BİLMEDİĞİNİ BİLMEK

Thales’e en zor şeyin ne olduğu sorulduğunda “kendini bilmek” dermiş. Delphoi Tapınağının girişine yazılan “kendini bil” sözünün de ona ait olduğu söylenir. Her ne kadar Antisthenes, Phemonoe’ye ait olduğunu, Khilon’un bu sözü kendine mal ettiğini söylemesine rağmen…

Dış dünyayı bilmek kadar, dış dünyayı bilen varlık olarak kendini bilmek bugün de önemli bir problem olarak duruyor. Platon 1. Alkibiades’te kendini bilmek için Sokrates’in ağzından önemli bir kriter koyar: Bilmediğini bilmek.

Gerçekten de erdemli davranışlara sahip olmak için, yanlışlardan kurtulmak için “bilmediğini bilmek” kadar doğru bir başlangıç yoktur.

Okulların açılmasına şunun şurasında bir şey kalmadı. Ama sorunları konuşmak, çözümler üretmek yerine reformları konuşmakla geçiyor günlerimiz.

LGS, OKS adını alırken yapılan reformdu. OKS, üç sınavlı SBS’ye dönüştüğünde yapılan reformdu. Aynı gerekçelerle SBS tek sınava indirilirken yapılan reformdu. Şimdi SBS kaldırılıyor, yerine her öğretim yılına 12 sınavın getirilmesi yine reform olarak anlatılıyor. Anadolu liselerine yerleşemeyen öğrenciler için her gün bir öneri dolaşıyor ortalıkta.

Sokrates ile Alkibiades arasındaki şu konuşmayı birlikte okuyalım:

“Sokrates- Ne denmişti? Kleinias’ın oğlu güzel oğlu Alkibiades haklı ve haksız konusunda bir şey bilmiyor ama bildiğini zannettiğinden, kalkıp Atinalılara bu konuda öğüt vermek için meclise gidiyor. Doğru değil mi böyle denmişti.
Alkibiades- Evet doğru.
Sokrates- Öyleyse dostum Alkibiades, vardığımız sonucu Euripiedes’in dilinden şöyle söyleyebiliriz: Sen bu sözleri benden değil, kendinden işittin. Bunları sen kendin söyledin ve söylediklerin gerçeğin ta kendisi. Çünkü öğrenmeye zahmet etmemiş olduğun şeyleri öğretmeye tasarlaman çılgınlıktan başka bir şey değildir.”

Ortalık Alkibiadeslerden, onların çılgınlıklarından geçilmiyor.
Alkibiades şanslıydı. Sokrates’in sorgulamasıyla “bilmediği konuları bir bilene bırakmayı” öğrenmişti. Çünkü Hocası ona aklından çıkmayacak biçimde “hata yapanlar ne bilenlerdir, nede bilmediğinin farkında olanlardır. Bildiğini sanan bilgisizler hata yaparlar” gerçeğini iyice öğrenmişti.

Ah Parmenides! Kitap kapağındaki bombacı…

Sana senin sözlerini hatırlatmak ne zor.

Demişsin ki;

“Köklü alışkanlıklar seni,
Bu yolda hedefi ıskalayan gözünü,
Uğultulu kulağını ve dilini kullanmaya zorlamasın,
Tartışmalı konularda mantığınla karar ver”

Ah bizim Parmides!

Köklü alışkanlıkların esiri, dili uğultulu kulağını aşamayan, bir kez olsun kulak ver Sokrates’e, Parminides’e…


İlgili yazılar

GENÇLİĞE HİTABE’Yİ YENİDEN OKUMAK

Ortadoğu, tıpkı Amerika’nın istediği şekilde, Amerika’nın çıkarları doğrultusunda, planlarına uygun şekilleniyor. Bizimkiler ise bir ‘eşbaşkan’ olarak taşeron rolünü ‘takdire şayan’

Artık Biraraya Gelip Çözüm Bulmalıyız

Geçen hafta yazı yazmak içimden gelmedi. Bu hafta da öyle ama yaşananlara karşı durmak da en insani ve devrimci görevim.

Bu seçmen beni çok yanılttı!

Türkiye yine yeni bir yol ayrımına geldi… Siyasal demokrasimiz tam 54 yıl sonra yeniden koalisyonla tanıştı. Koalisyonlu günleri önümüzdeki günlerde

Bir Cevap Yazın