ERDOĞAN-ÖCALAN ANLAŞMASI

Bu kadar mı ‘koyun’, bu kadar mı ‘uyuşturulmuş’ bir ulus olduk.
Akıl, izan almıyor.
Mantık kabul etmiyor.

Bu ülkenin başbakanı yalan üstüne yalan söylüyor.
Dün söylediğini bugün, bir saat önce söylediğini hemen inkar ediyor.

Milleti ‘din hapı’ ile uyutuyor.
Ha bire din de din.
Kendisine ‘İslamiyeti yayma misyonu’ yüklemiş.

Dış politikadaki başarısızlıklar,
Komşularla düşmanlıklar,
ABD eş başkanlığı…

Ülke yangın yeri gibi.
Bir taraftan terör örgütüne sıcak mesajlar,
Gizli görüşmeler…

Diğer taraftan iç kamuouyana yönelik aldatmaca.
Terör örgütüne karşı sert çıkışlar.

Hepsi numara,
Hepsi yalan.

Yiyen olursa yediren bulunur elbette.

Lafı şuraya getireceğiz.

CHP Sözcüsü Haluk Koç, AKP’nin PKK ile yaptığı Oslo pazarlığını belgeleriyle açıkladı.

Lamı cimi yok.
Örgütle pazarlık yapılmış.
Metne dökülmüş.
İki taraf imzalamış.
“Hakem Devlet” İngiltere de arabuluçu veya tanık sıfatıyla imzayı basmış.

Anlaşmada neler var neler.

-Öncelikle “Taraflar” diyor. Kim bu taraflar? Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve terör örgütü PKK.

-Yeni Anayasa garantisi var.

-Öcalan’ın önerileri üzerinde çalışma, bunu kabul etme var.

-Komisyonlar kurulması, komisyonlardan iki kişinini İmralı’da Öcalan’ı ziyareti ve onunla görüş alışverişinde bulunmusı var.

-KCK operasyonlarının durdurulması, tutuklananların serbest bırakılması var.

Başka?

-Tüm askeri, siyasi ve diplomatik operasyonların ve eylemlerin durdurulması sözü var.

-Tarafların müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak yeniden bir araya gelmesi var. Tarih bile verilmiş.

Bir de söz var ki…

İddiaya göre, Başbakan Erdoğan’ın “Ben gönderdim” dediği MİT Müsteşarı Hakan Fidan, PKK temsilcilerine, “Başbakan Erdoğan, sorunların çözümü için Öcalan’ın görüşleri ile yüzde 90-95 aynı düşünüyor” demiş.

Oslo’da masada bulunanlar kimdi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ben gönderdim” dediği MİT Müsteşarı ile terör örgütü PKK’nın İmralı’daki, güya tutuklu, elebaşı Abdullah Öcalan’ın gönderdiği isimler.

Yani Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile PKK’nın başı Abdullah Öcalan, ruhlarıyla ve verdikleri talimatla, görevlendirdikleri kişilerle o masada karşılıklı oturdular. Pazarlık yaptılar.

Bir başka deyişle Oslo’daki imzalanan metnin altında Başbakan Erdoğan ve Öcalan’ın imzaları var.

Başka söze gerek var mı?

Bütün bu girişimler ülkenin bölünmesine katkı yapmaktır.
Terör örgütü ile pazarlık etmektir.
Anayasanın, TCK’nın, yasaların ve milletvekili yemininini çiğnenmesidir.

Bunların anlamı?

Açıkça söyleyelim; vatan hainliği.
Davanın görüleceği yer de Yüce Divan’dır.

Bu hükümet sonsuza kadar kalmayacak.
Başbakan Erdoğan, belki ilk etapta Köşk’e kaçacak.
O da ömür boyu orada oturamayacağına göre…

Gün gelecek devran dönecek.
İktidar değişecek.
(Korkuları bundandır. Onun için gelecekte hesap vermemek için bütün kaleleri işgal ettiler.)

İşte o zaman bu hesap sorulur.

İlgililere duyurulur.


İlgili yazılar

Mangal yürekli bir adam: Kamer Genç

12 Eylül’den sonraki günler, TBMM, siyasi partiler, dernekler, sendikalar dağıtılmış, yöneticileri gözaltına alınmış, spor salonları mahkeme yapılarak yargılamalar başlatılmıştı. Yüzbinlerce

Asıl Sorun Osmanlıca Değil

Küçümsemek için söylemiyorum, mezar taşı okumak için okullara ders koymak, oradan da toplumun geçmişiyle barışacağını, geçmişini bileceğini söylemek için evet

Cumhurçobanı ve sürü

Vatan haini Vahdettin de çobandı. “Bir millet var koyun sürüsü, ona bir çoban lazım, o da benim” diyordu. Atası Vahdettin

Bir Cevap Yazın