DARBE SADECE POSTALLA OLMAZ TAKUNYA SESLERİNİ DUYMUYOR MUSUNUZ?

Ethem’in katil zanlısı serbest bırakılmış,
tecavüzcüler görmezden gelinip sokağa salınmış,
tacizlere işlem yapılmamış, özgürlüklerine dokunulmamış,
pala ile halka saldıranlar, yaralayanlar,
silah doğrultanlar ellerini kollarını sallaya sallaya geziyor.
Neden çok basit:
“Sizdeniz amirim.”

Yobazlığa, gericiliğe, dinciliği, faşizme, diktatörlüğe direnenler,
aydınlar, sanatçılar, yurtseverler, devrimciler,
Atatürkçüler, cumhuriyetçiler,demokratlar,
demokrasiye sahip çıkanlar tutuklanıyor.
Neden çok basit:
“Size karşıyız.”

Kafaları, gözleri Taksim’den, Gezi Parkı’ndan daha çok Mısır’da.
Demokrasi katlediliyormuş, askeri darbe kabul edilemezmiş.
Halkına zulmeden, kurşun sıkan ayakta kalamazmış.
Esad için de böyle demişlerdi.
Peki Türkiye’de yaşananlar ne?
Ve bunları yapanlar ayakta kalabilir, iktidarlarını koruyabilirler mi?

Darbeye karşısınız, öyle mi?
O zaman medya patronları ve çalışanlarına yapılan bu baskıya,
muhalif olan gazetecilerin işten atılmasına,
yargının ve ordunun ele geçirilmesine,
sahte, çakma delillerle insanların tutuklanmasına,
iktidardakilerin yolsuzlukları gün gibi ortada iken sümen altı edilmesine,
insanların yatak odalarından ne yiyip içeceklerine kadar
özel yaşamlarına müdahale edilmesine,
Anayasa ile tanınmış demokratik gösteri ve yürüyüş hakkını kullananların üzerlerine Tomalarla saldırılmasına, kimyasallı sular sıkılmasına,
gaz bombardamına maruz bırakılmasına,
öldürülürmesine, ağır yaralanmasına neden ses çıkarmadınız?
Faşist anlayışlı yönetici ve polislerin zulmü, işkencesi ortadayken
neredeydiniz, ne diyordunuz?

Biz sizlerden karşı bir ses duyamadık.
Yoksa siz birilerinin G.t kılı olmaya mı çalışıyordunuz?

Mısır’da ve Türkiye’de yaşananlar üzerinden
birkaç soru daha…
Darbeyi sadece asker mi yapar?
Sivil darbe olmaz mı?
Darbe, demokrası ile gelemez mi?

Seçimle iktidara gelenler,
“yüzde 50 oy aldık” diyerek her istediklerini yapabilirler mi?
Seçimle iktidara gelenler daha sonra faşist olamazlar mı?
Faşist, tek adam diktatörlüğü peşinde koşanlara tepki için
4-5 yılda bir sandık konulması mı beklenmelidir,
bu yeterli midir?

Demokrasi sizce,
sorgulamak, soru sormak, haklarına sahip çıkmak,
düşüncelerine ve yasal eylemlerine saygı gösterilmesini istemek,
hukukun üstünlüğünü, kanunun egemen olmasını talep etmek,
yaşamlarına müdahale edilmesine karşı çıkmak değil midir?
Demokrasilerde ‘g.t kılı’ tanımı var mıdır,
g.t kılı olma hevesinde olanların egemen olduğu bir toplumda
demokrasiden söz edilebilir mi?
Din üzerinden siyaset yapmak,
dini devlet yönetimine egemen kılmak demokrasi ile ne kadar bağdaşır?

Hatırlatmak isteriz:
“Darbe sadece postalla olmaz,
takunya seslerini duymuyor musunuz?”


İlgili yazılar

UYGULAYICILARININ KALEMİNDEN KEMALİZM-1

Çok değerli Yakın Plan okuyucuları ülkemizin içte ve dışta pek çok sorunla yüz yüze kaldığı bugünlerde, geleceğimiz olan gençlerimiz, gelecekleri

Erdoğan AB’ye Meydan Okumuş!!

Avrupa’lı ülkelerle Osmanlı’nın ve şimdilerde de Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilişkileri tarihsel süreçte ortaya çıkan güçler dengesine uygun şekilde

Değişime sessiz kalma !

Türkiye büyük bir değişim(!) içinde; ‘Yeni Türkiye’nin bu anlamdaki yeni sloganı da ‘Gücü Keşfet!’ Hadi o zaman gelin birlikte kısa

Bir Cevap Yazın