‘AKİL’ TUTULMASI

Oslo pazarlıklarını reddettiler,
ortaya çıkaranlara hakaret ettiler.
Sonunda kabullendiler.

“İmralı ile görüşüyorlar diyenler şerefsiz” dedi.
Ne oldu, görüşmemişler mi?
Görüştükleri ortaya çıkmadı mı?
Görüştüklerini kabul etmediler mi?

“Terörist başına, İmralı Canisi’ne ne söz verdiniz?”
Soru gayet basit, net.
Yanıt ne:
“Böyle bir iddiayı ispatlamak zorundasın,
ispatlayamazsan namartsin!”

İnandırıcılığı kalmamış,
yine aynı yöntem:
Suçlarını örtmek için
“En iyi savunma saldırıdır.”

Bir süre sonra ne verdikleri elbette ortaya çıkacak.
İşaretleri şimdiden görülüyor.
Hiçbir gerçek sonsuza değin saklı kalmaz.
Tıpkı Oslo görüşmelerinin,
Öcalan’la yapılan pazarlıkların
ortaya çıktığı gibi.

Toplumun yüzde 50’si hala uyuyor.
Amerika-İsrail çıkarları söz konusu olunca,
Vatanı bölme, devleti yıkma, rejimi değiştirme
planı uygulanıyor,
Türk Milletiyle dalga geçiliyor,
vatandaş aklıyla alay ediliyor, sürü muamelesi yapılıyor.
Görülmüyor, duyulmuyor, konuşulmuyor.

Tam bir akıl tutulması.

Bir de ‘Akil’ tutulması var.

Onu da açıklayalım.
Terörist başı ile pazarlıklar yapılmış,
Tayyip’in de onayı ile ortak metin
Öcalan’ın mesajı olarak 21 Mart’ta Diyarbakır’da okunmuş,
Yol haritası çizilmiş,
istekler ortaya konmuş,
Öcalan’ın yol arkadaşı Tayyip de
bildiriyi beğenmiş.

Aslında Tayyip-Öcalan ortaklığı
bundan sonra olacakları adım adım belirleyip
uygulamaya sokma aşamasına gelmiş.

Ama hala cesaret edip söyleyemiyorlar.
Vatandaşı alıştıra alıştıra,
uyuta uyuta,
yavaş yavaş planlarını işleme koyacaklar.

Bir formül bulunması gerekiyor.
Öcalan’ın ‘akil adamlar-insanlar’ önerisi
Recep Bey tarafından da benimseniyor.

Herşey Tayyip-Öcalan arasında belirlenmişken
ne yapacak bu ‘Akil’ler?
Görevleri, işlevleri ne olacak?
Hükümetin suçlarını aklamaya çalışmaktan öte.

Şu sahneyi göz önüne getirin lütfen:

Sınırda Akil insanlar,
ellerinde kağıt kalem,
yanlarında TSK’dan komutanlar,
mahkemelerden savcı ve hakimler.
Teröristler sınırda kuyruğa girmişler.
Etrafta güvenlik Mehmetçik tarafından sağlanmış.

-Adın ne/
…..

-Kod adını sormuyoruz,
TC kimliğindeki adını söyle.
…..

-Tamam, oldu şimdi.
Peki, silahlı eyleme katıldın mı hiç?
-Evet, sınır karakollarını basanlar arasındaydım.
Keleş ile taradım, bazuka fırlattım, bomba attım.
Yüzlerce işgalci! TC askeri öldürdüm.

-Vay be, iyi iş çıkarmışsın.
-Bunlar da bir şey mi, hele bir de şunları dinleyin.
Mayın döşedim,
şehir merkezine inip hastanede nöbet tutan polisi ensesinden vurdum.
Köy bastım.
PKK’ya katılmayan,
devletin yanında olan hain! Kürtlere çoluk çocuk demeden
mermi yağdırdım.

-Başka…
-Şehirlere indim, dersane, okul demeden,
sivil-asker ayrımı gözetmeksizin.
bombalamalar yaptım,
Yüzlerce insanı toprağın altına gönderdim.
Sonra…

-Yok yok yeter bu kadar.
Görülüyor ki cezan hafif.
Bırak tutuklanmayı,
yargılanmana bile gerek yok.
Omuzundaki silahını da al,
bak 50 metre sonra Irak toprağı.
Hadi git, eğer anlaşma olmazsa
yine gelir kaldığın yerden görevini yapmaya devam edersin.
Hadi kolay gelsin, sana başarılar dileriz.
Şu da Sayın Başbakanımızdan bir hediye.
BOP’un ‘Büyük Kürdistan’lı’ haritası.
Hatıra olarak saklarsın, bu barışçıl görüşmeleri hatırlarsın.
İnşallah hep beraber Türk-Kürt İslam Cumhuriyetini kuracağız,
Kemalist düzenin devrimlerini, aydınlığını yıkıp
yepyeni bir rejim getireceğiz.

Hadi güle güle,
yolunuz açık olsun.

Habur’da ‘hoşgeldiniz’,
şimdi ‘güle güle’ töreni yani.

İşin içine biraz ironi kattık ama
olacak olan bu değil mi?
Bu da ‘Akil’ tutulması değil de nedir,
söyler misiniz.

Ülkenin geleceği
daha isminde ve kimlerin yer alacağında bile
anlaşılamayan bir grup ‘Akil’e bırakılıyor.

Gerçi Öcalan’ın önerdiği,
Tayyip’in eklemelerle kabullendiği
isimleri ortada dolaşan Akil’lerin
ortak özellikleri de yok değil:
Laiklik karşıtı olacak,
Cumhuriyet değerleri ve
Atatürk düşmanı olacak,
İkinci Cumhuriyetçi olacak,
İslamcı-Kürtçü olacak.
Üzerine bir de ‘artizt’ sos dökülecek.

Hep ay tutulması olacak değil ya,
bu da Türkiye’ye özgü ‘Akil’ tutulması.


İlgili yazılar

Diktatörlüğe Geçit Yok!

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bir grup toplantısında söyleyip indiği bir cümle… “SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ!” Bu sloganla HDP baraj

PUSULASIZ KILIÇDAROĞLU

CHP, Atatürk’ün partisi. Büyük kurtarıcı ve devrimcinin,”İki büyük eserinden birisi” CHP. Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Deniz Baykal…

Çağın En Güzel Gözlü Maarif Müfettişi

Ölümünün 55. yılında (26 Şubat 1961) saygıyla andığımız; Hasan Âli Yücel, aydınlanmacı, yurtsever, şair, düşünür bir devlet adamı olduğu gibi,

Bir Cevap Yazın