Cehaletten öte bir şey

Cumhurbaşkanı seçimi için geri sayım sürüyor.

Yurt dışında yaşayan Türk vatadaşları bu seçimde ilk kez oy kullandılar.

Tersinden bakarsak kullanma-mayı tercih ettiler.

Çünkü yurtdışındaki kayıtlı seçmen sayısı, 2 milyon 798 bin 709.

Sandıklar kapandı ve Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler açıkladı; yurt dışında 232 bin, gümrük kapılarında 152 bin vatandaş oy kullanmış.

Türkiye için gösterge olabilir mi bilemiyorum.

Ben hala vatandaşların oy kullanmak için çaba göstermesini umuyorum çünkü seçime üç beş gün kala olanlar beni yeniden büyük bir kaygıya sevk etti.

Arınç’ın kahkaha atan kadınları hedef göstermesi… (Kahkahası ünlü biri olarak ben gerçekten korktum sevgili okur!)

Başbakan’ın mezhepçi – ırkçı söylemi… (Çorum ve Kahramanmaraş olaylarını bilmiyor olabilir ancak halen sınırımızda yaşananlara bakıp bu konuda bu kadar rahat konuşabilmesi bile beni yeterince dehşete düşürüyor.)

Bilal’in CHP’li Gürsel Tekin tarafından ifşa edilen, eğitime ayar verme girişimi… (Bir kız ve erkek çocuk annesi olarak tüylerim diken diken oldu.)

Bundan önce de pek çok emare vardı ancak, son birkaç günde ortaya çıkan bu görüntü tünelin ucundaki zifiri karanlığa işaret ediyor.

Hala bazı arkadraşlarımız saf saf kendi çevrelerine bakarak soruyorlar; “Ben vermedim o vermedi kim oy verdi AKP’ye?”

Bir örnek vereyim; internette yemek tarifleri veren Cahide ve arkadaşları veriyor oylarını.

Kendisi ve takipçileri, eşlerinin evden çıktıklarında kolları bacakları açık kadınları görerek çektikleri zulüm için çok dertleniyorlar. Hepimizi çarşafa girsek onlar da günaha girmeyecekler. Malum kişinin Kadıköy vapurundan inenleri gördüğünde çektiği ızdırap gibi.

Peki bu insanlar cahil mi?

Yani eğitimsiz, okuma –yazma bilmez mi?

Yanıldığımız noktalardan biri bu işte. Değiller, hepsi genellikle üniversite okumuş, teknolojiyi örneğin interneti gayet etkili kullanan kişiler.

Bundan eminim, zira Yalova’da meydana gelen 4.0 büyüklüğündeki depremin ardından, aralarındaki en çok okumuş yazmış kişilerden biri olan Yazar Abdurrahman Dilipak, Yalova’da meydana gelen depremleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şehirde olmasına bağladı.

Sizce bu da mı cehalet?

Değil dostlar değil, birbirlerini islam üzerinden vurmaya çalışıyorlar sadece. Ve bu söylemle gerçekten eğitimsiz, İslami IŞİD gibi algılamaya hazır kitleleri peşlerinden sürüklemeye çalışıyorlar.

Düşünüyorum da, Türkiye’nin zenginleri şimdiden Avrupa’da,  ABD’de yerlerini ayarlamış olabilirler. Çok kısa bir zaman diliminde ülkeyi terkedebilirler. İran gibi ülkelerde de bu süreçte böyle oldu. Tuzu kuruların herhangi bir kaygısı olmayabilir.

Biz ne olacağız kaygısı taşıdığımız için bizim de yerimiz ülkenin cezaevlerinde hazırdır zaten. Yani bizimde tuzumuz kuru!

İnadına kahkaha atarız.

 

 

 

 


İlgili yazılar

Çok Güzel Hareketler Mi Bunlar

Başbakan Binali Yıldırım, AKP içindeki politikacıların aksine “babacan” bir tavır sergiliyor. Yaptığı açıklamaların bir kısmında toplumun tümünü kucaklayıcı tavrı, içten

Kurultaydan Kılıçdaroğlu’na; “Yetmez ama yine de Evet…!”

CHP’nin 18. Olağanüstü kurultayı geçmişteki kurultaylardan farklı bir seyir izledi. Parti içi demokrasi açısından sınıfı geçen kurultay, bir yandan da

Cürmün kadar yer bile yakamıyorsun!

Bizden habersiz Ortadoğu’da yaprak kımıldamaz diyenler çocuklar ölürken nutuk atıyor. Filistin’de ölen çocukların sayısı 100’ü geçti. Çocuklar hangi ırktan hangi

Bir Cevap Yazın