Tunus’ta Atatürkçüler kazandı

Tunus’ta Atatürkçüler kazandı

Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

Uzun yıllar Fransa’nın sömürgesi olarak yaşayan Tunus halkı 1956 yılında Habib Burgiba sayesinde bağımsızlığına kavuşmuştur. Bağımsızlık sonrası Tunus’un seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olan Habib Burgiba, tüm yaşamında Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yaptıklarını örnek almış, birçok kez Atatürk’e olan hayranlığını dile getirmiş ve Tunus’u Arap dünyasında laik ve çağdaş rejimiyle farklılaştırmış bir devlet adamıdır.

1987 yılına kadar Tunus’u Cumhurbaşkanı olarak yöneten Habib Burgiba bu tarihte, Başbakan olarak atadığı Zeynel Abidin Bin Ali tarafından ileri yaşı öne sürülerek Cumhurbaşkanlığından uzaklaştırılmıştır. Ne yazık ki Zeynel Abidin Bin Ali, Burgiba sonrası bir dikta rejimi oluşturarak ülkeyi yolsuzluklara bulaştırmış, işsizlik, enflasyon gibi sorunları çözememiş ve ifade özgürlüğünü kısıtlamıştır. Bu gibi sorunlar nedeniyle 18 Aralık 2010 da rejimi protesto eden bir gencin kendisini yakması üzerine Arap Baharı‘nın ilk ayaklanması Tunus’ta başlamış ve sonunda Zeynel Abidin Bin Ali yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştır.

Bin Ali’nin yurt dışına kaçması ve dikta rejiminin yıkılması sonrası oluşan demokratik ortamda ülkenin ilk çok partili seçimi 23 Ekim 2011 tarihinde yapıldı. Seçimde başarılı olan parti, Bin Ali döneminde uzun yıllar baskı altında tutulan islamcı muhalefetin oluşturduğu ve kendisine AKP‘yi örnek aldığı söylenen Ennahda Partisi’ydi. Ennahda Partisi Müslüman Kardeşler çizgisindeydi ve 26 Ekim 2014 tarihinde yapılan Tunus Parlamento seçimlerine kadar ülkeyi islami kurallara göre yönetmeye çalıştı. Tunus’un iki laik siyasi lideri bu dönemde yapılan suikastlerle öldürüldü. Bu suikastler üzerine binlerce Tunus’lu büyük protesto gösterileri gerçekleştirdi. Öte yandan Ortadoğu’yu kana bulayan İŞİD adlı terör örgütüne en büyük katılım Ennahda‘nın da desteği ile gene bu dönemde Tunus’tan oldu.
26 Ekim 2014 Pazar günü Tunus’ta bu ortamda yapılan Parlamento seçimini bu sefer laik Nida Tunus Partisi (Tunus’un Sesi Partisi) kazandı.

Bu sonuç uzun bir süredir Orta Doğu’daki İslamcı terör ve ülkelerindeki baskı ortamından bunalan Tunus halkı için büyük bir sevinç ve gelecek günler için umutlu bir gelişme oldu. Zaferi kutlayan Tunus halkı sokaklara Tunus’un Atatürk’ü sayılan Habib Burgiba’nın fotoğrafları ile çıktılar.

Tunus’taki laiklerin bu zaferi Türkiye’de AKP’nin keyfi yönetimi ve baskısından bunalan çağdaş ve laik kesim için de dersler alınması gereken önemli bir gelişmedir. Özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ü kendisine örnek alan bir liderin kurucusu olduğu, daha açık bir ifadeyle Atatürk etkisinin derin olduğu bir ülkede yaşanan bu gelişme Atatürkçü düşüncenin Türkiye dışında da köklü ve güçlü dayanaklarının olduğunun bir göstergesidir.

Mustafa Kemal Atatürk savunduğu ve yaşama geçirdiği bilime dayalı, çağdaş ve özgürlükcü düşüncelerine olan güveni ile bu gelişmeleri yıllar öncesinden görmüş ve bir sohbetinde Falih Rıfkı Atay’a şöyle demişti: “Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint’ten, Mısır’dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur” (x).
Evet, Tunus’da laik Nida Tunus Partisi’nin seçim zaferi Atatürk’ün bu öngörüsünün ne kadar doğru olduğunun en önemli göstergesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri Hint’e, Mısır’a, Tunus’a gitmiştir ve oralarda da kökleşerek, yeşererek verimli sonuçlarını vermeye başlamıştır. O özlü ve kuvvetli fikirlerin Hint’ten, Mısır’dan ve Tunus’tan dönüp dolaşıp ülkemize döneceği ve verimli neticelerle kalpleri dolduracağı günler çok yakındır.

(X) Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, Sel Yayınları, İstanbul, 1955


İlgili yazılar

Yemin metni için muhalefet liderleri ne dedi!

HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın, yemin krizinin ardından milletvekili yemininin değişmesiyle ilgili tartışma sürüyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali

Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlarının sofra kardeşliği!

Önceki cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisine yönelik “dinci, cemaatci” algısını kırmak amacıyla zaman zaman, bilim, kültür ve sanat camiasından isimlerle Çankaya

Fidan yabancı hukuk bürosuyla anlaşma yapmış!

Cumhurbaşkanı ve Başbakanlıktan sürekli haber veren bir türlü bulunamayan twitter efsanesi fuatavni  yine çok çarpıcı iddialar ortaya  attı. Fuatavni Cumhurbaşkanlığı

Bir Cevap Yazın