Böyle Oluyor Felsefecilerin Ölümü

Böyle Oluyor Felsefecilerin Ölümü

Uludağ Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı 55 yaşındaki Prof. Dr. Ahmet Cevizci, odasında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.” (http://www.milliyet.com.tr/profesor-ahmet-cevizci-hayatini-gundem-1978073/)

Böyle duyurdular Felsefecinin ölümünü. Tıpkı Uluğ Nutku hocanın arkasından yazdıkları gibi.

Küçük bir haber.

Felsefecilerin ölümü böyle oluyor bu topraklarda.

Arkalarında ciltlerce, binlerce kitap, binlerce öğrenci bırakmalarına rağmen.

Önemsiz adam kategorisine çivilemiştir bir kere felsefecisini bu toplum.

Ona uygun davranmaktan asla geri durmaz.

Benim yakındığıma bakılmasın felsefeciler de gayet memnundur bu halden. Bir beklentisi yoktur o kalabalıktan.

ahmet cevizci

Oysa bunun kırılması gerektiğine inandım ben. Ahmet Cevizci Hoca’da böyle düşünmüş müdür bilemem. Ama felsefe ile geniş kitleler arasındaki bu kopukluğu kaldırmak için çok çalıştığını biliyorum. Kolay okunabilir felsefe tarihi kitapları, sözlükler, ansiklopediler hep bu amaçla yazılmış gibiydi.

Ahmet Cevizci Hocayı, kişisel olarak tanıma fırsatım olmadı. Ankara’da Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinde çalıştığı yıllarda ortak tanıdıklarımız olmasına rağmen hiç karşılaşma imkanımız olmadı. Felsefe Sözlüğü’nün ilk baskısını yapan Ekin Yayınları’nın sahibi değerli dostum, arkadaşım Mehmet Düz, bana Hocanın sözlüğünü verirken bir ara seni de tanıştırayım demişti, ama bu hiç gerçekleşmedi. Sevgili Mehmet, önce iflas etti. Sonra kansere yakalandı, genç yaşta aramızdan ayrıldı. O da geride çok sayıda kitapları okuyucuya ulaştıran adı sanı bilinmez bir yayıncı olarak unutulanlar arasına katıldı.

Ahmet Cevizci hocayı, üniversite öğrencisiyken “Platon’un İdealar Kuramı” ve ardından Kazimierz Adjukiewicz’den çevirdiği “Felsefeye Giriş” kitabıyla, tanıdım. Öğretmenlik yaptığım yıllarda liseler için yazdığı, şimdilerde piyasada Felsefeye Giriş adıyla bulunan kitabını özellikle tercih etmiştim. Böylece onunla aramda kitapları üzerinden özel bir ilişki oluştu. O yazdı ben satın alıp okudum. Derslerimde kullandım. Hala da öyle yapıyorum. Ölüm haberini duyduğumda önümde “Eğitim Sözlüğü” vardı. “Karma Eğitim” maddesine bakıyordum. “Eğitim Felsefesi” kitabını da bilgisayar başına getirmiştim. Beni aydınlatmaya devam ediyordu.

felseye giriş

İki-üç ay önce Ayhan Ural Hoca ile buluşmak için Bahçeli-Emek’e gitmiştim. Ayhan Hoca beni orada bir arkadaşıyla tanıştırdı. Ankara’ya gelmezden önce Bursa Uludağ Üniversitesinde onun asistanlığını yapmış. Konuşma konumuz kendiliğinden Ahmet Cevizci hoca oldu. Öğrencisi, asistanı ondan bahsederken “ben böyle çalışkan bir insan görmedim, tanımadım” demişti. Fransa’da ev arkadaşlığı yaptığı değerli dostum Düzgün Demir’de nerede ise aynı cümleyi kullanmıştı.  Onu tanıyanların ilk gözlemi hep çalışkanlığı olmuştu. Yazdıkları, geride bıraktıkları da bunu kanıtlıyor.

Ahmet Cevizci, bir felsefe kuramı peşinde koşmadı. O daha çok biz felsefe öğretmenleri ve öğrencileri için yayınlar yaptı. Kitaplığımıza başvuru kitapları yığmayı tercih etti. Felsefenin geniş külliyatı ile bizler arasında katalizör oldu. O bize felsefe külliyatını özetledi, tanıttı, nasıl bunlardan yararlanacağımızı gösterdi. Okullarda bizi kendisinin şubesi yaptı. O benim gibi sayısız felsefe öğretmeninin öğretmeniydi.

55 yaş böyle bir akademisyen için artık özgün felsefi görüşlerini ortaya koyacağı bir yaştı. Ahmet Hoca bunu yapamadan aramızdan ayrıldı.

Sessizce…

Böyle oluyor felsefecinin/felsefecilerin ölümü.

 


İlgili yazılar

Prof Sancar Nobel Madalyasını Anıtkabir’e Bıraktı

Ta Nobel Kimya Bilim Ödülünü aldığı gün açıklamıştı Sancar; 19 Mayıs’ta madalyamı Anıtkabir’e armağan edeceğim diye… O gün bu haberi

Toslayacakları Gün Yakındır!

Her yaptığınız konuşmadan sonra alaya alınsanız ne yaparsınız? Ya da her eyleminizden sonra cahil olarak nitelendirilseniz? Onurlu bir kişilikseniz elbette,

Ateşten gömlek!

7 Haziran seçimlerinin üzerinden geçen zaman bileylenmiş kılıçları kınına soktu sanmayın. “Taç giyen baş akıllanır” yorumları yapılmıştı bir zamanlar AKP

“Böyle Oluyor Felsefecilerin Ölümü” için 1 cevap

  1. kadir diyor ki:

    Murat hocam. Ahmet Cevizci hoca ile ilgili yazinizda Ekin yayinlari kurucusu Mehmet Düz’sen söz ederken “iflas” etti demissiniz. Mehmet Düz yayinciligi ticaret olarak yapan biri degildi. Yayincilik yaparken parasini değil yuregini ortaya koyarak yayinladi onlarca kitabi. Bu yüzden Mehmet Düz için “iflas” etti dememiş hoş durmamis yazinizda. Yayincilik Maliyetlerin artması onun yayincilik yapmasina ara verdirdi . Ahmet Cevizci hocaya Felsefe sözlüğünü israrla yazmaya zorlayan biridir.Bu sözlükten sonra ülkede sözlük furyasinin başlamasına Mehmet Düz öncülük etmiştir.

Bir Cevap Yazın