Öz’den topyekün savaş ilanı

Öz’den topyekün savaş ilanı

Başbakan dahil  hükumetin her fırsatta hedef tahtasına oturttuğu cemaatiçi savcı  Zekeriya Öz, isim vermediği bazı devlet ve yürütme erki hakkında suç duyurusunda bulundu. Öz’ün vermediği isimlerin, Erdoğan, Atalay, Bozdağ ve Ala olduğu öğrenildi.

Öz öğle saatlerinde adliyeye oğlu ve avukatı İsmail Yanar ile birlikte geldi.

“ALÇAKÇA İDDİALARA KARŞI BURADAYIZ”

Adliye çıkışında açıklama yapan Savcı Öz, “Değişik yerlerde değişik iddialar dile getiriliyor. Bunlarla alakalı olarak geçmişte yaptığımız soruşturmaların tamamı hukuka uygundur. Hukuka aykırı hiçbir işlem yapmadık. Kaçtı, göçtü, gidiyor tarzında iddialar var alçakça.. Bu iddialara karşı buradayız. Her zaman da burada olacağız. Bu memleket için bu devlet için her zaman en iyisini yapmaya gayret ediyoruz bundan sonra da şüpheniz olmasın” dedi.

“Hakkımızdaki iddiaları atanlara karşı da ileride tarafımıza yapılan hukuk dışı baskılar ve bunlarla alakalı gayri resmi taleplerle alakalı da gerektiğinde ilgili mercilere bilgi ve belgelerimizi ibraz edeceğiz” diyen Zekeriya Öz, “Bu konuda hiç şüpheniz olmasın Hakim ve savcılarla alakalı söylenen uyduruk sözler vardır bunların hukuki bir alt yapısı yoktur. Hakim ve savcılarla ilgili soruşturmaların nasıl yapılacağı bellidir. Ama hukuk dışına çıkıp bu kanunları ihlal etmeye cesaret edenler olursa biz gene buradayız. Ben gene kaçmıyorum. Kahraman polisler kaçmadığı gibi polislerinde bugüne kadar yapılan soruşturmalarda hukuk dışı işlemlere maruz kaldığını hepimiz gördük. Yapılan işlemlerin CMK’da ve TCK’da hiçbir karşılığı yoktur. Görevleriyle alakalı yaptıkları suçlarda artı tutuklama kapsamında görülecek suçlar bile değil. Ama bunlar nasıl yapılıyorsa yapıldı. Yasaya aykırılıklar var. Biz hakkımızda sağda solda konuşan, medyada ve meydanlarda konuşan devlet ve yürütme erkiyle alakalı suç duyurusunda bulunduk. Bunla alakalı delilleri de ibraz ettim. Kimsenin suç işlenme özgürlüğü yoktur. Kimse hakim ve savcıları baskı altına alamaz” diye konuştu.

“BAŞBAKANA ÖLÜM TWİTİ KONUSU”

“Başbakan’a ölümle ilgili tweetleri siz mi attınız” sorusuna ise Zekeriya Öz, “Öyle bir tweet atılmadı. Varsa öyle bir tweet göstersinler” dedi ve soruları kabul etmeyeceğini söyledi.

Kimler hakkında suç duyurusunda bulunduğu yönündeki soruları yanıtsız bırakan Öz’ün yaptığı suç duyurusu, 2014 / 106316 soruşturma numarası ile Ulusal Yargı Ağı’na (UYAP) kaydedildi.

UYAP kaydına göre, Zekeriya Öz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında “Görevi kötüye kullanmak” suçundan suç duyurusunda bulundu.
7 MADDELİK YAZILI AÇIKLAMA

Öz açıklamasının ardından yazılı olarak 7 maddeden oluşan bir yazılı açıklamayı da avukatı aracılığı ile basın mensuplarına dağıttı. Öz’ün açıklamasından: “7 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarından sonra yürütme organının üyelerinin söylemleri ve eylemleri ile aynı doğrultuda hareket eden ve bu bağlamda yolsuzlukların soruşturulmasının önüne geçilmesi ve kapatılması için cansiperane bir gayret içinde olan yazılı ve görsel medyanın bir kısmının şahsımı doğrudan hedef alan ve basın özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan saldırıları ile bu saldırılarla aynı merkezden idare edildiği izlenimini verecek şekilde yürütme organının her seviyedeki üyeleri tarafından yolsuzluk operasyonunda görev alan emniyet görevlilerine yönelik yapılan ve benzersiz hukuk katliamı olarak tarihte şimdiden yerini alan 22 Temmuz operasyonundan önce medyada operasyon yapılacağına yönelik yargı bağımsızlığını ayaklar altına alacak ve yargının tamamen yürütmenin emrinde hareket ettiği kanaatini doğrudan açıklamaları ve emniyet görevlilerine yönelik yapılan operasyondan sonra hakim ve savcılara yönelik olarak da operasyonun genişleyeceğine yönelik uluslar arası belgeler ile anayasamızın ve 2802 sayılı kanun başta olmak üzere yürürlükte bulunan mevzuatımızdan haberdar olunmadığı açık olan beyazları üzerine adına görev yaptığım milletimin doğru bilgilendirilmesi adına açıklamanın yapılması zorunluluğu doğmuştur.
1-Yakın tarihte kamuoyu tarafından da yakından takip edilen ve ülkemizdeki demokrasinin üzerindeki her türlü vesayetin sona erdirilmesine yaptığı katkılar insaf sahibi herkes tarafından bilinen soruşturmalarda görev almış Cumhuriyet savcıları ile gerek soruşturma aşamasındaki mahkeme kararlarına imza atan gerekse bu dosyaların kovuşturma aşamasında yargılamayı yürüten hakimler, iftira boyutuna ulaşan gerçek dışı iddialar ile belirli kesimlerin hedef haline getirilmektedir.

2- Medya destekli bu saldırıların amacının yolsuzluk soruşturmalarını gündem değiştirerek unutturmak ve işini yasalara uygun biçimde yapmaya
çalışan yargı mensupları aleyhine olumsuz algı oluşturmaktadır.

3- Bu saldırılar ile Anayasamızda yasama ve yargı ile birlikte devletin üç temel erkinden birisi olan yürütme organı tarafından anayasal kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı biçimde yargı erki mensupları üzerinde baskı oluşturulmaktadır.

4- Öncelikle görevimi kanunların verdiği yetkiye ve hukuka uygun olarak yerine getirdiğimi belirtmek isterim. Aynı soruşturma dosyalarında birlikte görev almak ya da aynı adliyede çalışmak vesilesi ile tanıdığım şu anda benimle aynı saldırılara maruz kalan hakim ve savcıların da hukuk dışına çıkmadan görevlerini fedakarca yerine getirme çabası içinde olduklarına yakinen şahidim. Görevimi yerine getirirken yasaların verdiği yetkiler dışında hiçbir yetki kullanmadım ve kimseden emir ve talimat almadım. Hukuk dışı taleplere de her zaman dik durdum.

5- 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda hakim ve savcılar hakkındaki soruşturmaların nasıl yapılacağı ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Buna rağmen yürütme organının bazı mensupları ve algı oluşturmaya çalışan bir kısım medya kuruluşları tarafından hakim ve savcılara yönelik operasyon yapılacağından bahsedilerek bağımsız yargı mensupları korkutulmaya ve sindirilmeye çalışılmaktadır. Bununla birlikte tüm baskılara rağmen yargı mensupların korkmadan çekinmeden hukukun yanında yer alacağına dair inancımı koruduğumu belirtmek istiyorum.

6- Yaşanılan bu süreçte başta yürütme organı mensupları olmak üzere herkesin yargıya olan güvenin korunması için hassasiyet göstermesi gerekmektedir. Yıpratılmış ve baskılarla sindirilmiş bir yargının demokratik bir hukuk devletinde olmaması gerektiği herkesin malumudur.

7- Yürüttüğüm soruşturmalardan dolayı bugüne kadar birçok tehdit aldım. Bu tehditlere aldırmadan ve korkmadan millet adına yürüttüğüm mesleğimi yürütme organının bir kısım üyeleri ile onların eylem ve söylemleri ile aynı doğrultuda yayın yapan medya mensuplarının saldırıları sonrasında korkmadan yürütmeye devam edeceğimin bilinmesini istiyorum. Uluslararası standartlara ulaşmış demokratik bir hukuk devletine biran evvel ulaşılması ve hangi kesimden olursa olsun yaşanan insan hakları ihlallerinin en kısa sürede sona ermesi temennisi ile kamuoyuna saygı ile duyurulur”

Kaynak: Hurriyet


İlgili yazılar

Mustafa Koç kalp krizi geçirdi

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç kalp krizi geçirdi.  Beykoz Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Mustafa Koç’a 40 dakika süren yeniden

En Çok Konut Ve Gıdaya Harcıyoruz

Afyonkarahisar’da konut ve gıdadan sonra en fazla harcama alkol ve sigaraya yapılıyor. Kocatepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, başkanlığındaki 4

AKP’Lİ MİLLETVEKİLLERİ SEÇİM SONUCUNU DEĞERLENDİRİYOR

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart Yerel Seçimleri sonrası milletvekilleri ile Genel Merkezde istişare toplantısı yapıyor.

Bir Cevap Yazın