“FATİHA OKUMAK/EV HANIMI OLMAK”

Sorgun İmam-Hatip Lisesi öğrencilerinin öğretmenlerini protesto eden eylem haberi İmam-Hatiplere dair kimi gerçekleri anlatması bakımından hayli ilginçti.

17 Aralık tarihli gazetelerde yer alan habere göre, öğretmenler, öğrencilere “buraya Fatiha okumayı öğrenmek ve ev hanımı olmak için gelinir” demişler. Öğrenciler de öğretmenlerin bu sözlerini protesto etme gereği duymuş, bu sözleri kendilerine hakaret olarak algılamışlar.

Haberde bazı öğrencilerin görüşleri de yer almakta…

Öğrencilerin eylemlerine dayanak aldıkları “Buraya Fatiha okumayı öğrenmeye ve ev hanımı olmaya gelir” sözü ne kadar doğrudur bilemeyiz. Ancak deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki meslek dersi öğretmenlerinden bazıları böyle bir sözü söyleyebilir. (Baştan belirtelim diğer branş öğretmenleri de söyleyebilir, böyle bir sözü. Ama öğrencilerin sözlerinden bunu bir meslek dersi öğretmeninin söylediği ima ediliyor.)

Merkezi Sınav Meslek Derslerine İlgiyi Düşürür

1996 da İmam-Hatip Lisesinde öğretmenliğe başladığımda kat sayı uygulaması olmadığından öğrencilerin bütün hedefi üniversite sınavına hazırlanmaktı. Bu nedenle, Meslek derslerine olan ilgi, resim, müzik, beden eğitim derslerine olan ilgi düzeyinde idi. Elbette bütün öğrenciler için geçerli değildi bu. Ama genel yaklaşım böyleydi. Zaman zaman bu derslere olan ilgisizliği ortadan kaldırmak yada yeterli görülmeyen ilgiyi arttırmak için meslek dersi öğretmenleri, önceliğin bu dersleri öğrenmek olduğunu hatırlatan dini içerikli konuşmalar yapardılar. Bu telkinler dindarlık algısı yüksek öğrencilerde hayli etkili olurken kendini tamamıyla sınava adamış öğrencilerde o kadar etkili olmazdı.

İmam-Hatip ortaokulundan dindarlık algısı yüksek, din derslerinde başarılı olan öğrenciler liseye geçtiklerinde ergenlik ve üniversite sınavının baskısıyla, bu algılarının düzeyini epeyce düşürürler. Bu değişim meslek dersi öğretmenlerinin, öğrencilerinden bekledikleri ilgiyi görmemesine neden olurdu.

Haberden anlaşılıyor ki Sorgun İmam Hatip Lisesinde de benzer bir durum yaşanıyor.

B.C adlı öğrencinin “4 yıldır İmam Hatip Lisesi öğrenciyim, ancak, doğru düzgün mesleki dersi alanında hiçbir şey öğretilmedi. Matematik çözdüğümde, ‘Neden matematik çözüyorsunuz? Siz Fen Lisesi öğrencisi misiniz?’ diyorlar.” sözü kendi içinde çelişkiler, yanlış değerlendirmeler içerse de yukarıda anlattığımız gerçeği tümüyle ortaya koymakta.

Önce öğrencinin çelişkilerinden başlayalım.

Öğrencinin iddiasına göre “meslek derslerinde de doğru dürüst bir şey öğretilmemiş”. Elbette bu doğru değil. Doğru olmadığını ikinci cümlesinden öğreniyoruz. Diyor ki “Matematik çözdüğümde, neden matematik çözüyorsunuz diyorlar.”

Bir derste bir başka ders çalışılıyorsa, o derste o öğrencinin bir şey öğrenmesi mümkün müdür?

Neden Kur’anı Kerim Değil de Matematik?

Meslek dersini, bir başka ders çalışmak için fırsat gören öğrencinin bu çıkışı yapması sözlerini inandırıcı kılmıyor ama önemli bir sorunu dile getirdiği için üzerinde durmayı hak ediyor.

Öğretmenlik yaptığım yıllarda benim de derslerimde bir başka ders çalışan, sınava hazırlık soruları çözen öğrenci çok oluştur. İlk yıllar müdahale ederdim. Ancak zamanla bu eğilimle baş edemeyeceğimi gördüğümden, sesimi çıkarmazdım. Açıkçası öğrencinin şikayetçi olduğu öğretmeni kutluyorum. Doğru olanı yapıyor, en azından hala bu eğilimle mücadele edecek bir gücü, idealizmi kaybetmemiş.

Öğrencinin sözlerinde üzerinde durulması gereken asıl konu, bir İmam-Hatip Lisesi öğrencisinin, Kur’an’ı Kerim, Kelam; Hadis, Arapça gibi derslerde neden Matematik çalışmayı istediğidir. Matematiği, Kur’an Kerim dersinin önüne almasını sağlayan temel güdü nedir?

İşte bu sorunun cevabı sınava dayalı eğitim sistemidir.

Elbette bu durumun ortaya çıkışında üniversiteye giriş sınavında herkesi eşitleyen yeni uygulamanın payı büyük olmuştur. Ancak sorunun çözümü, geçmişte yapıldığı gibi kat sayılara dayalı yönlendirme değildir. Hem şu andaki uygulamanın, hem geçmiş uygulamanın yanlış olduğunu çok kez söyledik.

Geçmiş uygulama, meslek liselerine giden öğrencileri daha işin başında başarısız kabul eden bir yaklaşımla uygulanıyordu. Yeni uygulama ise meslek liselerinde meslek derslerini anlamsızlaştıran bir yaklaşımı kendiliğinden egemen kılmakta.

Sorgun İmam-Hatip Lisesinin öğrencilerinin eylemi, İmam-Hatiplerin de bundan fazlasıyla etkilendiğini göstermekte. Demek ki bu etki öyle noktaya gelmiş ki “Fatiha okumanın” önüne geçmiş.

Ev Hanımı Olmak

Gelelim öğretmene atfedilen sözün ikinci bölümüne: “Bu okula gelen ev hanımı olur”.

Bu sözün eğitim sistemiyle bir ilgisi yok ama eğitimi kuşatan, eğitimin informel yönünü belirleyen egemen kültürle yakından ilgisi var.

Öğrencinin bu kültürü okula taşıması doğaldır.

Ancak bir öğretmenin değiştirmesi, yok etmesi kendinden beklenen böylesi bir anlayışı okula taşıması, söz ve davranışlarına temel alması kabul edilebilir bir durum değil.

Buna rağmen bunun da bir gerçeklik olarak kabul etmemiz gerekiyor.

Daha beter, iğrenç, akıl dışı, değerlendirmeler yapanları da gördüğümüz için “ev hanımı olunur” sözü masum kalmakta. Hiç değilse öğretmen devamını söylememiş.

“Ev hanımı olur” sözü, bir kod, bir simgesel söyleyiş olarak kabul edildiğinde okula, okumaya cinsiyetçi bakışı ifade ediyor.

Bu bakışın toplumumuzdaki yerini biliyoruz, yanlış olan buna karşı mücadele edecek öğretmenin bu sokak diline, kültürüne yenik düşmesidir. Durumun öğretmenler açısından neden böyle olduğu elbette bu yazının amacını aşar.

Kısaca özetlersek, devrimci, değiştirici, dönüştürücü, özgürleştirici özelliklerini kaybetmiş kendisini “ne’liğine” teslim etmiş, neoliberal politikaların teknisyeni haline gelmiş öğretmenin acıklı halidir bu.

[email protected]


İlgili yazılar

DİNDAR MI DİN-İ DAR MI?

İktidara gelmeden önce, Erbakan Hoca’nın müridi iken, gömlek değiştirmeden, ‘değişip dönüşmeden’ Amerika, İsrail düşmanıydılar. Dindardılar! İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan,

Cemal Süreyya ödülü kazananlar belli oldu

Usta şair Cemal Süreya ölümünün 25. Yılında Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkez’inde düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Cemal Süreya Derneği tarafından

Cinayetlerin sıradanlaştırıldığı ülke

Farkında mısınız? Bu ülkede kadın ve çocuk cinayetleri kanıksandı ve bir gün sonra unutulur hale geldi. Bildiğinizi biliyorum! Çocukların ve

Bir Cevap Yazın