DÜNYA SÜT GÜNÜ İÇİN

Bir ulusun uyanışının simgesi olmuş bir şehir.

Bozkır, soğuk, yeşili az, binaları harap, yolu yok…

Ankara…

Uygarlığın nimetleri uğramamış olsa da bağımsız bir yurt, özgür bir ulus onun bağrından yeşerdiği için onurlu…

İşte bu kentte belediye başkanlığı yapmış olan Hacı Ziya Bey’e ait arazi bu onurun simgesi olarak Mustafa Kemal Paşa’ya armağan edilmiş…

Bataklık ve sazlıklarla kaplı da olsa 52.000 dekarlık bu koca arazi Mustafa Kemal,’i çocuklar gibi şen yapmaya yetiyor…

Bozkırın ortasında bir vaha yaratma düşü var…

Ama çevresindeki pek çok kişi bu arazide tek bir ağaç bile yetiştiremeyeceğini söylüyor. Aldırmıyor… Zira o çözüme odaklanmış bir beyne sahip…

Tarıma dayalı bir ülkede onlarca yıl boyunca süren savaşlar insan gücünü yok etmiş…

Tarım ve hayvancılıkta kullanılacak modern teknik, araç ve gereçlerle ülkenin kalkınmasını, köyün ve çiftçinin gelişmesini Türkiye Cumhuriyeti’nin merkezinden başlatacak adımı atıyor.

Islah çalışmalarının ardından fidan yetiştirme, bahçecilik, bağcılık ve hayvancılık alanlarında ülkesi ve yurttaşları adına yeni milli mücadele başlatıyor… Endüstriyel tesisler kuruluyor. Türkiye’nin ilk traktörünü de bu çiftlikte yine kendisi kullanıyor…

1937 yılında Atatürk tarafından Hazine’ye bağışlanan arazide ertesi yıl Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu örgütleniyor. Bu yıllarda Gazi Orman Çiftliği adı ile anılan çiftlik, 1950 yılında Atatürk Orman Çiftliği adını alıyor.

Yalnızca Türk tarımı ve hayvancılığının gelişmesi konusunda değil, aynı zamanda Ankara’ya nefes de aldıran çiftlik, sosyal yaşamın gelişmesi konusunda da öncülük ve örneklik yapıyor.

Ankara’dan yayılan ışık Türkiye’nin pek çok yerinde örnek alınıyor ve yaygınlaşıyor.

Bugün ise özellikle süt ve süt ürünleri konusunda ülkemizin en saygın merkezi durumunda…

Ankara’da ya da Ankara yakınlarında yaşayan benim yaşlarımdaki pek çok kişi Atatürk Orman çiftliğinin sütleri ile büyüdüler. Çiftliğin sütünden içen bir başka süt içemezdi. Şimdi çiftlik ürünleri ülkenin dört bir yanında satılıyor. O zamanlar karton kutular vardı. Şimdi, çok iyi tasarlanmış cam şişelerde sütler satılıyor. Litrelik şişeleri su soğutmak için kullanabiliyorsunuz. Özellikle 200 ml’lik küçük şişeler evde yaptığınız meyve sularını saklamak için çok pratik ve eminim benim oğlum gibi sizlerin de çocukları çok hoşlanacak.

Tesisler modern teknoloji ile donatılmış. Hijyen, en hassas oldukları konulardan ilki. Yoğurtta kullandıkları bakteri-maya, doğal yani katkısız. Evde yaptığınız yoğurtlar gibi güvenle tüketebiliyorsunuz.

Yok illa ben kendim yapmak istiyorum diyorsanız, bunun da çaresi düşünülmüş. İster inek, ister keçi olsun beş ve üç litrelik ambalajlarda üstelik mayası ile birlikte size bir telefon ya da bir market uzaklığında.

Peynirleri de çok lezzetli. Her zevke hitap edebilecek bir ürün yelpazesine sahip.

Ve dondurma… Eğer bugüne kadar tatmadıysanız size dondurma yediniz diyemeyeceğim…

Dünya 21 Mayıs’ta süt gününü kutlarken biz elimizdeki böylesine bir değerin ne kadar kıymetini biliyoruz, sorgulamalıyız.

Cumhuriyetin ve Atatürk’ün mirasını her geçen gün büyük özveri ve içten bir çalışma azmi ile bugünlere getiren tüm çiftlik çalışanlarını, özellikle Süt Fabrikasının Müdürü Yalçın Bey’i bir kez daha tebrik ediyorum.
Gelecek nesillerimizin de bu güzelliklerden faydalanabilmesi için çiftlik arazisinin doğal yapısının korunması konusunda tüm ilgililerden duyarlılık ve saygı bekliyorum.

Yıkmak, yok etmek anlıktır. İmar etmek zaman alır. Bilgi ister, emek gerektirir.

Nedeni ne olursa olsun nefesimizi beton binalara değişmeyelim.


İlgili yazılar

İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR!..

Kesintili eğitimi öngören teklifin yasalaşması ülkemizde bir dönemin kapandığının göstergesi oldu. Ne yazık ki, Türkiye’yi artık aydınlık bir gelecek beklemiyor!..

İNÖNÜ’DEN ŞÜPHELENMEKTE HAKLIYMIŞIM…

Ben bazı yazarlar gibi, “ben söylemiştim” diyerek böbürlenenlerden değilim. Ama, gelişmeler bazen böbürlenmeyi de gerektiriyor. Daha önce bu sitede Reyhanlı

Nazif Evren’i neden unutmamalıyız?

Geçen hafta, Dicle Köy Enstitüsünün kurucu müdürü, öğretmen Nazif Evren’i, ölümünün 18. Yılında bir saygı etkinliği düzenleyerek andık. Şair –

Bir Cevap Yazın