CHP’NİN GİZLİ YASAKLARI

Atatürk’ün CHP’si ‘yeni’ olalı beri ciddi politika değişikliklerine gitti, buna da devam ediyor. Daha önce yazdığımız “CHP’nin Tehlikeli Rotası” yazımızda bunlara değinmiştik.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının totoliter tavrı, dikta hevesi ve Cumhuriyetin ilkelerini bir bir ortadan kaldırma uygulamaları azgın bir şekilde son sürat devam ederken, gözlerin çevrildiği CHP ne yapıyor?

AKP’li milletvekilleri Erdoğan’ın da talimatıyla 4+4+4 sistemi ile ilgili komisyonda kabadayılık yaptılar da CHP’ye malzeme çıktı. Bu kavga üzerinden şov yapmaya devam ediyorlar. İşin esasına hiç ama hiç girmeden, “AKP iktidarına ricalarla” muhalefet yapma anlayışını benimsediler.

4+4+4’ÜN YOLUNU CHP AÇTI

Getirilmek istenen bu 4+4+4 sistemiyle ne yapılmak isteniyor,
Türkiye ve gençlik nereye götürülüyor,
“Dindar gençlik yetiştirme” ile ne kadar ilgili, çağdaş toplum çabaları dinci topluma mı dönüştürülüyor,
-Cumhuriyetin ve ulusal bütünlüğün temeli olan eğitim birliğine darbe mi vuruluyor?

Türban’ı üniversitede serbest bırakmakla övünen, katsayı uygulamasına karşı çıkmayan, kuran kursları konusunda başını kuma sokan, dinci gençlik tartışmasında “Biz de karşı değiliz” diyen CHP, 4+4+4’ün yolunu açmış olamaz mı acaba? Bu konuda iktidarı cesaretlendirmiş olamaz mı bu politikalar?

YÖNETİCİNİN ACI İTİRAFI

Bu ve buna benzer çok sayıda kuşkular insanların kafasında yanıt ararken, yeni CHP’nin genel başkanı ve yöneticilerinin sus pus olmasında ince bir ayrıntı daha ortaya çıktı. CHP’nin en popüler yöneticilerinden birisi, bir dost ortamında bu konular açılınca ve partililerin şikayetleri aktarılınca bakın neler söylüyor:

“Biz artık türban, kuran kursu, imam hatipler konusunda konuşmayacağız, din konusunda görüş bildirmeyeceğiz. Bu tür tartışmaların bütünüyle dışında kalacağız.”

Sözler dikkatlice okunduğunda bu tavrın bireysel olmadığı anlaşılıyor. Yine anlaşılıyor ki, genel başkan ve yönetim kadrosu kendi aralarında bu konuda kesin ama ‘gizli’ bir karar almışlar.

CHP’de söz konusu din ve yan unsurları olunca parola belirlenmiş:
Duyma, görme, konuşma…
Toplum geriye götürülüyormuş, orta çağ anlayışı yerleşiyormuş, Cumhuriyet ilkeleri ayaklar altına alınıyormuş, özgür birey kul yapılıyormuş, kadın ve kızları eve kapatma yolu açılıyormuş, asrın en büyük devrimcisi Atatürk belleklerden siliniyormuş, Tayyip diktatörlüğü egemen oluyormuş, demokrasi ortadan kalkıyormuş…
Kimin umrunda.

ATA’NIN ŞU SÖZLERİNE DİKKAT

Yeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ve gerçek Kemalist CHP’lilere Atatürk’ün şu sözlerini bir kez daha hatırlatmak isteriz.

“Şimdi cumhuriyeti ve çağdaşlığı korumak için dinin sömürülmesine fırsat ve izin vermiyoruz. Bu dikta mıdır? Dinin sömürülmesine fırsat verdiğin anda ortalık tarikatlar, cemaatler, gizli medreseler, cinci hocalar ile doluverir. Hurafelere yeni hurafeler eklenir. Türbeler dolup taşar. Ümmetçilik hortlar. Dinciler toplumu baskı altına alırlar. Milli devleti örselerler. Zorlukla sağlamaya çalıştığımız birlik bölünür. Biz toplumu dayanışma, bütünlük ve barış içinde tutmaya çalışıyoruz. Arzumuz uygarlığa ve demokratik cumhuriyete yürümektir.”


İlgili yazılar

HANGİ BARIŞA YAKLAŞILDI

Bilinen son saldırılar üzerine yandaş medya ve televizyon kuruluşları yine aynı teraneye başladılar. Neymiş efendim, “Hükümet olumlu adımlar atmaya başlamışken,

KULLANILMA VE KULLANMA

İmam –Hatip okullarıyla ilgili yazdığımız yazılar dolayısıyla bizim İmam-Hatip okullarının düşmanı, hatta din düşmanı olduğumuzu iddia eden mailler aldık. Aslında

BİTMEYECEK VATAN AŞKININ ADIDIR FENERBAHÇE….

Ankara Fenerbahçeliler Derneği’nin Anıtkabir’e  düzenlediği  “Türkiye için adalet, Fenerbahçe için adalet” yürüyüşü Türkiye’nin gündemine barışı, yurtseverliği, birliği  sevgiyi; vatan satıcılarının

Bir Cevap Yazın