YÜREĞİMİZE DÜŞÜLEN SİLİVRİ NOTLARI…

CEREN ATAYOL

İstanbul Karayolunda otobanda gişeleri çıktığımızda akrep, TOMA ve bol sayıda jandarma ile İstanbul yönüne giden otobüsler durdurularak engellenmiş…

Tenha yolculuğumuz boyunca benzer engellemelerin yapılmış ve tedbirler alınmış…

Sabah henüz gün doğmadan Silivri ilçesine girilebilecek tüm yollar ve çıkışlarda aynı önlemlerin alınmış…

Saat 05:00 Silivri Ceza infaz kampüsüne ulaştık ama ortalıkta neredeyse bizden başka sivil kimse yok…

Güvenlik önlemleri öyle geçilmez ki avukatlar, tutuksuz sanıklar ve gazetecilerden baka kimse Silivri’ye gelememiş…

Bari “hukuk” girebilse temennisinde bulunduk…

08:00 de duruşma salonunun bulunduğu binaya alındık.

09:00 da duruşma salonundayız. Tarafıma ve tüm taraflara yapılan tebligatta duruşma gün ve saati 05.08.2013 ve 09:00 yazılı idi…

Saat 10:12 gerilim giderek artıyor, sanıklar içeri alınmadı, heyet yok e duruşma hala başlamadı..

Müdafi oturma yerleri yetersiz, salonda sanık müdafilerine ayrılan kadar da müdahil (katılan) vekillerine yer ayrılmış ama bu davada tek müdahil Danıştay adına gelen bir avukat… Haliyle bu organizasyon hatası da geriyor yer bulamayan avukatları…

Saat, 10:30 ve hala hiçbir şey yok ortada…

Saat, 10:50 ve hala sanık avukatlarının oturma düzeni ile ilgili yapay sorun çözülemiyor..

Saat, 11:00 sanıklar halen salona alınmadı.(Bu davanın tutuksuz sanıklarından duruşmaya gelenler sabahın 07:00 de kapı önünde hazır idi ve tutuklular zaten aynı kampüs içinde devletimiz tarafından muhafaza edilmekte…
Heyet hala duruşma salonunda değil, dışarıda yine avukatların ve milletvekillerinin kapı girişinde yaşadığı aşırı tedbire dayalı suni sorunların yarattığı tartışmalar …

Saat 11:30 oldu tutuksuz sanıklar salona alındılar…

Saat 11:40 kendi kontrolündeki tutuklu sanıklar hala duruşma salonuna getirilemedi…

Duruşma saatinin taraflara 09:00 olarak bildiren mahkemenin saat belirlemede dahi bariz isabetsizliği bekleyenlerde kaygı ve gerginliği iyice arttırmakta…

Duruşma hala başlamadı…

Saat 11:50 tutuklu sanıklar henüz duruşma salonuna alınmaya başlanılıyor…
İrfan Başbuğ, Mustafa Balbay, Tuncay Öztürk, Doğu Perinçek gibi tutuklu sanıkların salona girmesi ile izleyen gazeteciler, milletvekilleri ve sanık müdafileri ayağa fırladı sevgi, coşku tezahüratları ve sloganlar… Türkiye sizinle gurur duyuyor, Her Yer Silivri, Her Yer Direniş, Mustafa Kemal’in Askerleriyiz…

Sanıklar onurla izleyenlerini ve avukatlarını selamlıyor…

Kimi Türk bayrağını açmış, kimi ise bizlere getirdiği bir yüzünde “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” bir yüzünde “MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ ” yazan ve iki yüzünde de Atatürk resmi olan ayıraçları dağıtıyorlar…

Tutuklu sanık İbrahim Özcan milletvekillerinin olduğu tarafa “… Anayasa için bizi pazarlık konusu yapmayın, biz burada yatmaya razıyız siz hainlerle işbirliği yapmayın…” diye sesleniyor… Alkışlar tufan…

Mustafa Balbay hem gazeteci hem milletvekili meslektaşlarına “… Buradan çıkacak karar bizi ilgilendirmiyor..” diye sesleniyor… Yine alkışlar.. bu sırada MHP’den sadece Deniz Bölükbaşı ve CHP’den yaklaşık elli kadar milletvekili izleyici salonda bulunmakta…

Saat, 11:43 “duruşma başlayacaktır” anonsu yapıldı ancak heyet yok daha…

Saat 11:50 duruşma salonuna Alpaslan Aslan ve Osman Yıldırım da getirildi. Alpaslan’ın ağzı iki jandarma ile kapatılıyor ve azıcık açılınca ne dediği anlaşılamayan tuhaf sesler çıkartmaya çalışsa da jandarma tarafından ağızı kapatılıyor… izleyen ve sanık vekillerinin önce tepkisine yol açan bu ikisi sonra gergin kalabalığın gülüşmelerine neden oluyor…

Saat 12:22 heyet hala yok…

Saat 12: 27 Savcılar yerini aldı…

Saat, 12:28 ve nihayet sayın heyet (u duruşmada altı kişi olarak) de yerlerini aldılar…

Bu sırada CHP’li Milletvekili İsa Gök heyete saati hatırlatarak ve devamında da “milletten ırak, millet adına karar” verme yönündeki uygulamayı eleştirerek tepkisini bildirdi…

Saat, 12:30 Mahkeme başkanı açılış konuşmasını yaptı…

Saat, 12:45 müdafi vekili yoklamasına başlandı…

Av. Celal Ülgen ise heyetle ve sanıklarla aralarına jandarma ile oluşturulan etten duvarı eleştirerek bu duvarın kaldırılmasını aksi halde duruşmayı terk edeceklerini ifade etti… Ancak ilave jandarma ile etten duvar daha da güçlendirildi…

Saat, 13:30… hüküm geliyor…

Söz almak isteyen avukatlara söz verilmiyor… “bugün sadece hüküm açıklanacak” deniliyor…

Avukatlar usule ve ısrarla gizlilik kararına itiraz ediyor, ancak bu itirazlara karşı da yine usule aykırı bir şekilde bir ret kararı dahi verilmeksizin heyet kısa karar özetini dönüşümlü olarak okumaya başlıyor…

Gereği Düşünülmüş!

TÜRK MİLLETİ ADINA!!!…

Kısa karar henüz okunurken tv kanalları kimin ne kadar ceza aldığını duyurmaya başladığı gözlerden kaçmıyor…
Avukatlar çoğu kez dışarı çıkarak, masalara vurarak ve alkışlayarak tepkilerini gösterirken Kısa karar özeti de bir yandan saatlerce dönüşümlü olarak heyetteki yargıçlarca okundu… Sesler titredi, nefesler yetmedi…

Sanıklar mağrur, umursamaz ve aslında tanımaz…

Gerisini herkes biliyor… Vicdanlar yaralı, hukuku anlatmaya bile gerek yok…
05.08.2013
Ceren Atayol


İlgili yazılar

SÜRGÜN TÜRKÜLERİ SÖYLER KARADENİZ…

“Bu deniz (Karadeniz) en çok bize kara deniz” cümlesini ilk duyduğumda içimden bir şeyler akıp gitmişti denize. 150 yıla varan

Çala çala bir havaya varacaklar!

Siyasetimizde yeni bir kavram ürettik. Demokratik yaşamımızın içinde var olan Kuvvetler ayrılığı ilkesini şimdi siyasete montajladık. Siyasetçilerimizin vazgeçemedikleri alışkanlık değişmiyor.

DEMOKRASİ DOĞUDAN YÜKSELECEK

Bugün demokrasi adına güzel bir haber.  Peki güzel haber olan ne? Ağrıdan gelen haber tabii ki.. Demokratik hakları olan seçme

Bir Cevap Yazın