GENEL LİSELERİ KAPATMAK

SBS sonuçlandığında Fen, Sosyal bilimler ve Anadolu liselerine yerleşemeyen öğrencilerin velileri çocuklarının eğitimine devam etmesi için “genel lise” aramaya başladılar. Ne yazık ki tabelaları değiştirilmemiş liselerin artık genel lise olmadığını öğrendiler. İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurdular. Yetkililer çocuklarını ancak imam-hatip ve endüstri meslek lisesi, özel lise veya açık liseye kaydetmeleri gerektiğini telkiniyle karşılaştılar. Kendilerinin de elinden bir şey gelmeyeceğini söyleyerek, velilere Bakanlığın genelgesinden bir fotokopi verip gönderdiler.

Oysa onlar çocuklarını bu okullardan hiçbirine kaydetmeyeceklerini dile getirdiler. Sonrasında eğitim konularına duyarlı muhalif milletvekillerine, bu konularda kalem oynatan yazarlara başvurdular, kendilerinin sesi olmalarını istediler. Onlarda bunun gereğini yaptılar. Bu konuyu gündeme getirmeye çalıştılar.

Veliler haklıydılar.

Veliler çocuklarının SBS’de bir yere yerleşememesinin faturasını bu şekilde ödemek istemiyorlardı.

Lise programı uygulayan özel liseler çok pahalıydı. Açık lise ise tercihi ise gerçekten bir garabetti.

Uzaktan eğitimin örgün eğitim sayıldığını söyleyebilen bakanlık bürokratlarıyla karşılaştılar.

“Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül Ve Disiplin Yönetmeliği” 11. Maddesinde ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrencilere yönelik disiplin cezaları sayılır. (ç) fıkrasında yer alan ceza “örgün eğitim dışına çıkarmadır”. Örgün eğitim dışına çıkarmaktan amaç öğrencinin eğitimine açık lisede devam etmesidir. Oysa şimdi çocuklar SBS kazanamadılar diye öğrencisi olamadıkları orta öğretimden doğrudan çıkarılmaktaydılar. Bu uygulama garabet, iş bilmemezlik değil de nedir diye sordular.

Bir yandan zorunlu eğitimi 12 yıla çıkar, diğer yandan öğrencileri, zorunlu olarak istemedikleri eğitim kurumlarına gitmelerini isteyen bir Bakanlık vardı karşılarında.

Bu uygulamanın arkasında İmam-Hatiplere, özel okullara öğrenci zorunlu öğrenci göndermek isteyen bir zihniyet olduğunu dile getirdiler. Bunda da haklıydılar.

Ama bunun İmam-Hatipler e bir yararı olmaz. Yıllarca bu okulda çalışmış biri olarak başarısız öğrencilerin bu okula yönlendirilmesinden şikâyetleri iyi bilirim. Eğer bu okullara yönelik siyasal kurguların sahibi değilseniz İmam-Hatip programının en az Fen Liselerindeki öğrenciler kadar başarılı öğrenciler tarafından tam anlamıyla başarılabilinecek bir program olduğunu görürsünüz. Ama amaç kindar ve dindar nesil ise bu şekildeki okuldan “dindar” olmasa da “kindar” yetiştirme şansınız çok fazladır. Üstelik onların kini sanılmasın ki sadece bu sözü edenlerin hedef gösterdiklerine yöneliktir. Nerede ise tıpkı diğer liselerde olduğu gibi herkese yönelik bir kin ve nefrettir bu.

Benzer durum aslında Endüstri Meslek liseleri için de geçerlidir. Matematik ve fizik bilgisi olmayan bir öğrencinin elektrik ve elektronik bölümlerinde normal koşullarda başarılı olması mümkün değil. Yıllarca memleket meselesi deyip başarısız öğrenci yönlendirmesi yapmak hangi akla hizmet eder anlamış değilim.

Meselenin özünü gelirsek yanlışlık SBS’de değil. Kademeler arasındaki geçişi böyle bir sınavla yapmakta. Bu konuda çokça yazı yazdığımdan tekrar etmeyeceğim.

Ortaöğretim kurumlarını bu kadar çeşitlendirmenin hiçbir yararı yok. İmam-Hatipler dahil bütün meslek liselerini, Fen ve sosyal bilimler ve Anadolu liselerinin tümünü kapatmak, her türlü mesleki eğitimi yüksek öğretim programının içine almak gerek. Spor ve Görsel sanat liselerinin dışında tek bir lise ve öğrenci yönelimlerini destekleyen program ancak bu sorunu kökünden çözer.

Böyle bir çözümle ancak eğitimin temel ilkesi olan en iyi okul “eve en yakın okuldur” ilkesini uygulayabiliriz. Okullar arasındaki nitelik ve nicelik farkını en aza indirgeyebiliriz. Arka bahçe okullardan kurtulabiliriz.

Yönelim yerine yöneltmeyi, yönlendirmeyi esas alan programlar ve öğrenci düzeylerine göre belirlenmiş okullar ancak piyasalaşmış bir eğitimin hizmetçisi olur. Geçmişte ve bugün olduğu gibi…

Kısacası liseyi kapatmak değil doğrusu önüne uyduruk isimler takılan lise olmadığı halde lise sayılan okulları kapatmak gerek.


İlgili yazılar

CHP’de Baskı İşe Yaradı

CHP’de Grup Başkanvekili sorunu çözüldü. Genel Başkanının adayı sıfatıyla seçimlere giren Ankara milletvekili Levent Gök, ilk iki turda yine Ankara

Seçimin önemi

Güçlü bir iktidar… Anayasayı.. Yasayı yok sayacak kadar özgüven. Gelenekleri ters-yüz edebilecek kadar pervasız. Dostlukları, arkadaşlıkları bir anda yok sayabilecek

NAMIK’A MECLİS YASAKLANDI

Namık Durukan, önemli bir gazetecilik yaptı. Haberi buldu, aldı ve yazdı. Sonrasında bu haber, önce Ankara’nın sonra da İstanbul’un denetiminden

Bir Cevap Yazın