GEÇMİŞLE YÜZLEŞMEK, ÖYLE Mİ…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Kendi nizamını oluşturmak” için 10 yılda önemli adımlar attı. Bunu gizlemek için de sürekli olarak ‘baskın’ olmayı başardı.
“Millet iradesi” dedi.
“Geçmişle yüzleşmek” maskesini yüzünden indirmedi.

Geçmişle yüzleşmek adına Atatürk’e, cumhuriyetin kurucu felsefesine, ilkelerine, devrimlere saldırdı. “Yanlış yapıyorsun” diyenlere de “Geçmişinizle yüzleşmekten korkmayın” diyerek bıyık altından güldü.

Peki, acaba Sayın Başbakan geçmişiyle yüzleşti mi?
Ya da ne kadar yüzleşti?

İşte Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişinden kesitler:

“Elhamdülillah şeriatçıyız”
“Yılbaşına karşıyım”
“Ben tekkeye değil dergaha gittim”
“Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok”
“Her 10 Kasım’da yaygara kopartılıyor”
“İçki yasaklansın”
“İstanbul’u Medine yapacağız”
“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak”
“Sarık operasyonu çok komik”
“Yeşil (kaldırım rengi) medeniyettir”
“Taksim’deki caminin temelini inşallah atacağız”
“Sadece imamlar resmi nikah kıysın”
“Ben Millet Meclisi’nin de dua ile açılmasından yanayım”
“İstediğimiz nizamı iktidara getirmek noktasında gerekiyorsa ne yaparım dedim. ‘Papaz elbisesi dahi giyerim.”
“Ben İstanbul’un imamıyım”
“Bize göre demokrasi amaç değil, ancak bir araçtır.”
“Türkiye’yi İslam’ın devlet planı içinde düşünüyorum”
“Türkiye katı bir üniter devlet anlayışı içinde olmuştur”
“Mayo reklamı şehvet sömürüsüdür”
“Cumhurbaşkanı’nın imam hatipli olacağı günler yakındır”
“Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.”
“Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer, müminler askerimizdir.”

Sıralamaya devam edersek, liste çok uzar.

Sayın başbakanın “Gelişerek değiştim” ya da “Değişerek geliştim” diyerek bu günleri unutturması mümkün olabilir mi?

Bunları bilelim.
Çünkü bilmek sorgulamaktır.
Sorgulamak hesap sormaktır.
Hesap sormak ise demokratik yollardan iktidardan düşürmektir.


İlgili yazılar

Fettan!

Aslında çok varlıklı bir ailenin ilk göz ağrısıydı… Doğmadan hemen önce anne ile baba ayrılınca geleceğin dikenli yollarında yürümesi de

FÜZE GİBİ YÜKSELDİ

Hayat iktidar olana güzel. Söz reklam gibi ama maalesef doğru. İşçiler üç kuruş maaş için 18 saat çalışsın, Memurlar aylık

YORUMSUZ

Yeryüzünde hiçbir devrim, Kemalist Türk Devrimi kadar şaşkınlık yaratmadı. (Arnold Toynbee) Babam, “Ne olursa olsun Şerefinle yaşa oğlum” derdi. İşte

Bir Cevap Yazın