Türkiye Rusya, Çin ve İran’ın hedefine girer!

Türkiye Rusya, Çin ve İran’ın hedefine girer!

AKP Hükümetinin iç barışı dinamitleyen uygulamaları ve çatışmacı siyaseti Türkiye’yi gererken, dış politika ve siyaseti ise; Türkiye’yi sonu gelmez karanlık dehlizlerde kaybolmaya itmektedir.

Öte yandan, son günlerde IŞİD saldırılarının bölgedeki halklara ve ülkelere inanılmaz zarar vermesi, sınırları ortadan kaldırması, devletleri zayıflatması ve uyguladığı vahşetle halk arasında korku salması, bölgede dengelerin değişmesini, küresel ve bölgesel güçlerin yeniden pozisyon almasını da beraberinde getirdi.

Bölgemizde hızına yetişemediğimiz gelişmelerin yaşanması ve bilgi kirliliği olayları analiz ederken titiz çalışmayı gerektirmektedir. IŞİD’in bölgeyi terörize etmesi ve bu terörü besleyen güçlerin kimler olduğu sorusu, yapılan saldırılarla nelerin manipüle edilmeye, hangi gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığı olguları, bizleri bu sır perdelerini aralamak için araştırmaya itmektedir.

Biz biliyoruz ki; olayları irdelerken doğru veya yanlışı ortaya çıkaracak en önemli evrensel kriter, yaşandığı iddia edilen bir olayın ya da yapıldığı iddia edilen bir eylemin gerçekten olup olmadığı, olmuşsa arkasındaki düzenleyici aklın neler hedeflediğidir.
Biz bugün, daha çok yerel ve uluslararası basın yayın organları, tanıklar ve belgeler üzerinden giderek sonuca ulaşmayı daha sağlıklı buluyoruz.
O halde; son günlerde hızına yetişemediğimiz olayları hep birlikte analiz edelim. Bakalım halktan neler gizlenmeye çalışılmakta ve neler olmaktadır.

1-)Yurt dışı kaynaklara göre; IŞİD’in sadece Irak’ta Eylül 2014’ten bu yana yani yaklaşık 1,5 aylık sürede halkı hedef alan 21 intihar saldırısında 50 ton bomba kullanmış.

Bu açıklama, bu kadar yüklü miktardaki mühimmatın kaynağı neresidir ve IŞİD bunu nasıl temin etmiştir sorusunu akla getirmektedir.
Bölgeyi çok iyi tanıyan ve kaynakları sağlam olan Theirry Meyssan IŞİD’in faaliyetleri hususunda bir TV. kanalına verdiği ropörtajda IŞİD’in silahlarının S.Arabistan’ın parası ve Türkiye’nin aracılığıyla Ukrayna’dan satın alındığını söylemektedir. Bölge konularında uzman olan Theirry Meyssan, Türkiye kendi askeri kamplarında, Arabistan’ın parasıyla Ukrayna’dan alınan ağır ve hafif silahlarla birlikte IŞİD’e eğitim desteği vermekte olduğunu da iddia etmektedir.
Öte yandan, ABD Merkezli haber sitesi WND’de çıkan bir haberde, Ürdünlü bir istihbarat yetkilisi yakaladıkları 16 IŞİD militanının, Türkiye’de eğitildiklerini öne sürerek Theirry Meyssan’ın görüşüne katkı sundu. WND daha önce de Mısırlı bir güvenlik yetkilisinin, Türkiye’nin IŞİD’e istihbarat ve lojistik destek sağladığına ilişkin iddiaları da haber yapmıştı.
Daha dün Irak Başbakanı Haydar El-İbadi de bir TV. kanalına verdiği demeçte açıkça Türkiye ve Körfez ülkelerini teröre destek vermekle suçladı. Öyle anlaşılıyor ki, sürekli gündeme getirilen Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiği iddiaları Türkiye’nin ve AKP Hükümeti’nin başını ağrıtacak.

2-) ABD ile varılan anlaşma gereğince Türkiye; iki bin Suriyeli “ılımlı” teröristin eğitimini ve teçhizatlandırılmasını üstlenmiş, İncirlik üssünü ABD hava saldırıları için de açmış. Ayrıca, ABD “Marinecorpstime haber sitesi” ABD Kara Birliklerinin de Türkiye’ye gelmesinin önünün açıldığını haberleştirdi. Tüm bu haberler, AKP Hükümeti’nin hangi gerekçe ile böyle bir kararı almış olduğu tartışmalarını beraberinde getiriyor.

Örneğin, bu durumda olması gerekli bir BM kararı var mıdır?

Uluslararası yasal bir dayanağı olmayan böylesi bir kararın tek yanlı alınması, bölgesel güçler Rusya, İran ve Çin’in şimşeklerini üzerimize çekmez mi?
Böylesi kararlar Türkiye’yi sonu gelmez bölgesel savaşlarla karşı karşıya bırakarak, Ortadoğu bataklığının içine çekmez mi?
Ayrıca biz biliyoruz ki, “Ilımlı” olarak tanımlananlar, IŞİD’in altyapısını oluşturan gruplardır. Sahadaki pratik bize bunu göstermiştir. Kaldı ki, ABD ve Batı Kara Güçlerinin topraklarımızda konuşlandırılması öngörülemeyen olayları tetikleyecek ve hatta Allah korusun Putin’in bir ara sözünü ettiği nükleer çatışmayı da bölgemize taşıyacaktır.

Peki İncirlik Üssü’nün ABD uçaklarına, predatörlerine açılması ne anlam taşımaktadır?

Halen ABD uçakları Kuzey Irak’tan, Körfez’den ve Akdeniz’deki gemilerden havalanarak Suriye ve Irak’ta operasyonlar yapmaktalar. Dolayısıyla bu kararın neden alındığını anlamak oldukça güçtür.
Ancak hemen akla “yaratıcı kaos” planları gelmektedir.

Örneğin bu operasyonlar tıpkı Afganistan’daki El-Kaide ve Taliban operasyonları için yapılan bombalamaları da içermekte mi?
Bilindiği gibi, ilk olarak Pakistan toprakları kullanılarak El-Kaide ve Taliban güçlerine yapılan hava saldırıları, daha sonra Pakistan’ın egemenliğindeki toprakların, terörist gruplar barınıyor gerekçesi ile bombalanmasına yol açmıştı. Bu saldırılar kargaşa ve kaos yaratarak Pakistan’ın egemenliğinin sorgulanmasını da doğurmuştu. Yaşanan bu gelişmeler Pakistan’ın istikrarsız bir ülke haline getirmiştir .

Türkiye için de düşünülen senaryo bu mudur? İleriki zamanlarda Türkiye sınırları içinde yapılabilecek bu tip operasyonlar Türkiye’nin egemenliğinin sorgulanmasını da tartışmaya açmaz mı?
Bu ve benzeri sorular açıklanmaya ve tartışmaya muhtaçtır.

3-) Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı’nın bir gazetede yayınlanan demecinde Türkiye, IŞİD’in kontrol ettiği Musul ile ticarete başlamış.

Başlı başına sorgulanması ve Türkiye’yi maceraya atacak bu girişimler incelenmeyi hak ediyor.

Son AKP Hükümet yetkililerinin söylemine göre hani IŞİD terör örgütü idi? Henüz IŞİD petrolünün Türkiye üzerinden pazarlanması tartışmaları devam ederken, bu haber neyin nesidir? O halde bu tip haberler uluslararası basında çıkan “Türkiye IŞİD’in hamisi” söylemlerinin güçlü bir dayanağını oluşturmaz mı?

Öte yandan, IŞİD’in son Kobani saldırısından sonra Havuz Medyası ve kendini milliyetçi olarak tanımlayan bir takım basın-yayın organı, dezenformasyonlar yaparak IŞİD’in yıldızını parlatmaktalar. Bu vahşi terör örgütünün PKK’nın Suriye’deki kolu PYD ileKobani’deki savaşını kullanarak halka şirin gösterilmesi çabalarının olduğunu gözlemliyoruz…

Bu son derece tehlikeli bir algı operasyonudur. Oysa daha 4 gün önce IŞİD Irak’ta aralarında 1 Türkmen Milletvekili olmak üzere 19 Türkmen’i idam etti. Hiçbir medya organı doğru dürüst bu habere eğilmedi, haber yapma gereği bile görmedi.
IŞİD’in esas oğlanı ABD-İngiltere ve İsrail’in bölge üzerindeki emelleri bilinmeden bu tip algılar yaratılması bu bölgede yaşayan hiçbir halka hayır getirmez.

Biz bu emperyalist emeller ile ilgili diyoruz ki; IŞİD, bölgede yeni devletçiklerin sınırlarını çizen ABD-İngiltere ve İsrail’in yeni cetvelidir.
Öyle ki, yarattıkları canavarla ilgili Batı aklı “teröre karşı savaş” söylemini kullanarak algı operasyonları yapmakta, Müslümanı Müslümana kırdırmakta ve bölgenin zenginliklerini talan etmektedir. Bu coğrafyada yürüttüğü “teröre karşı savaş” söylemi ile hem bölge insanlarına karşı uyguladığı vahşet ve zulümleri meşrulaştırmaya çalışmakta, hem de Bağdat, Kahire, Timbuktu, son olarak Diyarbakır müze yağması ile “Yahudi- Hristiyan kültürünün egemenliği” adına kültür savaşı yürütmektedir.
Öte yandan, bu coğrafyada taşeronluk vazifesi görenler Judaist, Evanjelist ve Siyonist statükonun değerlerini savunarak kendi iktidarlarını ve hayatiyetlerini sürdürme gayretindeler. Günümüzde Neo-Osmanlıcılık söylemleriyle hareket edenler her türlü ilkeyi çarpıtarak, anlam değişikliklerine uğratarak, geçmişte oluşmuş bir arada yaşama kültürünü tarumar ederek ve İslam adına yaptıklarını söyledikleri uygulamalar ile mezhepsel çatışma zeminini oluşturmuşlardır.
Bu coğrafyada Judaist, Evanjelist ve Siyonist statükonun gündemi ve stratejisi doğrultusunda hareket edenler, bölgenin düşüşüne ve çöküşüne zemin hazırlamışlardır.

Bütün bu olanlardan sonra bölgedeki tüm halklar için tek çıkar yol; dış güçlerin bölgeye müdahalelerini dışlayan, mezhepsel kaygıyla yaklaşımları benimsemeyen, karşılıklı güven ilişkisine dayalı ve konsensüsle olayların çözümünü isteyen bir yaklaşım sergilemeleridir.

Dr.Mehmet Ali EDİBOĞLU-Hatay Milletvekili-
Dışişleri Komisyon Üyesi


İlgili yazılar

Özdağ: Hakkımda Kampanya Başlattılar

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ “hayvanlara tecavüz edenlere ceza indirimi uygulansın” diye bir açıklaması olmadığını belirterek

IŞİD terör örgütü hakkında bilgi

Irak ve Suriye’de etkin olan terör örgütü Irak Savaşı’nın ilk yıllarında kuruldu ve 2004 yılında El Kaide’ye katılıp Irak El-Kaide’si

Mimarlar Odası iptal davası açtı!

Ankara Mimarlar Odası, Atatürk Orman Çiftliği arazisinin ‘Saray’a devredilmesi kararına sert tepki gösterdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin olağanüstü toplantısında görüşülen Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın

Bir Cevap Yazın