Hükümet AB Gemisini Karaya Oturttu!

Hükümet AB Gemisini Karaya Oturttu!

AB yolculuğunda hukukun üstünlüğüne dayalı demokratikleşmesini gerçekleştiremeyen Türkiye denetime alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 18 Aralık 2004 yılında Ankara’da Kızılay Meydanı’nda “Aydınlık yarınların çağdaş Türkiye’si için çıktığımız yolda hamdolsun, dün müzakere süreciyle ilgili tarihi 3 Ekim olarak almış bulunuyoruz. Hayırlı olsun” demesinden 13 yıl sonra yine başa döndük.

AKPM’nin Strazburg’da yapılan 2017 Bahar Dönemi Genel Kurulu’nda “Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi” konulu rapor görüşülerek, raporun ekindeki karar tasarısı için oylama yapıldı. Türkiye’nin denetim sürecine alınması 45 aleyhte 113 lehte, 12 çekimser oyla kabul edildi.

Rapora dair AKPM Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Adana Milletvekili Talip Küçükcan’ın kaleme aldığı itiraz bildirisinde ise raporun ve karar tasarısının hatalarla dolu olduğu, Türkiye’ye karşı ayrımcı bir yaklaşımın sergilendiği ve tasarının kabulü halinde AKPM’nin Türk kamuoyu nazarında değerini kaybedeceği vurgulandı.
AKPM’nin Türkiye’nin teröre karşı mücadelesinde yanında olması gerektiğini kaydeden Küçükcan, ülke olarak FETÖ, PKK ve DEAŞ başta olmak üzere sayısız terör örgütüyle mücadele edildiğini ve getirilen uygulamaların bu tehditlere karşı olduğunu belirtti.
Karar tasarısına yapılan en son eklerde ise, Türkiye’nin idam cezasının yeniden kabul edilmesinin Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliği ile bağdaşmadığı bildirilerek, Yüksek Seçim Kurulu’nun cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi halkoylaması ile ilgili bütün itirazları tam anlamıyla incemesi talep edildi.
Diğer taraftan kararda Türk delegasyonu ve bazı diğer yabancı milletvekilleri tarafından desteklenen, Türkiye’de yapılacak olası düzenlemeler göz önünde bulundurularak, denetim sürecinin başlatılması konusundaki değerlendirmenin AKPM’nin 2018 Bahar Dönemi’ne bırakılması talebi reddedildi.
Raporun görüşülmesinden sonra oylanarak kabul edilen karar tasarısında, Türkiye’ye çeşitli tavsiyelerde bulunuldu ve AKPM ile Türkiye arasındaki iş birliğinin devam etmesi için bu tavsiyelerin yerine getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Kararda, olağanüstü halin mümkün olan en kısa zamanda kaldırılması istendi.
AKPM Türk Heyeti Başkanı ve Adana Milletvekili Talip Küçükcan oturumda yaptığı konuşmada, “TürkiyeAvrupa’nın bir parçası ve bir parçası olmaya devam edecektir.” dedi.

Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinden bu yana 750 vatandaşın demokrasiyi savunurken öldürüldüğünü, 900’den fazla güvenlik gücünün yine Türkiye’nin ve Avrupa’nın güvenliğini sağlamaya çalışırken öldüğünü belirten Küçükcan, şöyle devam etti:

“Eğer DEAŞ veya bir başka terör örgütü sizin şehirlerinize saldırsa, sizin kasabalarınıza saldırsa, çocuklarınızı, eşlerinizi öldürse, siz de çeşitli önlemler alırdınız. Eğer onlar sizin parlamentonuza Türkiye’de olduğu gibi saldırsa siz de çok güçlü önlemler alarak güvenliği sağlamaya çalışırdınız. Bizim Türkiye’de yaptığımız ve yapmaya devam edeceğimiz şey de bu.”

Bunları yaparken hukukun çerçevesinde hareket edeceklerini vurgulayan Küçükcan, “Türkiye Avrupa Konseyi ile bir arada çalışmaktadır ve yapıcı bir diyalog ortamı oluşturabilirsek başarılı olabiliriz.” dedi.

AKPM ve Avrupa Konseyi’nin Türkiye üzerindeki etkisi görünmek isteniyorsa yapıcı adımlar atılması gerektiğine işaret eden Küçükcan, “Türkiye için denetim sürecinin tekrar açılması bu yönde bir adım olmayacaktır. Bu ilişkilere zarar verecek bir adım olacaktır.” diye konuştu.
Küçükcan, denetim sürecinin tekrar başlatılmasının Avrupa Konseyi için olgunlaşmamış ve zamanından önce atılmış bir adım olacağını kaydetti.

AKP Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, raporun birçok yanlı fikri bir araya getirdiğini belirterek, raporda gerçek tespit ve değerlendirmeye lüzum görülmediğini kaydetti.

Milletvekillerinin salıverilmesinin talep edilmesinin AİHM kararlarıyla uyuşmadığına dikkati çeken Dişli, kamu ve yargıda işten çıkarmaların geçmişe yönelik cezalandırma olduğu anlayışının yanlış olduğunu, AİHM kararlarında ve Venedik Komisyonu kararlarında kamu otoritesinin arındırma hakkı olduğunun belirtildiğini vurguladı.
Güneydoğudaki terör eylemleri sırasındaki, “insan hakları ihlalleri iddialarının mesnetsiz” olduğunu da belirten Dişli, alınan tüm önlemlerin hukuk devleti ilkeleri ve uluslararası yükümlülüklerle uyumlu olduğunu söyledi.

Türkiye kurucuydu!
Türkiye’nin 1949 yılında kurucu üye olarak dahil olduğu AKPM’de 1990’lı yıllarda oluşturulan “denetim süreci” üye ülkelerde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) temel değerlerini tesis etmeyi amaçlıyor ve uygulanmasını denetliyor. 1996’da bu sürece dahil edilen Türkiye, yapılan yapısal değişiklikler ve düzenlemeler sonrası 2004’te süreçten çıkarılarak “denetim sonrası izleme sürecine” dahil edilmişti.


İlgili yazılar

ERDOĞAN İÇİN MALUM VE MUTLAK SON GÖRÜLDÜ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın “siyasetin yüz karası” olduğunu belirterek “17 Aralık 2013 günü erken saatlerde başlatılan ‘büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun’ hemen akabinde Başbakan’ın kanun kaçağı oğluyla telefon üzerinden yaptığı konuşmalar akıllara durgunluk vermiştir. Başbakan Erdoğan için malum ve mutlak son görünmüştür” dedi.

Aydın: Ülküdaşlık Kimliğimize Zarar Veriyorsunuz

MHP yönetiminin muhalefeti destekleyen örgütleri kapatmasına Genel Başkan adaylarından Koray Aydın isyan etti. “Bugün de binbir emekle kurup bugünlere getirdiğimiz

Bakan aldığı cevap karşısında şaşırdı!

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu saglık kurumu işletmeciliği okuyan ancak bakanlığın atamadığı özel sektör çalışanına medya önünde iş teklif etti. Medyatik

Bir Cevap Yazın