FÜZE GİBİ YÜKSELDİ

Hayat iktidar olana güzel.
Söz reklam gibi ama maalesef doğru.
İşçiler üç kuruş maaş için 18 saat çalışsın,
Memurlar aylık 50 lira fazla alabilmek için cop-biber gazı ve gözaltına alınsın…
Çiftçiler, aracılar para vermediği için ürünleri ürettiklerini yola döksün …
Gerçek sanayici düşük faizli işletme kredisi alabilmek için banka banka dolaşsın…
İktidar mensupları nimetleri paylaşsın…

FÜZE GİBİ YÜKSELDİ.

İşte son örnek…
Bağımsız olması gereken ve ancak daha çok AKP grup başkanvekili gibi davrandığı gerekçesiyle muhalefet partilerinin en çok eleştirdiği isim olan Cemil Çiçek yaptığı işin karşılığını aldı.
Ne gibi mi? oğlu Ahmet Çağrı Çiçek EPDK (Enerji Piyasaları Düzenleme Kurulu) yönetim kurulu üyeliğine atandı.
Karar resmi gazetede yayınlandı ve yürürlüğe girdi.

“Ne var bunda. Haketmiştir” mi diyorsunuz?
Öyleyse kısa bir özgeçmiş sunalım:
35 yaşında.
Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi uluslar arası ilişkiler mezunu.
Yaklaşık 10 yıl önce TBMM’de memur olarak çalışmaya başladı.
Babasının Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde Özelleştirme İdaresi’ne geçti.
Sonra, TEKEL’in iştiraki olan ama sigara üretmeyen Sigara Sanayii’ AŞ’de yönetim kurulu üyesi oldu.
Buradaki başarılarından sonra ballı kurumlar olarak bilinen EPDK’ya yönetim kurulu üyesi olarak atandı.

Cemil Çiçek oğlu Ahmet’in eşi yani gelini Seda Çiçek’i de Türk Akreditasyon Kurumu’nda işe başlattı.

İlginçtir; Çiçek oğlu Ahmet ve Gelini Seda’nın düğününü bugün Silivri’de neden tutuklu olduğu bile bilinmeyen Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın Gölbaşı’ndaki Patalya Oteli’nde yapmıştı. Üstelik de indirimli fiyattan…
Çiftin Nikah Şahidi ise Başbakan Tayyip amcasıydı.
O düğünde Prof.Dr. Mehmet Haberal da yeni evli çifte söylemesi ayıp hatırı sayılır bir hediye vermişti.


İlgili yazılar

Cumhuriyet Namusumuzdur

Cumhuriyet düşüncesi O’nda hep vardı. Daha askeri okullarda başlayan bir sevdaydı Cumhuriyet. 23 Temmuz 1919’da Erzurum’da not bile ettirmişti. Kongrenin

Çoğulcu demokrasiden dayatmacı devlete

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda devlet partisi kontrollü demokrasimiz, çok partili, sonra askeri darbeler ve koalisyonların ardından en son 12 Eylül 1980’den

Yeni bir döneme geçiyoruz…

Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimiyle demokrasimiz ve siyasetimizde bir dönemi bitirdik, yeni bir döneme geçtik. Ilımlı İslam modelini yaygınlaştırma kapsamında birlik

Bir Cevap Yazın