BU NE ŞİDDET

Günlerdir kadına şiddet haberleri artık adeta reytingmatike bağlanmış gibi yer alıyor medyada.

Bütün gün ajanslara, gazetelere, internet medyasına düşen şiddet haberlerine baktım. Her okuduğum haberle insanlığımdan utandım. İnsanın insana yaptığını sırtlanlar yapmaz diyorlar ya, her ne kadar sırtlana haksızlık olsa da, doğru.

Tam bu duygular içerisinde düşünürken, Bingöl’e yeni atanmış doktor bir arkadaşım arıyor. Dehşet içinde anlattığı olayı burada mümkün değil sizinle paylaşmak. Yani duymadığınız, yazılmayan, reytingmatike takılmayan daha ne hikâyeler var…

Bitmiyor kadınların-kızların çilesi. Daha bu satırları yazarken düşmeye devam ediyor günün kadına şiddet bilançosu ajanslara; “Böylesini duymadınız, Yok böyle şiddet, Bu da yapılır mı?” gibi başlıklarla verilen haberler sanki “Haydi sen daha yaratıcı bir şey yap ki, haber olsun” der gibi.

Öyle korkunç ki şiddet gören kadınların, kız çocuklarının hikayeleri, korku filmleri yanlarında Andersen masalı.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre şiddetin en yaygın biçimi aile içinde kadına ve çocuğa yönelik şiddet. Gözlemlerimiz de bunu doğruluyor.

Peki nasıl geldik bu hale, insanlığımızdan ne zaman çıktık? Bu kadar öfke nasıl birikti? Elbette ekonomik, sosyal pek çok bahane sıralanabilir ancak kesinlikle gerekçe olamaz.

Her sorununu çözmek için İslam’ın birleştirici gücüne güvenenler, karısına-kızına bu eziyeti yapanlar Müslüman değil mi? Günde 5 vakit camiye gidip namaz kılıp, eve gelip kızına tecavüz eden canavar, karısını dövüp dişlerini söken insan müsveddesi hangi dinden? Bu mudur hep övündüğümüz kadim kültürün mirası? Yazıklar olsun!

SİYASETİN SORUMLULUĞU

Bu noktaya gelmemizde elbette yıllardır gelip geçen, insana ve eğitime yatırım yapmayan iktadarların vebali çok büyük.

Bakın bu dönemde de iktidarın şiddet, şantaj ve rüşveti hiç bitmiyor.

Sokakta hak aramak isteyen vatandaşa uygulanan kontrolsüz şiddet, MHP’ye 11 yıl sonra birden hatırlanarak yapılmak istenen şantaj, milletvekillerine maaş zammı ve trafikte ayrıcalık ile verilmeye çalışılan rüşvet mide bulandırıyor.

Başbakan Erdoğan’ın tabiriyle onun görüşlerini benimsemeyenler çapulcu, fitneci, hain…

Kandil’de teröristle fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşanlar, her gittikleri yerde ‘Öcalan özgür kalacak yoksa…’ diye aba altından sopa gösterenler barış güvercini.

Ne oluyor, terör ne zaman meşrulaştı sorusunu soranlar bozguncu.

Bir akillenemedik gitti!


İlgili yazılar

Henüz cenaze yıkamak nihai hedef değildi

Mişli geçmiş zamanlardı.. henüz cenaze yıkamak, biz gençlerin nihai hedefi değildi. O zamanlar istikbal göklerdeydi… İlerde ne olacaksın dediklerinde herkes

TAYYİP’İN ‘ARTİZ’LERİNİN AÇILIM KABUSU

Tayyip’in heyet-i nasiha’sı, Papağan memurları göreve başladı. Tayyip’in söylediklerini tekrarlamak, kabul ettiremediğini ettirmek, sempati yaratmak, teröristlerle pazarlığı meşrulaştırmak, laik cumhuriyetin

NARSİSTLERE DİKKAT EDİN…

Çeşit çeşit insan  vardır. Ve çeşit çeşit düşünen insan.. Kimi insan hoşgörülüdür, kimi insan kindar…Kimisi çevresine sevgi saçar, kimisi düşmanlık…

Bir Cevap Yazın