37’NCİ OSMANLI PADİŞAHI

Nasıl anlatalım…

Recep Tayyip Erdoğan bu.
Ne yapsa, ne söylese artık normal geliyor bize.
El atmadık konu, ülke bırakmıyor.
Bütün dünyayı yönetme isteğinde, hayalinde.
En çok da ‘halifesi’ olma rüyası gördüğü,
Halkı müslüman olan ülkeleri.

Karizmayı çizdirdi,
Artık takan ülke ve halk yok ama…
Olsun.
Kendisi o yollarda yürümeye kararlı.

Gazze’deki çocuk ölümlerinden,
Suriye’deki iç savaştan söz ederken,
İsrail’in acımasızlığını vurgularken,
Halkı can damarından vurup,
Uyutma hapı niyetine,
Yine uçmuş.

“Sessiz kalmayız” diye gürlemiş,
“Seyirci olmayız” diye meydan okumuş.
Ve eklemiş:
“Biz, Domaniç’teki o Osmanlıyı kuran ruhun anlayışı ile…”

Bu arada, Muhteşem Yüzyıl dizisine
Getirmiş lafı.
Osmanlı, ‘ecdadımız’ o dizideki değilmiş.
Kanuni ömrünün 30 yılını at sırtında geçirmiş.

Eeee…

“Ecdadımızın at sırtında gittiği her yere
Biz de gideceğiz.
Onların ilgilendiği her yerle
Biz de ilgileneceğiz.”

Aman Allahım,
Bu ne şimdi.
Rüya olsa gerek,
Ama çimdiğin acısı gerçek.

Bu devirde,
21. yüzyılda,
Duy da inanma.
Ancak bizim gibi,
Geri kalmış, din tüccarlarına teslim olmuş
Ülkelerde olur böylesi.

19 Mayıs 1926’da San Remo’da ölen
Son Osmanlı Padişahı Vahdeddin’den sonra
Padişahlık bitti sanıyorduk.
Artık Cumhuriyetin eşit, özgür, kendi kendini yöneten
Bireyleri olduğumuzu düşünüyorduk.

İtiraf edelim.
Yanılmışız.
Elindeki Cumhuriyetin değerini bilmeyen,
Köhnemiş, tarihe gömülmüş Osmanlıyı canlandırma,
Yeni Osmanlı hülyası ile yaşayanlar varmış.

Savulun…
Avrupa, Afrika, Ortadoğu, Uzakdoğu,
Orta Asya,Güney Rusya, Ukrayna,
Velhasıl bütün Dünya.
Ve hatta Güneş, Ay, Mars, Venüs,
Merkür, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün.
Yıldızlar siz de.

37’nci Osmanlı,
Birinci Cumhuriyet Padişahı
Sultan Tayyip atına bindi.
Sefere çıktı,
Geliyoooor.


İlgili yazılar

İstismar etmek

Çocukluğumuz ile birlikte büyüyen ve farkında olmadan büyütülen bir olgudur. İstismar! Bazen kendi nitelik ve özelliklerimizi de istismar ederiz. Çocuklarımızı

SANATIN VE SANATÇININ KÖTÜ KADERİ

”Güzel sanatlardaki başarı bütün devrimlerin başarıldığının en kesin kanıtıdır.” Demiş, Mustafa Kemal ATATÜRK… Bu cümleyi kurduğu yıllardaki tarihçiler ve sanatçılar,

Meydan Boş Kalınca

Ne oluyor bize, ne oluyor Türkiye’ye. Ya da, neler oluyor Atatürk’ün laik cumhuriyetinde. Atatürk’ün hizmete sunduğu Demokrasi trenine bindiler. Sonra…

Bir Cevap Yazın