ATATÜRK’ÜN SESİ ATATÜRK LİSESİ

Ankara Atatürk Lisesi Sanat Gecesi’nde karamsarlığım dağıldı, umutsuzluğum umuda dönüştü.
Ülkem için, kızlarımız için, Türk toplumunun geleceği için içimde yer etmiş olan kaygı, sıkıntı yok oldu.

Yüreğime umut tohumları atıldı yeniden.

Atatürk Lisesi’ne her gidişimde daha kapıda başlar kalp atışımdaki hareketlilik.
Çok şık, saygılı,yakışıklı genç beyefendiler,
Çağdaş giyimli, zarif, nazik ve güzel genç hanımefendiler,
Karşılar misafirleri, yüzlerinde gülümseme eksik olmadan.
Salonda yer bulmamıza yardımcı olurlar bütün içtenlikleriyle.

Koltuklara oturunca karşınızda sahne, sahnenin sağında Türk Bayrağı, solunda kalpaklı Atatürk resmi. Sahnenin tam üstünde de bir çift mavi göz. “Sizi izliyorum” der gibi bakar.
Ülkemin içinde bulunduğu durumu düşünür, utanır, yüzüne bakamam. Eğerim başımı. O ise, “Pes etmek yok, yılmak yakışmaz. Çağdaş Türkiye için mücadeleye devam. Biz Samsun’a çıktığımızda durum, bugün olduğundan çok daha umutsuz ve kötüydü” diye moral verir adeta.

Salonun duvarlarında ise güzel sözleri yer alır Ata’nın.
“Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır”
“Sizler, yeni Türkiye’nin genç evlatları; yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz”
“Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir”

Sahnenin ortasında ” “Bütün ümidim gençliktedir” sözü ayrı bir motivasyon verir çocuklara.

Işıklar sönmeden önce tam 9 yıldır sanat gecelerini düzenleyen, öğrencilerin annesi, ablası, arkadaşı, sevgilisi Zeynep Gül Öğretmen gelir mikrofon başına.
Yıllardır konuşmasına ‘başöğretmen’ e saygılarını sunarak başlar, O’nun öğretmeni olmaktan ne kadar gurur duyduğunu yüksek sesle haykırarak ve sonsuza değin yolunda yürüyeceği sözünü vererek bitirir.
Tam bir Atatürkçü, Cumhuriyet öğretmeni.

Okulda kaldığınız her dakika O’nun Atatürk aşkını öğrencilerine nasıl aşılamış olduğuna tanıklık edersiniz. Akşam boyunca bir o tarafa, bir bu tarafa koşuşturur, öğrencilerine sarılır, moral verir, onlarla şarkı türkü söyler, hoplar zıplar.

Saygıların en büyüğü sizlere öğretmenim.

Işıklar sönünce Atatürk’ün gençleri bir bir maharetlerini sergiler.
Klasik batı müziği, Türk halk müziği, Türk sanat müziği, Ege bölgesinden zeybek, Anadolu’nun değişik bölgelerinden oyunlar, tiyatro, dram, şiir dinletileri.
Dünya danslarından örnekler.
Her türlü enstrümanı çalan, söyleyen, oynayan gençler.
Sonrasında 10. Yıl Marşı ve açılan Türk Bayrağı ile yapılan final.

İşte ben Atatürk Lisesinde her gidişimde, Atatürk’e layık bu gençlerle gurur duyarım.
Onların her birinde Atatürk’ü görürüm.
Onların sesinde Atatürk’ü duyarım.
Sonra da “İşte Atatürk, işte Atatürk’ün sesi, işte Atatürk Lisesi. İşte Atatürk gençliği” diye mırıldanarak ayrılırım yavaş yavaş, dolu gözlerle.


İlgili yazılar

İzleyiciyiz biz

Ülkemizin geleceği üzerinde bizim hiç söz hakkımız yok. Çalanı, talanı, yalanı bir tv dizisi izler gibi izliyoruz. Kendi ikballeri ile

20 imza ve bir aday

3 Temmuz hızlı adımlarla geliyor. Şurada bir kaç gün kaldı. İki muhalefet liderinin kafa kafaya verip açıkladıkları çatı aday konusunda

Cevap Gerektirmeyen Soru

  Yaşadıklarımızdan kim sorumlu? Elbette böyle bir sorunun öneminin olmadığı günlerden geçiyoruz. Bugün itibarıyla 35 yurttaşımız yaşamını kaybetti. Yüzlerce yaralı

Bir Cevap Yazın