DİRENEN GENÇLİĞE…

Türkiye önemli ve tarihi günler geçiriyor. Başta ODTÜ’lüler olmak üzere,
üniversite gençliği totoliter, otoriter yönetime, sultan-padişah Tayyip’e direniyor.

Çok da güzel yapıyorlar.
Biat etme zavallılığına, suskun kalma, verilen herşeyi kabul etme, sorgulamama korkaklığına başkaldırıyor, isyan ediyorlar.

Bilimadamlığını bir kenara bırakıp, kişisel çıkarları için hükümetin ve Başbakan Erdoğan’ın yörüngesine girmeyi kabullenen rektörlerine inat.

Helal olsun size.

Gençlere, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bugün yaşadığımız olaylar karşısında yol ve yön gösterici olacağını düşündüğümüz değerlendirmelerinden bazılarını hatırlatıyoruz. Güçlerine güç katacağına inanarak:

İnsan yaşadığı,
bulunduğu ve çalıştığı muhit içinde,
o devri sevk ve idare edenlerle beraber
ve bir görüşte olursa
aynı muhit ve devrin adamı olmaktan çıkamaz.
(M.Kemal ATATÜRK)

Devrim yasası,
eldeki yasaların üstündedir.
Bizi öldürmedikçe,
bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça,
başladığımız devrim ve yenilik,
bir an bile durmayacaktır.
Bizden sonraki dönemlerde de bu böyle olacaktır.
(M.Kemal ATATÜRK)

Umutsuz durum yoktur.
Umutsuz insanlar vardır.
Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.
(M.Kemal ATATÜRK)

Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse,
insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet
icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim.
Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin,
bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
(M.Kemal ATATÜRK)

Biz cahil dediğimiz zaman,
mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz.
Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.
Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi,
hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
(M.Kemal ATATÜRK)

Ey efendiler,
sorgulamayan insan cahildir.
Sorgulatmayan ise zalim.
(M. Kemal ATATÜRK)

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları!
Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz…
Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.
Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
(M.Kemal ATATÜRK)

Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri,
gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır.
Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil,
doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
(M.Kemal ATATÜRK)

Bütün dünya bilsin ki,
benim için bir yandaşlık vardır:
Cumhuriyet yandaşlığı,
düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı.
Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda,
bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.
(M.Kemal ATATÜRK)

Adımlarını, attığımız uygarlık ve yenilik adımlarına
uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler!
Bu gibiler hâlâ milleti aldatacaklarını
ümit ediyorlarsa bu ümitleri,
kendilerinin zarara uğramalarından başka
bir sonuç vermeyeceğine şimdiden emin olabilirler.
(M.Kemal ATATÜRK)

Uluslar,
egemenliklerini geçici bile olsa,
bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir.
Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir
ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir.
Meclislerin öyle kararları olabilir ki,
bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
(M.Kemal ATATÜRK)


İlgili yazılar

Halkın Oylarıyla Başlayan Diktatörlük Yolculuğu

İnsanları hatta tüm canlıları bir araya getiren ve bir arada yaşamaya sürükleyen nedenler vardır. Bu nedenler birbirinden farklı olsa da

Maabadı Koltuğa Sığmayan Teyzenin….

Demokrasi nöbeti nedeniyle geç gelen ve üstelik tıklım tıklım dolu otobüse Milli Kütüphane’nin önünden bindiğimde saat yaklaşık 21.45’ti. Otobüs ilerledikçe

Oyun çok büyük!

Ülkemizde siyasetçiler çocukları, kadınları kendi çıkarları doğrultusunda siyasetlerine alet etmekten hiç çekinmiyorlar. Bunun en bariz örneğini Ak Saray’ın mukiminden biliyoruz.

Bir Cevap Yazın