İÇİM YANIYOR

‘Hukuksuz olarak yaptığımız hiçbir şey yok. Güçleri yetiyorsa yıksınlar. Yürütmeyi durdurdular, bu binayı durduramayacaklar. Açılışını da yapacağım, içine de girip oturacağım’
Bu cümleyi okuduğumda, nezaketiyle ünlü Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerinin sızladığını düşündüm.
Benim de içim sızladı, sızlıyor…
Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan Atatürk Orman Çiftliği arazisi Ankara’nın yaşam kaynağıydı. Arabası olmayan Ankaralılar, şehir dışına çıkamadıkları için, piknik sepetlerini kapar buraya gelir, ailece güzel bir hafta sonu geçirir, hayvanat bahçesini gezer, çocuklar bisiklete biner, ip atlar, koşar oynardı. Tam bir mesire yeri, şehrin göbeğinde bir oksijen deposuydu AOÇ.
Ankara’nın etrafında başka bir arazi kalmamış gibi yeni Başbakanlık Binası Atatürk Orman Çiftliği’nin göbeğine inşa edildi. Başbakanlık buraya gelince çevre yollar açıldı. Binlerce ağaç kesildi. ODTÜ yolu için yapılan eylemler gibi eylemler yapılmadı. Bir kaç cılız ses dışında kimsenin ruhu duymadı.
Daha önceden SİT alanı olarak kabul edilen binanın yapılacağı alan inşaatın yapılabilmesi için SİT alanı olmaktan çıkarıldı.
Bunca aydır uyuyan mahkeme dün uyandı.
Mahkeme Atatürk Orman Çiftliği içindeki 7 hektarlık arazinin SİT alanı özelliğinin kaldırılması yönündeki kararı bozdu.
Atatürk, bedelini bizzat ödeyerek kurduğu Orman Çiftliğini, hazineye bağışlamıştı. Ulu önderin Türk halkına mirası olan bu araziye böyle hoyratça sahip olmak için atılan adımla başlayan nadanlık ise burada bitmedi.
Kendisine, mahkeme kararı hatırlatılınca Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği yanıt, yapılan işlemin hoyratlığına adeta tüy dikti.
İşte sizden kalacak miras da bu nadanlıktır.
NOT: Kendileri eski Türkçe kelimeleri kullanmayı çok severler. Bu nedenle “nadan” kelimesini özellikle kullandım. (TDK: nobran, kaba, kötü, bilgisiz, cahil)


İlgili yazılar

Kızdıracak acı gerçekler!

Sultanımız, padişahımız Recep Efendi, “Çocuklarıma helal lokma yedirmedim” demişti. Kukla Başbakan Davutoğlu Ahmet, “Nerde bir zalim varsa onun yanında olacağız”

AYNA VE SINAV

Ortaçağın sonlarına doğru ayna kullanımı hayli artmıştı. Güzelliğin bir mit haline geldiği bir dönemde aynanın yaygınlaşması kozmetik endüstrisinin gelişimini destekleyen

ERDOĞAN-ÖCALAN ANLAŞMASI

Bu kadar mı ‘koyun’, bu kadar mı ‘uyuşturulmuş’ bir ulus olduk. Akıl, izan almıyor. Mantık kabul etmiyor. Bu ülkenin başbakanı

Bir Cevap Yazın