AKP kömürü bedava değil!

Hayat hikayesi istiyorum diye bağırdı haber müdürü…

İşçiler yer altında, belki çoktan hakka kavuşmuş belki, can çekişiyordu.

Gözü-kulağı işçilerden iyi haber bekleyen aileler madenin ağzında oturmuş, sızlanıyordu.

Bir teyzeye gözü ilişti muhabirin.

Eline aldığı bir ağaç (çubuk) parçası ile toprağı kazıyordu. Küçük, küçücük bir oluk açmayı umuyordu. Oğlunu alan madenin içine dolan su buradan sızacaktı!

O anda kameralar çalıştı, önüme bir kare fotoğraf düştü.

Teyze, ahtapotların, yüzlerce işçinin tahliye edemediği suyun açtığı küçücük umut deliğinden sızmasını diliyordu.

Bundan daha büyük hayat dersi var mıdır?

Almasını bilene.

Her kazanın, her işçi ölümünün ardından koşa koşa olay yerine giden hükûmet yetkilileri “Hesap sorulacak” derler, sonra 50 kişi girer araya, verilen sözler unutulur, “işçisin işçi” kal denilir.

Canlar gittikten sonra, bakanlar madende gecelemiş. Bana ne!

Bakanlık makamının fıtratı bu!

Ölü evinin ağıtçısı, düğün evinin tefçisi olurlar.

Devletin böyle yönetileceğini sanıyorlar,

Zira; Faruk Çelik itiraf etti ülkemizde işlerin nasıl yürüdüğünü; “Benim gördüğüm, bu madene ruhsat verilmemeliydi. Ocağı kapatacağımız zaman işveren 50 kişiyi devreye sokuyor.”

Kim bu 50 kişi diye sormuş gazete?

Bölge belediye başkanları, bölgedeki AK Parti teşkilatı, bölge milletvekilleri diye sıralanır kendileri.

“Hamili kart” sistemi işliyor kapitalizmin dehlizlerinde.

Bu acı itirafın sahibi gereğini yaptı mı? Yapacak olsa Soma’a yapardı sevgili okur.

Geceleri uykularında, o teyzenin açtığı incecik oluktan akan acı sızlatırdı yüreklerini.

Biliyor musunuz, Kahramanmaraş’ta 3 yıldır toprak altında yatan 9 işçi var.

O sobalarınıza attığınız kömürler aslında bedava değil.

Canımızla ödüyoruz onun bedelini.


İlgili yazılar

Diktatörlerin sonu!

“Ey bir adamı korumak ve hürriyete kavuşturmak için yalnız teneffüs hakkı veren kanun masalı! Ey tutulmayan vaatler, ey sonsuz muhakkak

Bayi toplantıları ve belediyelerin vazgeçilmez starları

Milyarlarca liralar harcayıp ‘’star’’lar yaratırlar. Klipleri, single’ları, albümleri her gün radyo ve televizyonlarda zorla sevdirilir insanlara.. Basın danışmanları, asistanları, sponsorları

AYNAYA BAKIN

Sevgili Ata’m, Naciz vücudunu toprağa vereli 74 yıl oldu. Sen bize söyleyeceğini zaten 1926’da söylemiştin. “Benim naciz vücudum elbet bir

Bir Cevap Yazın