DAR AYAKKABIYLA YAŞAMAK

Emeğin en yoğun oluduğu kültürel ve sanatsal projeler maalesef para kazandırmıyor. Bu işten en çok dert yanan kimselerin ise hayat pratiklerine baktığınızda çelişkiler yumağı ile karşı karşıya kalıyoruz.  Sakın ha sakın bu türlerlerle polemiğe girmeyin. Tartışmanın sonunda mahkum olmanız garanti.

Kültürün, sanatın, sporun, siyasetin kısaca tüm yaşamın, yozlaşmanın ve dolayısıyla popülizmin kuşatması altında olduğu bir ortamda Ankara Sanat Tiyatrosu’nun bu yıl sahneye koyduğu ‘’Dar Ayakkabıyla Yaşamak’’ adlı oyununu izledim.   

Oyun, işçi ölümleri, açlık grevleri ve en fazla emekle en az parayı kazanan insanların hak mücadelelerini ve kapitalist dünyanın bu durum üzerinden bile kazanmaya çalıştığı rantı anlatan son zamanlarda komedi türü dışında izlediğim güzel bir dramdı.

Oyunculukları, rejiyi veya diğer detayları kritik edecek teknik bilgiye sahip değilim. Zaten kimsede bunları benden bekleyip merak etmez. Ama Türkiye’de yaşanan gelişmelere baktığımda at izinin çoktan it izine karıştığını söyleyebilirim.

Dar Ayakkabı ile yaşamak zorunda bırakılan insanlar ne zaman ki tamamen söz hakkını ele geçirir, işte o zaman kültürü, sanatı, siyaseti, sporu ve hayatımızı ilgilendiren her şeyi sağlıklı bir şekilde konuşmaya başlarız.

İnsancıl tavırlara bürünüp, bu topluma dejenerasyonu dayatan, popülizmi dayatan,  günü kurtarma peşinde olan, hedef kitlesini kandırıp amirine memuruna ve bir avuç elite şirin gözükmek için toplumu feda eden asalakları ve zihniyetlerini işgal ettikleri koltuklardan alaşağı edip, teşhir etmediğimiz sürece;

Dar ayakkabı ile yaşayanların hikâyelerini, acılarını, gözyaşlarını küçücük bir salonda o salona hiçbir zaman sığmadan yarım asrı devirmiş Ankara Sanat Tiyatrosu’nun sergilediği bir oyundan ibaret olduğunu sanarak yaşayacağız.

İnsan en kolay kendini kandırırmış!!!

Dar ayakkabılarımızdan kurtulup, hakikate gerekirse yalınayak koşmak gerek.

Sanata gerçekten emeğini veren tüm halkımıza ve sanatçılarımıza saygılarımla…


İlgili yazılar

BİBERİN GAZ HALİ

Yıllık iznimde dinlenip daha dinamik olmayı amaçlarken strese girdim. Çünkü izin için gittiğimi yer İstanbul’du. Orada yaşadıklarım kalsın istemiyorum. Kandilde

Demokrasi Sil Baştan

Tarihe mühürsüz referandum olarak geçen 16 Nisan 2017 tarihinden sonra “tarafsız” cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hiç vakit kaybetmeden kurucusu olduğu

KRAL ÇIPLAK!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Haziran 2013 tarihli Ankara konuşmalarının yankıları sürerken partisinin grup toplantısındaki Salı konuşması her şeyin üzerine

Bir Cevap Yazın