HALK TAYYİP’İ YENDİ

İsterseniz, yazının gerisini okumayın,
Ama en son söyleyeceğimizi başta söyleyelim:

Tayyip faşizmi halka yenildi,
Halk, faşizmin barikatlarını yerle bir etti.
Örgütlenmiş, yumruk gibi sıkılmış,
Kararlı, Cumhuriyet ve Atatürk ateşiyle yanan,
Elindekilerinin değerini bilen ve kaybetmek istemeyen,
Halkın önünde hiçbir güç duramaz.

Polis barikatları, TOMA ve zırhlı araçlar,
Biber gazı, sulu müdahale…

Hepsi,
Vız gelir tırıs geçer.

Tıpkı,
Ankara’da olduğu gibi.

Ankara’da umudumuz alevlendi,
Türkiye sathına yayıldı.

* * * * * * *

Gelelim ‘gurur’ eylemimize.

Ulus’taki Birinci Meclis önündeki ‘buluşma’ ya gitmek için evimizden çıktık.
Dikmen, Keklikpınarı’ndan.

HASTA VATANDAŞ EVİNDE YATMADI

Özel Halk otobüsüne bindiğimiz andan itibaret kısa sürede otobüs tıka basa doldu.
Kimisinin elinde Türk Bayrağı, kimisinin elinde Atatürk posteri.
Orta yaşın üzerinde bir karı koca girdi.
Boş olan tek koltuğa erkek oturunca şaşırdık.
Şaşkınlığımızın geçmesi uzun sürmedi. Aralarındaki konuşmadan erkeğin hasta hasta mitinge gittiğini öğrendik. Hasta vatandaş büyük bir gururla,
“Bu eyleme gidilmez mi, canımız feda olsun.”

POLİS DEVLETİ GÖRÜNTÜSÜ

Ulus’a gidinceye kadar, TBMM önünde, Kızılay’da, Sıhhıye’de ve nihayet Ulus’ta…
Sayılarının 10 bine yakın olduğunu öğrendiğimiz polisler…
Zırhlı araçları, biber gazları, kalkan ve coplarıyla,
Ankara’yı işgal etmiş.
Tayyip Erdoğan’ın ‘ileri demokrasisi’nin gereği,
Polis devleti görüntüsü.

KAFESE SOKULAN VATANDAŞLAR

Buluşmanın olacağı Birinci Meclis ve Atatürk Anıtının etrafına açılan bütün sokaklar
polisler tarafından kapatılmış.
Sadece birkaç nokta var meydanın nefes aldığı.
Öyle ki, iş hanlarının içlerinden çıkışların yapıldığı kapılar bile vatandaşa kapatılmış. Giriyorsunuz, ancak var olan 5 ayrı kapıdan çıkamıyorsunuz.
Sokaklar, caddeler polise teslim.

FAŞİZM GÖREV BAŞINDA

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu meydana geldi.
Bir süre sonra barikatları aşıp Birinci Meclise girmek istedi.
Yaşanan hengame sonrası biber gazları kullanıldı.
Kemal Bey ve milletvekilleri de nasiplendi gazdan.
Küçücük çocuklar, anneler-babalar, ihtiyar kadın erkek…
Hepsi gaz ile püskürtülmek istendi. Gözlerdeki yaş ve acı, boğazlardaki yanık ile.
Herkes sığınacak bir yerler aramaya başladı.

İlk panikten sonra vatandaş yeniden toplanınca bu kez su devreye sokuldu.
Çoluk çocuk demeden.

Hesap milleti tek yönden dağıtıp, evlerine göndermekti.
Üç kez tekrarlanan biber gazı girişimi sonrasında ortalık karıştı elbette.
Ancak, gelenlerin anlayışı, sağduyusu, polise yönelik ufak tefek saldırı girişimlerini büyümeden engelledi.

BAYRAK YERE DÜŞMEDİ

Müdahale edilen kişiler örgüt, kaçak, suçlu filan değil.
Cumhuriyet Bayramlarını kutlamaya çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları.
“Teröriste sarıldılar, vatanseverlere saldırdılar” kısacası.
Gaz yedi, ıslandı, joplandı; ama elindeki bayrağı yere düşürmedi Türk halkı.

BARİKATLAR YIKILDI

Yılmayan, kaçmayan, korkmayan halk karşısında ‘pes’ etmek zorunda kalan devlet ve onun polisi oldu.
Barikatlar yıkılınca, polisler bu kez geriye çekilmek zorunda kaldı.
‘Girilmeyecek’ denilen Birinci Meclis’e aktı onbinler.
Kortejin önü de, arkası da uçsuz bucaksız.
Sonu yok.

Büyük yürüyüş başladı.
Şarkılar söyleyerek, sloganlar atarak.
Yürüyüşe katılamayanların apartmanlardan, arabalarından el sallamaları, korna çalmaları, ayrı bir moral verdi yürüyenlere.

ANKARA ANKARA OLALI

Bir gazeteci olarak yıllardır mitingleri izlerim.
Cumhuriyet mitingleri de dahil.

Ama Ankara, Ankara olalı böyle bir kalabalık görmedi.
Biz, polis biber gazını ve suyunu yedikten sonra başladı yürüyüş.

Biz korteje katıldığımızda Birinci Meclis önünden Gar yönüne baktığımızda
ucu gözükmüyordu.
Gara ulaştığımızda, yaklaşık bir saat sonra, geriye baktık,
son yok.
Anıtkabire varışımız, çok uzun sürdü.
O da ne.
Tandoğan girişi kalabalık mı kalabalık.
Gelenler durduruluyor:
“İzdiham var, biraz boşalmasını bekleyin.”

İçeriye giriyoruz, Atatürk’ün mozolesi ile İnönü’nün mozalesi arasındaki o boşluk, iğne atsan yere düşmez örneği.

AKIN VAR AKIN

Ellerinde Türk Bayrakları, Atatürk posterleri her yaştan binlerce insan.
Akın akın giriyor, çıkıyor.
Usta’nın “Akın var güneşe akın! Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın” dizeleri aklımıza düşüyor o sırada.

Biz ayrıldıktan iki saat sonra arayan dostumuz,
“Çok kalabalık, içeri giremiyoruz, girenlerin çıkmasını bekliyoruz” diyor telefonda.
Mozolenin önündeki tablo ise anlatılacak gibi değil.
Yarım saatte ancak mozolenin önünden geçilebildi, çiçek ve bayraklardan mozole gözükmüyordu.
Gerisini siz düşünün.

1.250.000 ZİYARETÇİ

Anlatılanların özeti akşam saatlerinde Anıtkabir Komutanalığı’ndan geldi.

Daha Anıtkabir’e girişler devam ederken Anıtkabir Komutanlığı’ndan bildirilen mevcut giriş sayısı 1.250.000 kişi.

Verilen sayının ardından 3 saat daha giriş yapıldığı da ayrıca belirtildi.

Evet, umudun alevlenmesinin özeti bu.
AKP’nin, Başbakan Erdoğan’ın talihinin değiştiği gün.

Türkiye’yi güzel günler bekliyor.

* * * * * * *

TGB’YE ÖZEL ÖVGÜ

Cumhuriyet buluşmasının en özel övgüsü ise Türkiye Gençlik Birliği(TGB) üyesi gençlere.

Daha buluşma noktasına girerken güler yüzleriyle gelenleri karşıladılar.
“Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun, hoş geldiniz” diyerek.

Bütün eylem boyunca, polisin saldırıları sırasında soğukkanlılıklarını korudular, vatandaşların en önünde durdular. Ayrıca bazı gençlerin polise saldırılarını da yine onlar önledi.

Binlerce pırıl pırıl genç, sabahın erken saatlerinden,
akşamın geç saatlerine kadar bu büyük sorumluluğu üstlendi.
Alınlarının akı ile de çıktılar.

Yürüyüşe katılan binlerce kişi, Anıtkabir çıkışında bu kez de TGB’li gençlerin standına koşuyordu; teşekkür için…


İlgili yazılar

NİEMÖLLER’İ ANLAMAK

Bir rahibin altı çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi. Önce askerlik mesleğine atıldı. Birinci dünya savaşında komutanlığını yaptığı denizaltı ile İngilizlere

NAMIK’A MECLİS YASAKLANDI

Namık Durukan, önemli bir gazetecilik yaptı. Haberi buldu, aldı ve yazdı. Sonrasında bu haber, önce Ankara’nın sonra da İstanbul’un denetiminden

Zavallı Başvezir!

Adam, Anayasaya göre ‘tarafsız’ cumhurbaşkanı, bunun için yemin etti. Adam, “Anayasa, kanun falan tanımam, ne istersem yaparım” diyor. Adam, “Ben

Bir Cevap Yazın