Özçelik’İn haberine göre Fethullah Gülen soruşturmasında tanık olarak ifade veren Latif Erdoğan, cemaatin bundan sonraki hamlesini açıkladı. Erdoğan, asker içindeki yapılanmanın harekete geçebileceğini söyledi. Gülen’in kişiliği ile ilgili bir ayrıntıyı dile getiren Erdoğan, Gülen’in kendisini mesih ilan edenleri desteklediğini anlattı

40 YILDIR ÇALIŞMA YAPIYORLAR

İfade kapsamında Latif Erdoğan’a, Fethullah Gülen’İn Cemaat’in eylemlerinde dahlinin olup olmadığı ve Cemaatinin bundan sonraki hamlesiyle ilgili de yöneltilen soruya Erdoğan şu yanıtı verdi: “Fethullah Gülen’in yapmış olduğu açıklamalardan konuyu sahiplendiği belli olmuştur. Zaten onun bilgisi dışında bu gelişmelerin olması mümkün değil.
Bir sonraki süreçte şu ana kadar Fethullah Gülen tarafından devreye henüz sokulmayan güç Askeriye içerisindeki yapılanmadır. Bu yapılanma küçümsenecek bir yapılanma değildir. 40 yıldır asker içinde çok ciddi çalışmalar yapıldığını biliyorum. O dönem öğrenci evlerinden yetişerek Askeri kurumlara subay-astsubay-uzmançavuş-sivil memur statüsünde yerleştirilen şahıslar şu an kurum içerisinde belirli bir mertebeye ulaşmışlardır. Benim askeri unsurlar içinde ismen bildiğim bir kişi yoktur. Bilmem de mümkün değildir. Çünkü yapı içerisinde bu tür kurumlarda görevlendirilen şahısların isimleri çok gizli tutulur ve bu şahısları sadece kurumun sorumlusu bilir.”

ASKERİ OKUL İSTEYENLERİN MASRAFLARINI KARŞILIYORLAR

Seyfullah Ekmen isimli bir kişinin soruşturma dosyasına giren ifadesinde de cemaatin kendisini askeriyeye yerleştirmeye çalıştığını ancak bunu kabul etmediğini anlatıyor.
Ekmen ifadesinde şunları söyledi:
“Konya’da oturuyordum Bir tanıdığım vasıtası ile İstanbul’a geldim. Bağcılar’da bulunan Birey dershanesine kayıt yaptırdım. Cemaatin evinde kalıyordum. Beni ve arkadaşımı Birey dershanesine kaydettirdiler. Bunun sebebi de askeriyeye gidecek kişilerin deşifre olmamasıdır. Bu nedenle kendi dershanelerine kayıt yaptırmadılar. Bana ‘eğer sende askeri okula gidersen senin dershane masraflarını biz karşılarız harçlık da veririz dediler. Askeri okulu tercih edenlere bol bol harçlık veriyorlardı. Onlara özel ilgi gösteriyorlardı. Ben kabul etmeyince beni askeri okula gidecek öğrencilerin arasından ayırıp başka bir eve gönderdiler.”

‘MESİH İLAN EDENLERİ DESTEKLEDİ’

Fethullah Gülen’in nasıl bir kişiliğe sahip olduğu yönündeki soruya ilginç bir yanıt veren Latif Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
“Adaptasyonu çok güçlü, ikna kabiliyeti samimiyet bakımından etkin, şahsa göre tavrını koyarak onunla konuşan, insanları iyi analiz eden, ikili görüşmeler öncesinde ön bilgi toplayarak hazırlık yapan, bu bilgileri cemaat içinden şahıslarla toplayan bir şahıstır. Mustafa Özcan, Kudret Ünal ve Mehmet Demircan bilgi toplama hususunda kendisine bilgi aktarır.
İtaat ve başarı Fethullah Gülen’in şahıslara güven duymasında en çok önem teşkil eden iki etmendir. Talimatları ne kadar zamanda tamamladığı önemlidir.

‘SİYONİST GÜÇLER KULLANIYOR’

Mehmet Tabanca, Hüseyin Gemici isimli şahışlar 1970 yıllarda hocanın mesih olduğunu yaymışlar ve bu konu ile ilgili kitaplar yayınlamışlardır ancak şuan aktif değildirler.
Kendisi bu tür benzetme ve hitapları hiç bir zaman yalanlamadığı gibi bu tarz yaklaşımları ya da yazılan yazıları destekleyerek yayınlanmasını istemiştir. Hatta Hüseyin Gemici’ye bu konu hakkında ‘ya inanmazlarsa’ şeklinde bir söylemde bulunmuştur.
Fethullah Gülen kendisi ve yapı ile ilgili olumlu yorumlanan bir rüyanın her ortamda söylenmesini isterken aleyhte bir rüya durumunda ise kendisi bizzat buna yalan bir rüya olduğunu dile getiriyor, bu da cemaat tabanında kendine yönelik etkin bir sistem oluşturuyordu.
Geçmişteki misyonu ile şuandaki misyonu arasında belirgin bir şekilde farklılık vardır. Vatikanı idare ettiği gibi İslam alemini de hegomanyası altına almaya çalışan siyonist gücün, bu amacı için Fethullah Gülen ve yapılanmayı kullanarak hareket ettiği apaçık ortadadır.”

15 YIL DİNLETTİ

Fethullah Gülen’in Amerika’ya gitmeden önce Latif Erdoğan’a, “seni 15 ylıdır dinletiyorum” diyerek itirafta bulunduğu da ifade kapsamında ortaya çıktı. İfadesinde kendisine yöneltilen “Hanefi Avcı, Orhan Özdemir, Celal Uzunkaya’yı tanıyor musunuz?” sorusunu yanıtlrken dinlenmesi olayını da Erdoğan şöyle anlattı:
“Yukarıda isimi geçen şahısları tanımıyorum ancak Hanefi Avcı’yı da basından gördüğüm kadar biliyorum. Hanefi Avcı’nın mahkeme safahatında ‘cemaat kendi ağabeylerini de dinletiyordu’ şeklinde sorması üzerine cevaben ‘örneği Latif Erdoğan’dır’ şeklinde beyanda bulunduğundan dolayı kendisi hakkında bilgi sahibi oldum. Bu bağlamda cemaatin istihbarat birimlerini kontrol ettiğini ve istemedikleri şahısları dinledikleri ortaya çıkmıştır. Hatta Fethullah Gülen ile yaptığım bir görüşme esnasında bana ‘seni de 15 yıldır dinletiyorum hakkını helal et’ şeklinde söylemesi üzerine dinlendiğimi öğrendim. Bu konuşma Amerika’ya gitmeden önce olmuştur.”

FETHULLAH’A BAĞLILIK YEMİNİ

Aydınlık’tan Can Özçelik dün de Erdoğan’ın ifadesinin ilk bölümünü yayınlamıştı.
Erdoğan “Cemaat olarak adlandırılan oluşumun kuruluşunda görev alan kişilerin yaptığı bir ant ya da Fethullah Gülen’e bağlılık yemini var mıydı?” sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Evet böyle bir yemin vardır. İlk kez 1986 yılında bana bu yemin ettirilmiştir. Ben hizmet içerisinde bulunduğum yıllarda böyle bir yeminin olduğunu biliyordum ve gizlilik esası olan bir uygulamadır. Bu yemin toplu halde yapılmaz. Bu yemin için çağırılmışsanız belirli bir mertebeye gelmişsiniz demektir. Bana bu yemin metnini okuyan Nurettin Veren’dir. Yüzüme karşı bu metin okunduğunda Fethullah Gülen orada yoktu.
Bu yemin Fethullah Gülen’e bağlılık anlamını taşır. Bende yemin metni yok ama Nurettin Veren’in bir röportajında okuduğu metin doğrudur. Bu yapı içerisinde belirli bir mertebeye gelmemiş iseniz kesinlikle yemin ettirilmezsiniz. Aynı zamanda yapı içerisinde önemli bir göreve gelmek istiyorsanız da bu yemini etmeniz zorunludur.”

‘YAHUDİ AJANLAR GÜLEN’İ SORGULADI’

Latif Erdoğan’a yöneltilen bir diğer soru da Fethullah Gülen cemaatinin dış ülke istihbarat servisleriyle bağlantıları oldu.
“Fethullah Gülen ve kendisine bağlı yapılanmanın CIA-MOSSAD ya da başka ülkelerin servisleri ile irtibatları var mıydı?” sorusuna Latif Erdoğan, “Bu sorunun yanıtını Ali Ünal’ın ‘Bir Portre Denemesi’ isimli kitabında bulabilirsiniz. Çünkü bu kitap bizzat Ali Ünal’a Fethullah Gülen tarafından yazdırılmıştır ve o açıdan bu kitaptaki bilgiler doğrudur.”
“ABD, Fethullah Gülen ile neden temas kurdu? Başka ülkelerde teması oldu mu?” sorusunu da cevaplayan Latif Erdoğan, cemaatin Amerika ile ilişkilerini şu sözlerle anlattı:

‘ABD, GÜLEN’E DEKLARE EDİYORDU’

Amerika’da Ortadoğu ve Türkiye masasında Yahudi görevliler vardır. Fethullah Gülen’in bu masalar tarafından birçok kez sorgulandığını kendisi bana anlatmıştır. Hatta Usame bin Ladin sorusunu bile sorduklarını anlattığını hatırlıyorum. Amerika hangi ülkeyi terör örgütü ilan edecekse Fethullah Gülen’i çağırarak deklare etmesini istiyordu.”

‘KOD İSİM KULLANIYORLAR’

Latif Erdoğan’ın, “Fethullah Gülen cemaati içerisinde kod isim kullanımı var mıdır? Ne amaçla kod isim kullanılır” sorusuna da yanıtı şöyle:
“Yapılanma içerisinde kod isim uygulaması vardır. Özellikle mahremiyet içeren kamu kurumlarında görev alan şahıslar kod isim kullanır ancak bu kod isimlerden sadece Hamidullah Öztürk’ün ‘Talip’ kod adını kullandığını biliyorum. Kod isim kim tarafından verilir bilmiyorum. Ama bağlı olduğu sorumlu şahsa kod isim verilebilir. Benim ise sadece gazetede müstear bir isimle bir dönem yazılarım yayınlanmıştır.”

İŞTE CEMAAT’İN JARGONU

Cemaat içinde kullanılan kavramların da karşılığının yer aldığı “Fethullah Gülen Suç Örgütü” soruşturma dosyasında, “Cemaat içerisinde ‘öğrenci evi, ağabey, imam, hadim’ jargonlarının tam karşılığı olan bir tanımlama var mıdır” diye soruluyor.
Latif Erdoğan sorunun yanıtını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor:
- “Cemaat: Genel manada iman ve Kuran inancını dünya ve Türkiye bazında yaymaya çalışan belli bir statü ve hiyerarşisi olan geniş kitlenin geniş ismidir.
– Hizmet: Hizmette cemaat ile aynı anlamı taşır.
- Öğrenci evi ağabeyi: Bir ev içinde kalan cemaat üyelerinin başlarında sorumlu olan şahıstır.
– Semt ağabeyi: Bir kaç evden sorumlu olan kişiye denilir ancak bu ev sayısı şehirlere göre değişir.
- İlçe İmamı: Kazalara bakan ve onlardan sorumlu olan kişidir.
– İl İmamı: Bağlı olduğu illerde koordinasyonu sağlayan ve onlardan sorumlu olan kişidir. O ilde olan cemaatin bütün faaliyetlerinden haberdar olan kişidir. Eskiden bu yapılanma içinde bulunduğum zamanda il imamları Fethullah Gülen’in katıldığı aylık rutin toplantılarda bulunan sorumlu kişilerdir. Toplantıda alınan kararlar bu şahıslar aracılığıyla görevli olduğu ilde cemaat adına faaliyet yürüten diğer sorumlu kişilere iletilir.
– Bölge İmamı: Normalde birkaç semtin içinde olduğu bir yapıyı anlatırdı. Ancak bizim dönemimizde Türkiye’nin coğrafi bölge dağılımına göre bölge imamları mevcuttu.
- Müfettiş: İmamlık konumundan alınan yani emekli olabilecek gibi görülen il imamlarının faaliyetlerini denetlemek maksadıyla kısıtlı yetkilerle göstermelik olarak cemaatin illerdeki faaliyetlerini kontrole giden şahıslardır.
– İrşat Ekipleri: Cemaat içerisinde tüm sorumluluk görevlerini yerine getirdikten sonra herhangi bir vazife almadan sadece sohbet-vaaz vermekle görevlendirilen şahıslardır.
- Mütevelli Heyeti: Hizmet bölgesinde mali işlere bakan ve çoğunluğu esnaftan oluşan topluluktur.
– Tayin Heyeti: O dönemde cemaat içinde en üst düzeyde görev yapan şahısların oluşturduğu heyettir.
- Şakirt: Bediüzzaman dönemine ait bir tabirdir. Talebe anlamına gelir. Hizmette kullanılmaz.
– Hadim: Hizmetçi anlamına gelir ancak cemaat yapılanması içinde imam anlamında kullanılmıştır. Şu anda kullanılmamaktadır.
- Ağabey: Hizmette öncülüğü olan kişi anlamındadır.
– Abla: Bayanlarda ağabeyin yaptığı görevi üstlenen kişidir.
- Kardeş: Müslümanlarda umumi bir kavramdır. Geleneksel olarak yapı içinde kullanılmaktadır.”


İlgili yazılar

Akşener: İnsanlar Erdoğan’dan Tedirgin!

Meral Akşener, “İçişleri Bakanlığı”, TBMM Başkanvekilliği, MHP milletvekilliği sıfatlarını arkasında bırakıp, MHP’den ihraç edildikten sonra “partisiz, unvansız” olarak bu kez

CHP’li Tanal Özel hakkında suç duyurusunda bulundu

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal vatan toprağı olan Süleyman Şah Türbesi’nin ve Saygı Karakolu’nun terkedilmesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan

Sedat Şahin’in kardeşi öldürüldü

Yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Sedat Şahin’in kardeşi Vedat Şahin, Nişantaşı’ndaki evinden çıktıktan kısa süre sonra, bir otomobilden uzun namlulu silahlarla

Bir Cevap Yazın