Koç: MİT sizi dinledim diye belge mi bırakacaktı?

Koç: MİT sizi dinledim diye belge mi bırakacaktı?

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Prof.Dr. Haluk Koç Habertürk Televizyonu’nun “Gündem Siyaset” programına katılarak yapımcı Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı.

Veyis ATEŞ- Kısa bir aranın ardından tekrar huzurlarınızdayız Habertürk televizyonu ve Habertürk radyoda gündem siyasetle. Başkent Ankara’dayız, gazeteciler cemiyeti binası bize ev sahipliği yapıyor ve burada da ülkenin geleceğini ilgilendiren kararlara imza atan partilerin çok önemli, çok kıymetli isimlerini ağırlıyoruz ve hem sizlerden gelen, hem aklımıza gelen soruları yöneltiyoruz kendilerine. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç şimdiki konuğum. Hoşgeldiniz efendim.

Haluk KOÇ- Hoş bulduk Veyis bey.

Veyis ATEŞ- Yine diğer konuklarıma olduğu gibi her aklımıza geleni sorabiliriz sanırım mahsuru yoktur.

Haluk KOÇ- Eyvallah, biz açığız, hazırız. Hiçbir programa şu sorular sorulacak ön pazarlığıyla katılmadık onu ifade edeyim.

Veyis ATEŞ- Çok teşekkürler. Şimdi Dersim meselesi hep gündemimizde ama malumaliniz Sayın Davutoğlu’nun neden gitmiyorsunuz sorusuna Sayın Bahçeli’nin işte gidiyorum cevabıyla bir kez daha gündemde. Ama şöyle biraz birkaç hafta kadar eskiye gittiğimizde de Cumhuriyet Halk Partisinde asıl Cumhuriyet Halk Partisi Dersim meselesinde özür dilemeli tartışmasıyla başladı. Sayın Sezgin Tanrıkulu’nun özrü parti içerisinde farklı seslerin yükselmesine sebep oldu. Haluk Koç bu konuya ne der?

Haluk KOÇ- Şimdi bir tartışmanın kendini tekrar etmesi Türkiye’deki gündemi ne derece etkiliyor bunu düşünmek lazım. Yani Türkiye’nin can yakıcı sorunları var.

Veyis ATEŞ- Onlara geçeceğim emin olun, sadece bu konudaki kanaatinizi bana…

Haluk KOÇ- Bakın Papa gelmiş, Türkiye’yi ziyaret ediyor. Bilmiyorum günah çıkarttırmaya mı çağırdılar, yoksa bizim inançlarımıza göre tövbe mekanizmaları var dinimizde belirli bir sıkıntı yaşıyorlarsa. %3 maaş artışına mahkum olmuş emekliler var. Bakın, şimdi ben bugün Ankara’nın en dış ilçesi Çamlıdere’den geliyorum. Kahvelerdeki emeklilerin şikayetlerini alarak geliyorum. Türkiye’de korkunç bir israf, müsriflik, bir debdebe arayışı var. Tarımın sorunları var, çalışanların sorunları var. Her gün iş güvenliği olmadığından hayatını kaybeden insanlar var, Soma var, Ermenek var. Bunlar dururken çok profesyonel bir gündem saptırması. Dersim’de hep özetlendi acı olaylar yaşanmıştır. Bugünün şartlarıyla, bugünün demokratik süreçleriyle değil, o günkü dünya ve Türkiye şartları siyasi koşulları çerçevesinde bakılması gereken bir olaydır. Belirtildiği gibi Türkiye Cumhuriyetinin, 15 yıllık Türkiye Cumhuriyetinin genç cumhuriyetin ikinci dünya savaşı öncesinde kendi iç bütünlüğünü koruma refleksleri vardır. Orada devlet otoritesine karşı bir karşı koyuş vardır. Ama bu arada da çok sayıda sivil insan, günahsız insan, yaşlı, genç, çoluk çocuk bu süreçten zarar görmüştür.

Veyis ATEŞ- Bugünden bakalım. Özür dilemeli mi, dilememeli mi Cumhuriyet Halk Partisi?

Haluk KOÇ- Bugünden baktığınız zaman Cumhuriyet Halk Partisiyle nasıl ilişkilendiriliyor ben hayret ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi o zaman tek parti ve bugünkü siyasi akımların tümünün içinde barındığı bir parti. 35’te başlayan süreç o Dersim iskan kanunuyla beraber. 38’de bu olayların zirve yapmasına sebep oluyor biliyorsunuz o acı olaylarında yaşanmasına yol açıyor ve dönemin Başbakanı Celal Bayar, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak. Yani baktığınız zaman çok daha farklı siyasi çizgide olanların dahi hep beraber devleti oluşturdukları bir dönemden bahsediyoruz.

Veyis ATEŞ- Şunu mu anlayalım özür dilenecekse sadece CHP…

Haluk KOÇ- Şu şekilde. Devlet tabi ki kendi iç otoritesini, iç güvenliğini, milli bütünlüğünü sağlamak göreviyle karşı karşıyadır. Ama bunu yaparken çok geniş bir şekilde birçok masum insanın çok acı bir şekilde hayatını kaybetmesi, sürülmesi, yok edilmesi, bunlar tarihimizin acı sayfalarından biridir. Şunu söyleyeceğim Veyis bey…

Veyis ATEŞ- Yanlış mı yapılmıştır yani?

Haluk KOÇ- Şunu söyleyeceğim Veyis bey, tarihin bir döneminde yaşanmış acı tarafları da olan bir olayı sürekli gündeme getirerek hem kendinizi bugünkü siyasette sıkıştıran, can yakan temel başlangıçta söylediğim gibi o temel konulardan gündemi saptırmak amacınız olabilir. Ama tarihten bu şekilde, ortak tarihimizden sürekli husumetler çıkartarak, düşmanlıklar çıkartarak bugün siyaset sahnesinde biraz rahat nefes alabilir miyim birkaç gün şeklindeki bir arayış yanlıştır. Sayın Bahçeli’ye dönük konuşması da yanlıştır, tahrik edici bir konuşmadır biliyorsunuz.

Veyis ATEŞ- Bahçeli’nin gitmesi mi?

Haluk KOÇ- Sayın Bahçeli’ye yaptığı çağrı Başbakanın. Sayın Bahçeli’nin de bugün Tunceli’de yaptığı konuşmanın önemli bir bölümünü onaylamak mümkün değildir. Yani bunlardan çıkmak zorunda Türkiye. Bunlardan neden çıkmak zorunda? Can yakıcı sorunlar var Türkiye’de.

Bakın emekliler bizi bekliyor, emeklilikte yaşa takılanlar sorunları çözüm bekliyor. Köylü sorunları çözüm bekliyor. Taşeron işçiler çözüm bekliyor. Maden altında ekonomi cinayetlerinin işlenmesinin önüne geçilmesini istiyor Türkiye vicdanı. 80, 90 yıl önce ben 54 doğumluyum doğmadan 20 yıl önce olan olaylar bu tarihimizdeki acı sayfalardır. Ama bunlardan bir düşmanlık çıkartarak bugün siyaset üretmek Sayın Davutoğlu’na belki birilerinden öğrendi halef selef meselesi. Ona pek bir şey getirmez çok daha sıkıntı yaratır.

Veyis ATEŞ- Başka bir meseleye gelelim. Çözüm süreci çok eskidi onun için bu kelimeyi kullanmıyorum. Fakat şimdi yeni bir ivme, yeni bir yol haritası var ortada.

Haluk KOÇ- Yeni bir niyet tazeleme yolu var.

Veyis ATEŞ- HDP tarafı diyor ki, yani CHP’de buyursun…

Haluk KOÇ- Öyle mi?

Veyis ATEŞ- Sizden önce Hasip bey buradaydı. Neden diye ona sordum. O da dedi ki yani CHP’liler bize bir şey sormuyor ki ne söyleyelim. Gelsinler birlikte bu işe katkı sunsunlar diyor. 1989’da yine CHP’nin ilk bu meselede Kürt meselesinde bir rapor hazırladığını biliyoruz. Yine Sayın Kılıçdaroğlu’nun zaman zaman bu konuda açıklamalar yaptığını biliyoruz.

Haluk KOÇ- Bir dönem ben sorumlu oldum. 6 ay bölgede ciddi tespitler bulundum.

Veyis ATEŞ- Bu süreçte neden yok CHP?

Haluk KOÇ- Şimdi bakın, bu tez ortaya atıldığında eski Başbakan tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanı bizzat AKP Genel Merkezine giderek bir görüşme yaptı. O görüşmenin hemen ertesi günü aklını fikrini sen kendine sakla tarzında diyebileceğim çıkışları hatırladınız. Yani bu işi bir şeffaflık var mı bu süreçte bugün? Yok. Demokratik bir katılımcılık var mı? Yok. Hukuk devleti kuralları içerisinde meşru zeminde tartışılabilecek bir konu var mı? Yok. Kendileri de biliyorlar bunu. Siz bunu bana soruyorsunuz belki birazdan AKP temsilcisi bir Sayın arkadaş gelecek. Belki bilgisi vardır ama sanmıyorum AKP içinde de çok sınırlı sayıda kişinin bugün Sayın Beşir Atalay’ın bir açıklaması var bu tekrar heyetler gidecek, gelecek benim bilgim yok diyor. İktidar sözcüsü.

Şimdi bakın bir masa, masanın bir ucunda bir terör örgütünün tutuklu olan, ömür boyu tutukluluk cezasıyla çarptırılmış lideri oturuyor. Diğer tarafta biz oturmadık, biz oturduk diyen şudur budur diye büyük bir gürültü çıkarttıktan sonra devleti orada oturtan bir başka güç oturuyor. Masanın üstünde ne konuşuluyor. Şeffaflık yok demin söyledim, demokratik katılımcılık yok. Eşit hukuku paylaşan eşit yurttaşlık talebi yok. Türkiye’nin demokratikleşememe sorunu yok. Türkiye’nin tam tersine iki taraf arasında gizli kapaklı bir pazarlık yürütülüyor. Nedir derseniz…

Veyis ATEŞ- Hayır hayır ikisini de bırakalım siz ne diyorsunuz? CHP ne diyor?

Haluk KOÇ- İşte söyleyeceğimi söylüyorum. Şimdi masanın bir ucundakinin şunu söylediği anlaşılıyor. Kendi statüsünün düzeltilmesine dönük bir takım talepler önde ve ondan sonra hiç kimse saf olmasın. Daha sonra da kendi hayal ettikleri ayrışmaya dönük bir takım süreçlerin kilometre taşlarının döşendiği talepler listesi var. Bu tarafta ne var? Bu tarafta ikili bir görüş var. Perdenin önünde asan kesen, milliyetçilik söylemlerinin en aşırısını dile getiren yeni Cumhurbaşkanı, eski Başbakan. Perdenin arkasında görevlendirdikleri adamlar bir seçim sonrasında önümüzdeki seçimde yerel, genel, cumhurbaşkanlığı hangisi olursa Kürt yurttaşlarımızın bu şekilde bir havuç politikasıyla ne kadar oyunu alabilirim pazarlığında olan yakın dönem kendi siyasi ihtiraslarını, hırslarını, beklentilerini masaya yatıran bir görüş var. Masanın altında da silah var, terör var, mayın var, şantaj var.

Veyis ATEŞ- Tamam burası iyi değil anladığımız kadarıyla.

Haluk KOÇ- Evet. Bizim önerimiz nedir? Kürt sorunu Türkiye’nin temel sorunlarından bir tanesidir. Özünde bir tek bir bölgenin sorunu değil bir Türkiye sorunudur. Yine özünde demokratikleşmeme sancıları yatar. Hedeflediğimiz süreç nedir? BDP, Kürt yurttaşlarımızın oylarıyla parlamentoda temsil ediliyor. Peki bu sürecin içerisinde sadece getir götür işiyle mi meşgulsünüz? Meşru siyasi aktörsünüz. Meşru siyasi aktör olarak meşru zeminde bu sürecin çalıştırılması için, bu sürecin tartışılması için sizde inisiyatif koyun. Hayır biz sadece getir işine bakalım, götür işine bakalım.

Veyis ATEŞ- Tamam HDP eleştirisi bu.

Haluk KOÇ- Peki ne olması lazım? Meşru zeminde meşru siyasi aktörler tarafından tartışılan milletin önünde şeffaf, birlikte yaşama iradesini sarsmadan eşit hukuku paylaşan eşit yurttaşlık noktasındaki eksiklikler. Demokratikleşme noktasında bütün geri kalmış noktalar, inkıtaya uğratılmış noktalar. 12 Eylül karanlık döneminden daha bugüne gelen ve AKP’nin demokratikleşiyoruz, demokratikleşeceğiz şarkıları arasında bir türlü adım atmadığı her nokta %10 seçim barajı başlangıçta olmak üzere. Bütün bunların meşru zeminde tartışılmasından yanayız. Açıklıktan yanayız, şeffaflıktan yanayız ve Kürt yurttaşlarımızın da açık söylüyorum siyasi iradelerinin bir terör örgütünün eline ipotek edilmemesinden yanayız. Çok açık ve net. Hiç kimse çözüme, barışa karşı değil. Tam tersine gizli pazarlıklara karşı ve milletin ne olduğunu bilmeden nereye götürüldüğünü, Türkiye’nin anayasal düzenini siz kendi çıkarlarınıza göre bu masada tartışıyorsanız tabi ki, Cumhuriyet Halk Partisi orada hayır der. Bu Kürt yurttaşlarımızın demokratik taleplerine karşı çıkmak değil, eşit yurttaşlık arayışlarına karşı çıkmak değil. Demokratikleşmeye karşı çıkmak değil, barışa, çözüme karşı çıkmak değil. Tam tersine birlikte yaşama iradesini bu söyledim noktalarda meşru zeminde aramaya dayanıyor.

Veyis ATEŞ- Buradan çıkıyoruz. MİT sizi dinliyor mu?

Haluk KOÇ- Şimdi şöyle; belgesini sunar mısın diyor Sayın Davutoğlu. Bunu Sayın Kılıçdaroğlu’da söyledi. Sen gel bana ziyaretini yap ben sana sunuyum dedi.

Veyis ATEŞ- Var mı belgesi?

Haluk KOÇ- Şimdi bakın, böyle bir süreç, yani Cumhuriyet Halk Partisi iktidar alternatifi olamaz, Cumhuriyet Halk Partisi yönetemez. Ben Cumhuriyet Halk Partisinde kendimi dışarıda bırakarak söylüyorum birçok arkadaşım var ki şuanda AKP içerisinde görev yapanları katbekat kendi uzmanlık alanlarında fersah fersah geçebilecek nitelikte ve özellikle. Her şeyden önce devlet terbiyesi olan çalmamış, çırpmamış, böyle bir kültürden de gelmeyen birçok insan var. Onun için böyle bir algı yaratılıyor. Cumhuriyet Halk Partisinden şu istifa etti eyvah parti bölünüyor, parti zayıfladı, gitti alternatif olamaz. Tam tersine çürüyen, ezilen, eriyen bir AKP var bugün. Son anketlerde de çıkıyor ortaya. Şimdi böyle bir proje yürütüldüğü noktasında ciddi bir duyum var. Bunun belgesi olur mu? Bunun belgesi olabilir mi Veyis bey. Yani MİT hemen parantez içinde söyleyeyim içinde onuruyla, şerefiyle görev yapan, gerçekten milli ekini hak eden bir kuruluşumuzun bünyesinde görev yapan tüm namuslu çalışanları tenzih ederek söylüyorum. Onları ayırarak söylüyorum ama…

Veyis ATEŞ- Bizi dinliyor.

Haluk KOÇ- Tabi ki. Ama bakın iktidar partisinin bir istihbarat organıymış gibi onun talepleri doğrultusunda kendisini bu görevi yerine getirmekle yükümlü sayanda bir grup var.

Veyis ATEŞ- Tamam niçin yapıyor bunu?

Haluk KOÇ- Niçin? Bu bir algı operasyonu. Yani AKP’yi alternatifsiz göstermek, Cumhuriyet Halk Partisini de güçsüz kılmak, vatandaş gözünde hiçbir zaman alternatif olamaz noktasında bir değerlendirmeye tabi tutmak. Bunun ayakları da var bakın…

Veyis ATEŞ- Ama biri devlet kurumu, biri kocaman CHP.

Haluk KOÇ- Biri kocaman CHP ama siz bugün ben nadiren böyle bir programa çıkabiliyorum. Didem hanımın programından sonra 2,5 yıldır sözcüyüm ikinci defa Habertürk ekranında Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü olarak görüşlerimi ifade etme şansına sahibim. Bunu da söyleyeyim. Buradan bir çıkarma yapabilirsiniz. Yani belirli bir medya iklimi olduğunu biliyoruz, kabul ediyoruz, görüyoruz. Yani bu algıyı istediği zaman kendisi nasıl oluşturabileceğini biliyoruz. Birde bu fısıltı gazetesi veya değişik kanallarla bunu topluma yaygınlaştırma gayretini de hesap ettiğinizde bunun iktidar partisi için ne gibi avantajlar sağladığını da görebiliyoruz.

Veyis ATEŞ- Bütün bu süreci MİT yönetiyor diyorsunuz.

Haluk KOÇ- Şimdi bunun belgesi olur mu Veyis bey. Böyle bir kurum içerisinde bir iç genelge Cumhuriyet Halk Partisi’ne demin söylediğimiz konularda bir alternatif olmadığını algılatmak için şunlar şunlar yapılsın. Böyle bir yazılı şey olur mu, böyle bir belge olur mu? Ama Cumhuriyet Halk Partisi sadece CHP değil, MHP’li milletvekillerinin de dinlendiği, fişlendiği, bütün ilişkileri bunlar çarşaf çarşaf bazı günlük gazetelerde yayınlandı, belgeleri de çıktı. Şunu da söyleyeyim, Sayın eski Başbakanın bir konuşması hala kulaklarımızda. Ey Kılıçdaroğlu, senin ben nefes alışını bile takip ettiriyorum sözü açıkta. Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu uyarısı üzerine Başbakanın belge getir, şu bu gibi polemiğe varan yanıtlar vermesi yerine ciddi bir devlet adamı olarak ustasını taklit etmeyerek, ciddi bir devlet adamı olarak her ne kadar atanarak da gelse o görevi gereğince yerine getirmek için bunlar ciddi şikayetlerdir, en yetkili kişi olarak bunun üzerinde duracağım, bunu araştıracağım demesi önemli bir demokratik terbiyedir. Polemik yapılacak bir konu değildir, ciddidir. Ama şunu söyleyeyim keskin sirke küpüne zarar verir. Bu yol mubah yol değildir siyasette.

Veyis ATEŞ- Peki buradan çıkalım.

Haluk KOÇ- Oradan çıkıyoruz, buradan çıkıyoruz ama değişik konulara giriyoruz evet.

Veyis ATEŞ- Biraz şeyleri anlamaya çalışıyoruz. Yalova’daki ağaç kesme meselesine ne diyorsunuz?

Haluk KOÇ- Şimdi bende bugün basın yoluyla şey yaptım. Yalova Belediye Başkanımız yurtdışında bir temas kuramadım ama değerli kardeşim Muharrem İnce’yle de konuştum bugün akşamüstü. O da zaten açıklama yaptı. Bir defa onaylanacak bir durum değil. Yani Cumhuriyet Halk Partili oldu diye bizim onu körü körüne savunmamız sözkonusu değil. Zaten Sayın İnce’de özür diledi. Anlattığı kadarıyla İstanbul, İzmir karayolu üzerinde bir hastane girişine acil ambulans girişinin sürekli 24 saat bir yoğun trafik olan bir bölgede bir üst geçit yapılması için karayollarının belediyeye anladığım kadarıyla talebinin ötesinde baskısı oluyor. Buna eğen bir Yalova Belediyesi var. Sayın İnce çalışma arkadaşları ki birlikte çok gayret gösterdi biliyorsunuz Yalova seçimlerinin kazanılması için. Çok makul olabilecek bir özür diledi. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak savunmamız mümkün değil. Yani doğaya, çevreye saygıyı temel politikası haline getirmiş bir parti için uygun değil. Mutlaka partimizin doğa ve çevreden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sayın Genel Başkanımızda Muharrem beyin bilgileri doğrultusunda da bu konunun üzerinde duracaklardır. Yani Cumhuriyet Halk Partisi yaptı diye bir yanlışlığı savunacak değiliz. Hatadır, başka bir formül bulunabilirdi. Karayolları belki maliyet hesap ederek belki kısa bir köprü bakımından hastaneye ulaşımı sağlama açısından böyle bir çevre yıkımını da programın içine alan bir plan sunmuş olabilir. Ama buna alternatifler üretilebilirdi. Yapılan yanlış ortadadır.

Veyis ATEŞ- Onaylamıyorsunuz?

Haluk KOÇ- Kesinlikle. Sayın İnce’de bunu söylediler zaten. Aynısına katılıyorum.

Veyis ATEŞ- Az önce Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki hareketliliği işte farklı mihraklara da bağladığınız ama bu aynı zamanda CHP’yi dinamik de kılan bir şey. Ne o? Sayın Emine Ülker Tarhan’ın ayrı bir parti kurması, Sayın Süheyl Batum’un yanlış hatırlamıyorsam Sayın Kılıçdaroğlu döneminde ilk kez disipline gönderilen bir isim olması filan. Bütün bunların…

Haluk KOÇ- Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir farkı var Veyis bey.

Veyis ATEŞ- Bir kenara koyalım şöyle, ne olacak, neyden olacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nde ne olacak? Uzun bir meselidir gerçi bu ama Sayın Kılıçdaroğlu’yla birlikte bir ulusalcılar tartışması, bir yeni CHP’liler tartışması ve geldi 2015 seçimleri.

Haluk KOÇ- Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet Halk Partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel ilkeleri, programı vardır. O temel kuruluş felsefesinin üzeri de sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de yerleştirerek bugün yaşadığımız dünyanın gerçekleriyle yüzleşip Mustafa Kemal Atatürk’ün tarif ettiği gibi aklın, bilimin önceliğinde, rehberliğinde çağdaşlaşmanın, ilerlemenin, sosyal devlet gerçeklerinin yolunu, yöntemini arayan bir partidir. Değişik toplumsal kesimleri kucaklama gayreti çok doğaldır bir büyük kitle partisidir. Yani bugün şu inançta olan, şu görüşte olan insanın da aynı ekonomik temel sorunla karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Dün açıklanan rakamlarda açlık sınırı ve geçinme endeksleri biliyorsunuz ortada ve emeklilerimizin %85’i normal geçinme, aylık geçinme endeksinin altında ücret alıyor. Bütün bunlar biraz sokağa çıkınca gözüküyor. Onun için dersim ağaç, bunlarda önemli, elbette önemli. Ama Başbakanı bu sorunlardan, hükümetin bu sorunlardan kolay kaçmasını sağlayan tartışma konuları. Biz ona düşmüyoruz. Halkın temel sorunu neyse onun üzerinde duracak çözüm önerilerini getirmek istiyoruz.

CHP’ye bir şey olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi her seçim dönemi sonuna yaklaştığında parlamento o dönem eskidiğinde bu tür arayışlar olabilir. Bunları sizde biliyorsunuz, daha önceki parlamento dönemlerinde de gördük. Yakın siyasi tarihimize baktığımızda bu tür arayışlar olabilir. Ama şöyle bir parti disiplini parti içi demokrasiyle yan yana yürümelidir. O da şu; benim görüşüm bu, bütün parti bu görüşte olacak. O değil. Senin görüşün bu saygı duyuyorum. Bunu meşru zeminde, meşru zamanda ifade edersiniz tartışırız. Benimde var, bende karşı çıkışlarımı yaptım. Ama parti bir yol tutturup bunu bir ortak mekanizmayla harekete geçirdiğinde benim görüşüm bu ama partinin politikası da bu. Onun hep beraber peşine düşecek bir disiplini de göstermek zorundayız.

Veyis ATEŞ- Cumhuriyet Halk Partisi binasında bir mescit gerekli miydi? Geç mi kalındı?

Haluk KOÇ- Şimdi şöyle söyleyeyim. Bakın, inanç konusunda isteyenler istediği şekilde her yerde ibadetlerini yapabilirler. Yani şekilcilikten hepimizin uzaklaşması gerekiyor. Böyle bazen hayret ediyorum kamera eşliğinde önceden basına haber vererek vakit namazları demeyim de Cuma namazlarına giden siyasetçileri çok gördü bu ülke. Yani bunlar özel olaylardır. Kişiyle kendi inancı çerçevesinde yaradan arasındaki ilişkidir.

Veyis ATEŞ- Buradan ne anlayalım?

Haluk KOÇ- Bugüne yansıtma yapmaya çalışıyorum.

Veyis ATEŞ- CHP binası için soruyorum.

Haluk KOÇ- Şimdi bakın, bende genele çeviriyorum bunu. Genele çeviriyorum. Bunlar özel alanlardır. Kişinin inancını ne şekilde yerine getireceğine veya getirmeyeceğine kendisi karar verir. Herkes bu işte özgürdür. Hiç kimsenin kamerası, özel merakı, özel buralardan bir şey çıkarma gayreti bu konulara yoğunlaşmamalıdır. Bunu ifade ediyorum. Ama Türkiye’de bu siyasette kullanılabilir bir akçedir. Ama bunu kullananlar en büyük kötülüğü kendilerine de yapıyorlar. Ben bu çeşit haber vererek, göstererek ve çıkışta da mutlaka basına açıklama yapıp bu ibadeti yerine getirdiğini hatırlatarak bu süreci çalıştıranlara ve yaşatanlara birazda münafık gözüyle bakıyorum.

Veyis ATEŞ- Çok teşekkürler Sayın Haluk Koç konuğum olduğunuz için.

Haluk KOÇ- Ben teşekkür ederim, sağolun.

Veyis ATEŞ- Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç’a açık açık sordum, açık açık cevapladı. Hiç şüphesiz değerlendirme, kanaat sizlerin.


İlgili yazılar

YARSAV HSYK adaylarını açıkladı ve destek istedi

YARSAV ve Yargıçlar Sendikası Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerinde yarışacak adaylarının özgeçmişlerini yayımladı. “Ne hükümete bağı ne de

Ülkü Ocağında Yıldırım Posteri

Başkanlık sistemini gündeme getirip halk oylamasında da  “Evet” diyeceğini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile teşkilat arasındaki ayrışma sürüyor. Taban

BBC, o vekilin kimliğini açıklamadı AKP karıştı

BBC’nin kimliğini açıklamadığı bir AKP milletvekilinin partiyi eleştiren demecine yer veren haberi Ankara’yı karıştırdı. AKP Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik

Bir Cevap Yazın