” SANAT SEVİCİ ÜNİVERSTELERİMİZ ÜZERİNE”

1923 yılında Cumhuriyet ilan edildikten sonra Atatürk, olmayan ve dolayısıyla gelişmemiş sanat dünyamızı ilerletmek ve geliştirmek için yurt dışından sanat insanlarını ülkemize davet etmiştir.

Ayrıca aynı şekilde yurt dışına incelemelerde bulunmaları içinde birçok kişiyi görevlendirip, Avrupa’nın geldiği noktaya nasıl gelineceğinin çarelerini aramıştır.

Bu adımlar o yıllarda ilerici adımlardır ve kısmen de olsa bir karşılık bulmuş ve yüksek öğretimde birçok fakültenin açılmasına ve araştırma geliştirme çabalarına sahne olmuştur.

1970’li yılların sonlarına kadar da ülkemizde kültürel ve sanatsal alanlarda birçok değerli sanat insanı yetişmiştir.

1980’li yıllardaki siyasi süreç ülkenin üstünden silindir gibi geçerken kültür ve sanatı atlamamış belkide en büyük darbelerden birini bu alana vurmuştur.

Şimdi bu sürecin bir sonucu olarak Üniversitelerimizdeki kültürel ve sanatsal durum doğal olarak içler acısı bir hal almıştır.

Nedenleri basittir.. Dünyamızı sarıp sarmalayan popülizm ve yozlaşma, bilinçli bir şekilde en fazla yüksek öğretim kurumlarını hedef almış ve bu çerçevede insan yetiştirilmesine izin vermiştir.

Şu anda somut olan durum kültür ve sanatsal alanda Liselerin ve üniversitelerin tam bir kısırlık içinde dostlar alışverişte görsün mantığıyla eğitime devam etmesi durumudur.

Örnekleri sıralayacak olursak alt alta on sayfa tutabilir. Ancak şu kadarını söyleyeyim.

Temel sorunların en başında yönetici ve akademisyen kadrosunun elitist ve anlamayan ilgilenmesin, anlamayan gelmesin gibi tepeden bakan, dışlayan ve sanatın halklaşıp yayılmasını değil de zümreleşip dar bir çerçevede kalmasını öngören sığ ve kendini beğenmiş dar kafalı dünya görüşleridir.

Onlara göre sanat kitleselleşme meli, halktan kopuk bir şekilde sadece belli bir grubun anlayacağı ve ilgileneceği bir yüksek ilgi alanı olarak kalmalıdır.

Tabi bu söylediklerimi hiçbiri üstüne almaz ve kendisini çemberin dışına çıkarır. Ama somut durum ve kendi pratikleri ortadadır. Kültür ve sanat deyince popüler kültürden başka bir şey aklına gelmeyen yığınların oluşmasında en büyük pay, siyasal iktidarlar kadar bu duruma ses çıkarmayan, para ve kürsü uğruna bu yozlaşmaya göz yuman ‘’sanat sevici’’ yüksek öğretim camiasının dır. Ve eserinizle ne kadar övünseniz azdır. Tüm Halkımıza saygılarımla…


İlgili yazılar

CHP’ye başarı önseçimle gelir

Türkiye, en önemli seçimlerinden birine hazırlanıyor. Şurada dört ay gibi kısa bir süre kaldı.Bu seçim Türkiye için olduğu kadar, kurucusu

YOK DEVE!..

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes ilgili bakanın yanıtlaması istemiyle öyle bir soru sordu ki, okuyanlar için “yok deve” dedirtecek türden.

TAKSİM CÖMERT

Katıldığım bir televizyon programında AKP iktidarı dönemi ile ilgili kimi saptamalar yapılmıştı. O zaman ben de AKP öncesi dönemde Türk

Bir Cevap Yazın