CHP FABRİKA AYARLARINA DÖNMELİDİR

Türkiye tarihinin en karmaşık siyasi atmosferinde bir yerel seçim yapıldı.

Bu seçimin kaybedeni açık bir şekilde CHP oldu.

Kazananı zaten belli.

Ben seçim sonucunu şöyle okuyorum; yolsuzluk, hırsızlık, adam kayırmacılıktan yana sorunu olanlar ile bu durumdan beslenenler seçimini yaptı.

O halde basit bir mantık yürütünce görüyoruz ki; memleketin yarısı bir gün kendisi de o makama geldiğinde yolsuzluk, hırsızlık, arsızlık konusunda duyarsız kalacak.

Şimdi kalkıp CHP’ye, “seçmenin seviyesine inin!” denebilir mi?

Ben diyorum ki, fabrika ayarlarına dönün!

CHP’nin fabrika ayarları büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından yapılmıştı.

Bugüne değin, o çizgiden şaşmanız Partiye hiçbir şey kazandırmadı.

Türbanlı aday gösterdiniz, “kurt” işareti yaptınız olmadı.

“Düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısı” olmak da yetmediğine göre, özüne dönme vaktidir.

Yıllardır Türkiye’de Cumhuriyet’e karşı en amansız saldırılar yapılıyor, laiklik ve milli birlik tehlikede, halkçılık yerle bir, devrimcilik “öcü” olarak görülüyor. Sosyal devlet adı altında halk dilenciliğe alıştırılıyor oysa halkçılık demek devletin emeği ile yaşayanların yanında yer alması demektir.

Bu ilkeleri savunmak vatanı savunmaktır. CHP bu ilkeleri terk ettiği için yıllardır seçmen kaybediyor .

Bu nedenle, acilen fabrika ayarlarına dönmek gerekiyor.

CHP’nin fabrika ayarları, gelişmeye, çağdaşlığa, insan hakları gibi evrensel değerlere yabancı değildir.

Fabrika ayarlarına dönmek, Türkiye’yi evrensel hukuk normlarına kavuşturmak için çalışmak demektir.

CHP, ana muhalefet partisi sıfatını bir gün iktidara taşımak istiyorsa, iktidarın yalanları ile baş etmek istiyorsa, gerçekten bu halk için çalışıyorsa, bu iktidarın ayak oyunlarına onun seviyesine inerek değil, kendi özünü savunarak yanıt vermelidir.

Seçimlerden önce Selahattin Demirtaş çok önemli bir açıklama yaptı, hepimizin aklına gelen ancak ifade etmekten çekindiğimiz bir konuya parmak bastı. “ Bu iktidar sokaklarda Alevi çocuklarını avlıyor” dedi. Gezi olayları sürecinde sokakta dövülerek, vurularak öldürülen arkadaşlarımızın, çocuklarımızın hepsinin Alevi olmasının tesadüf olamayacağını söyledi.

Tek başına bu ihtimal bile, bir insanlık suçudur. Türkiye için büyük bir ayıptır.

Bu sorunu referansı din olan bir parti çözemez. Bunun da çözümü Altı Ok’un özündedir.

 


İlgili yazılar

CUMHURİYET BAYRAMINI KUTLAMAMAK!

Ne ilgisi var denebilir? Cumhuriyet ve diğer milli bayramlara, günlere, sembol ve değerlere karşı geliştirilen politikaların başlangıcı Newyork’taki İkiz Kuleler

Ay Yıldız’ın boynu 12 yıldır bükük

“Esad rejimini yıkacağız, bu böyle biline” Yıkıldı mı? Hayır.   Neredeyse kendi gidecek, ama Esad yeniden seçildi. Irak merkezi hükümeti

Doktor hatalarında sorumluluk ve yasal hak!

Dünya Tabipler Birliğine göre de, malpraktis “hekimin tedavi sırasında standart, güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavisini vermemesiyle oluşan

Bir Cevap Yazın