Bacasız Fabrika Turizm S.O.S Veriyor!

Bacasız Fabrika Turizm S.O.S Veriyor!

Ocak 1980 Türkiye’nin ekonomi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Süleyman Demirel hükümeti tarafından bu tarihte alınan ekonomik kararlarla Türkiye, sanayileşme mücadelesinde ithal ikameci politikayı terk ederek dışa açık sanayileşme politikası uygulamaya başlamıştır. Dışa açık sanayileşme politikasının en önemli ayaklarından birisi de turizm olmuş ve 1980’ler turizm sektörüne yapılan büyük yatırımlarla geçmiştir. 1980’ler ve sonrasında da devam eden turizm sektörüne yatırımlar kısa bir sürede Türkiye’yi turizmde dünyanın önemli destinasyonlarından birisi haline getirdi. Hızla artan turist sayıları ve turizmden elde edilen döviz gelirleri de uzun yıllardır ülkenin sanayileşmesinde en önemli döviz kaynaklarından birisini oluşturdu.

Bu gerçeğe rağmen, Türkiye’nin ekonomik kalkınma çabasında yıllardır en önemli katkıda bulunan turizm sektörü ne yazık ki son yıllarda büyük sıkıntılar içinde. Sektör, kalkınmamız için çok gerekli olan döviz kaynağı olma özelliğini yitirmeye başladı. Kuşkusuz turizmde yaşanan sıkıntıların ana kaynağı bölgemizde ve ülkemizde yaşanan terör olaylarıdır. Terör olaylarının bir kaynağı PKK terörü iken diğer kaynağı da Suriye savaşı sonrasında Ortadoğu bölgesinde ortaya çıkan dinci terör, özellikle de IŞİD terörüdür. Ancak son yıllarda artarak yaşanan bu terör olaylarına rağmen sağlam bir altyapıya ve çok cazip koşullara sahip olan Türkiye turizm sektörü 2016 yılına kadar ülke ekonomik kalkınmasında ana döviz kaynaklarından birisi olma özelliğini küçük kayıplara karşın yitirmemiştir. Örneğin; TUİK rakamlarına göre 2014 yılında 34.305.904 bin dolar olan Türkiye’nin Turizm geliri 2015 yılında küçük bir azalmayla 31.464.777 bin dolar olarak gerçekleşmiştir.

Genel olarak uzun yıllardır terör olaylarının olumsuz etkilerine direnen ve Dünyanın önemli destinasyonlarından birisi olmayı sürdüren Türkiye Turizmine ve dolaylı olarak ekonomiye en büyük darbe ise esas olarak 24 Kasım 2015 tarihinde Türk Hava Kuvvetleri tarafından sınırımızı ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesi sonrası ortaya çıkmıştır. Uzun yıllardan beri Türkiye’ye gelen turistler arasında en büyük paya sahip olan Rus turistler bu olaydan sonra Rusya Hükümetinin aldığı engelleme kararları sonrasında Türkiye’ye gelmekten hızla vazgeçmişler ve Türkiye’nin turizmden elde ettiği döviz gelirleri dramatik bir şekilde azalmıştır. Rus savaş uçağının düşürülmesi sonrasında uzun yıllardır 30 milyar doların üzerinde olan turizm gelirimiz 2016 yılında 10 milyar dolara yakın azalmış ve 22.107.440 bin dolara inmiştir.

Öte yandan Rusya’nın tepkisi sadece Rus turist göndermemekle sınırlı kalmamış, Türkiye’den sebze, meyve ithalini de yasaklamış, birçok ekonomik faaliyete de kısıtlama getirmiştir. Dolayısıyla 2016 yılı Türkiye turizminin bir anlamda uzun yıllardan sonra en kötü yılı olmuştur. Turizm sektöründe yaşanan bu olumsuz gelişme sadece ülkenin döviz kaybıyla sonuçlanmamakta turizm istihdamını da büyük ölçüde olumsuz etkilemektedir. Türkiye Otelciler Federasyonuna göre turizm sektöründe ortaya çıkan istihdam kaybı 150.000 dolayındadır. Turizm sektöründeki bu gelişmeler genel olarak Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını da ciddi boyutlarda olumsuz etkilemektedir. 2012 yılından beri yüzde 2.0 ve 4.0 arasında bir büyüme hızına sıkışıp kalan Türkiye ekonomisinin büyüyememe sorunu bu gelişmeler sonucunda daha da kalıcı hale gelme riskine sahiptir.

Yaşanan bütün bu olumsuzluklara ek olarak son gelişme Türkiye’nin, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından iki yılda bir hazırlanan Seyahat ve Turizm Rekabetçiliği Raporuna göre turizm güvenliği açısından 139 ülke arasında 116 sıraya düşmesidir. Bir yandan PKK ve İŞİD terörleri diğer yandan Suriye savaşına Fırat Kalkanı hareketiyle dahil olmamız ve bu konuda ortaya çıkan belirsizlikler ve en son olarak da ülkede toplumsal gerginliği daha da arttıran referandum süreci Türkiye’nin turizm güvenliği açısından hızla aşağılara düşmesine neden olan olaylardır. Türkiye böylelikle güvenlik açısından birçok Afrika ülkesinin bile gerisine düşmüştür. Öte yandan geçtiğimiz günlerde referandum çalışmaları nedeniyle Avrupa Birliği ülkeleri ile yaşadığımız tartışmalar da Avrupalı turistlerin Türkiye’yi tercih etmelerini olumsuz etkileyebilecektir. Çünkü Türk hükümeti ile bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri arasında yaşanan ciddi tartışmalar Avrupa’ya bir süredir egemen olan İslamofobi’nin, Türkofobi’ye dönüşmesine yol açmaya başlamıştır.

Türkiye turizm pazarına uzun yıllardır egemen olan anlayış 4S diye tanımlanan anlayıştır. 4S İngilizcede Güneş, Deniz, Kum ve Güvenlik anlamına gelen Sea, Sun, Sand ve Security’dir. Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporu bu dört S’den güvenlik unsurunda Türkiye’yi güvenilmez ülkeler arasına sokmaktadır. Bu gelişme, Türkiye’ye gelmeyi düşünen turistleri kuşkusuz olumsuz etkileyecektir. Çünkü özellikle turizm faaliyeti güvenlik sağlanmadan gerçekleşecek bir faaliyet değildir. Dünyanın hiçbir yerinde insanoğlu rahat ve huzur içinde geçirmek istediği tatilini güvenli olmayan bir ülkede geçirmek istemez. Kısacası 2017 yılı turizm sezonunun yaklaştığı bu aylarda “bacasız fabrika” ve “kalkınmanın lokomotifi” gibi sözlerle de tanımlanan turizm sektöründe yaşanan bu gelişmelerin zaten ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olan Türkiye ekonomisinde riskleri daha da arttıracağı ve sıkıntıları büyüteceği açıktır.


İlgili yazılar

Kaçak Saray ısıtıldığı gibi soğutuluyor

Kaçak Saray’ın ısıtma maliyetinden sonra tahmini soğutma maliyeti de hesaplandı. Kaçak Saray’ın kış aylarındaki ısıtma bedellerinden sonra yaz aylarındaki soğutma

Dışişleri Bakanı Davutoğlu dalga geçti!

Davutoğlu Dışişleri Bakanı olduktan sonra kardeş ülke Azerbaycan dahil bütün komşularımızla aramızda soğuk rüzgarlar esiyor. İran, Suriye, Irak, Lübnan gibi

Erdoğan: İş çığırından çıkmıştı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK’nın güvenlik güçlerine karşı başlattığı hareket üzerine 16 ilde yapılan eş zamanlı PKK ve IŞİD operasyonu için “Bölücü

“Bacasız Fabrika Turizm S.O.S Veriyor!” için 1 cevap

  1. Av.Hayati BORA diyor ki:

    Sevgili Mehmet,
    Tüm bu saydıklarının yanında (sadece can güvenliği deği)l artık mal güvenliği’de yok.Batı artık bizi bir ortadoğu ülkesi görüyor.Geçen ART tv.da bir eyalet müsteşarı”bizim Avrupalılara bir şey dememize gerek yok.Türkiye’ye gidenlerin sağ sağlim geri dönecekleri kuşkulu” dedi.Bu ifade her şeyi açıkça ortaya koyuyor sanırım.
    Selam ve sevgilerle

Bir Cevap Yazın