CHP’de Baskı İşe Yaradı

CHP’de Grup Başkanvekili sorunu çözüldü. Genel Başkanının adayı sıfatıyla seçimlere giren Ankara milletvekili Levent Gök, ilk iki turda yine Ankara milletvekili İzzet Çetin’in gerisinde kalmıştı. Bu durum CHP grubunda Kılıçdaroğlu’na karşı muhalefet olarak adlandırılmıştı. Oysa CHP tarihini hatta diğer partilerdeki Grup Başkanvekilliği seçimlerini hatırlayanlar için bu durum pek şaşırtıcı değildi.

Deniz Baykal’ın çok güçlü olduğu, grubuna hakim gözüktüğü 2003 yılında Oğuz Oyan ve Mustafa Özyürek’i seçtiremediğini hatırlarlar. 2007 yılındaki bir seçimde de Tacidar Seyhan’ı Baykal, “istiyorum” demesine rağmen o günkü CHP grubunda yer alan milletvekilleri seçmemişti. 2002 seçimleri sonrasında birinci parti olarak Meclise giren AKP’de Tayyip Erdoğan grup başkanvekilliği için başka isimler belirlemesine rağmen Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa grup başkanvekili olmuştu.

Diyeceğim şu: Grup başkanvekilliği seçimlerinde Genel Başkanların gösterdiği adayların seçilemediği çok seçim olmuştur. Ancak bu seçimlerin hiç birinde seçimi erteleyip, kendi adayı için milletvekillerine özel baskı yöntemlerine başvurulmamıştı. Levent Gök’ün  CHP grubuna başkanvekili seçildiği seçimde vekillerden biri şunu söylüyordu. “Bize deniyor ki oy pusulalarına el yazınızla adayların isimlerini yazıyorsunuz. Biz bu yazıları karşılaştırıyoruz ve kimlerin oy vermediğini tespit ediyoruz.”

Milletvekilinin “şeytanının aklına gelmez” dediği bu yöntem bana Önder Sav’ı hatırlattı. Önder Sav’ı yakından tanıyanlar anlatmıştı. Önder Bey, milletvekillerinin el yazılarını özel olarak inceler, yazılarındaki belirgin yazım biçimlerini tespit eder, el yazılarından tüm milletvekillerini tanırmış. Önder Sav’la uzun süre birlikte çalışmış olan Kılıçdaroğlu belli ki ondan çok şey öğrenmiş.

Aykut Erdoğdu’nun PM ‘den İstifası

Aykut Erdoğdu 24. Dönem CHP milletvekilleri arasında parlayan yıldızlardan biriydi. Yolsuzluklar konusundaki duyarlılığı ve bu konuda yaptığı çalışmalar kamuoyundan haklı olarak ilgi gördü. Erdoğdu aynı zamanda partinin kendini sosyalist olarak tanımlayan milletvekillerinden. Partide ki birçok milletvekilline akçeli konulardaki tavırlarından dolayı olumsuz bakar. Özellikle komisyon çalışmalarında CHP milletvekillerinin gerekli duyarlılıkları göstermediğine ilişkin yakınmalarını bilmeyen yoktur.

Erdoğdu, Kılıçdaroğlu’na her zaman bağlı kalmaya özen göstermiştir. Çünkü kendi milletvekilliğini ona borçlu olduğunu bilir. Kendisinin bürokrat, Kılıçdaroğlu’nun Grup Başkanvekili olduğu dönemde ortaya çıkan AKP’nin bedava kömür dağıtım skandalını birlikte belgelemişlerdi. Kılıçdaroğlu ile o dönem kurdukları ilişki, Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olmasıyla kendisinin de milletvekili olmasının yolunu açmıştı. O nedenle kendisini Kılıçdaroğlu’na karşı her zaman bir vefa duygusu içinde hissetmesine yol açmıştı. İşte bu vefa duygusu onun çelişkilerindeki temel nedenlerin başında geliyor.

Erdoğdu, son kurultayda PM listesini delen birkaç kişiden biri olmuştu. Partililer onun yolsuzluklar konusundaki başarısını onu liste dışından PM’ne seçerek gösterdiler. Ama kendisine oy verenleri mahçup eden bir kararla PM üyeliğinden istifa ederek Kurultay delegelerinin istemediği, kadın kontejanından erkek olarak aday yapılan Murat Özçelik’i PM üyesi yaptı. Bunun için delegelerden özür diledi dilemesine ama bu onu CHP’nin Murat Özçelik’le yaşayacağı sorunların sorumlusu yapmaktan kurtarmayacaktır.

Emine Ülker Tarhan’ın Parti Kurması

Geçenlerde Talat Atila, Emine Ülker Tarhan’ın parti kurmak için kolları sıvadığını yazdı. Talat Atila’nın kulis bilgilerine güvenirim. Bugün kadar yazdıkları, yalanlasa bile doğru çıkmıştır. Kendi kaynaklarımdan bu bilgiyi doğrulatamadım. Ama yeni parti kurmaktan ise kurulu bir partiye geçerek seçimlere CHP dışında bir partiden girme ihtimalinin olduğunu tahmin ediyorum. Muhtemeldir ki o parti DSP olacaktır. DSP üzerinde Metin Feyzioğlu’nun bazı operasyonlar yaptığı biliniyor.

Emine Ülker Tarhan’ın başında olacağı bir parti % 7-9 aralağında bir oy potansiyeline ulaşabilir. Barajı aşmasa bile hazine yardımı alacak olan böyle bir parti sonraki yıllarda kendisini kanıtlayabilir. Kılıçdaroğlu, bugünkü iki arada bir derede kalan çizgisini sürdürürse barajı dahi aşabilir. Emine Ülker Tarhan’ın kuracağı partideki en önemli sorun kurucu kadrolarının profili olacaktır. Çünkü Emine Ülker Tarhan’la aynı çizgide politika yapanların ortak özelliği, aynı düşünceleri savunmalarına karşın birlikte iş yapamayacak kadar bir birlerinden uzak insanlar olmaları.

Baykal’ın Antalya Başarısı

Olağanüstü kongre yapan Antalya il örgütünü Baykal’ın desteklediği aday kazandı. Baykal 2,5 yıl uğramadığı İl Başkanlığına ziyarette bulundu. Şunları söyledi:

Ne yazık ki 2,5 yıldır partimi ziyaret etme olanağını kaybetmiştim. Bugüne kadar bu konu ile ilgili hiç konuşmadım. Başım dik, onurlu şekilde geleceğim anı sabırla bekledim. CHP’ye yakışan il yönetimi, kültürü, ahlak ilkelerini özümsemiş bir il yöntemi oluşturulması ile huzur içinde Antalya il örgütünü ziyaret ediyorum. Benim için en büyük mutluluk olmuştur. Eskiden annemi ziyaretten önce partime gelirdim. Artık kimse dışlanmayacak. Bir partinin ilkeleri sadece üst yönetimi bağlayan ilkeler değildir. Her partili, il, ilçe yöneticisi ilkelere sahip çıkmalı. Ben ilkeye bakmam talimata bakarım söz konusu olamaz

Baykal’ın bu sözleri 2,5 yıl önceki Devrim Kök’ün il başkanı seçildiği Kongreyi hatırlattı. 2,5 yıl önceki olağan kongrelerde Kılıçdaroğlu’nun Şükrü Karaca, Gürsel Erol, Milletvekili Erdal Aksünger ve yine bir iki danışmanın yer aldığı mobil ekip, adaylara baskılar kurmuş, otel odalarında unvanlar dağıtmıştı. Kılıçdaroğlu’nun mobil ekibi Antalya il örgütünü Mustafa Akaydın’ın yönlendirmeleriyle param parça etmişti. Hatta mobil ekibin kahramanı rahmetli Şükrü Karaca’nın Antalya Milletvekili Arif Bulut tarafından otel odasında dövüldüğü rivayetleri yerel basına yansımıştı.

Bu kez seçimlere genel merkez karışmayınca, seviyeli bir seçim yaşandı. Bu seçimde kaybeden Baykal’la yıldızı barışmayan ama Genel Başkan tarafından parti meclisine alınan Gürkut Acar ‘dı. Olağanüstü kongrede Muharrem İnce’den desteğini çeken Baykal ve ekibi Kılıçdaroğlu ile barışmış oldu. Mobil danışmanlar ekibinin organize ettiği ekip dağıtıldı. Böylece önümüzdeki genel seçimlerde Antalya’nın tek belirleyicisi yine Deniz Baykal oldu.

 


İlgili yazılar

Reklamlar bitti!

AKP Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşçu, sosyal medya hesabından yazdı; “600 yıllık İmparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi” dedi. Daha

Kurşuna Sığınan Korkaklar!

Hukuk Devleti nedir? Aristo’nun temellendirmesinden sonra tartışılan üç kelime: Devlet.. hukuk.. demokrasi. Yani… Güç…para.. doyum. İnsanlık tarihinden itibaren tartışılan ve

Can Babama, Canım Babama…

Sevgili babacığım bu mektubu sana her zaman ki gibi yüreğimden yazıyorum. Sana ulaşacağını biliyorum zira bedensel bağımız kopmuş olsa da

Bir Cevap Yazın