İNCE’YE KURULAN TEZGAHIN ANALİZİ

Bu analizi okuyan dostlara şunu ifade etmek isteriz öncelikle.

Biz yakınplan.tv olarak künyede yer alan yayın ilkelerimize sonuna kadar bağlıyız. Tarafız ama kesinlikle taraftar değiliz.

O nedenle son günlerin en tartışmalı konusu ile ilgili bilgilerimizden oluşan bir analizi kaleme almasaydık eğer, bu kesinlikle sizlere haksızlık olacaktı.

Analizimizi bu gözle değerlendirin ve görevimizi yaptığımıza inanın.

*************

Hatırlayalım.

MHP’nin TRT ve Anadolu Ajansı hakkında verdiği gensoru görüşmelerinde CHP Grubu adına Muharrem İnce konuştu ve bu kurumların bağlı bulunduğu Bülent Arınç’a ‘zor’ sorular sormuştu.

Arınç, bu sorulara yanıt veremedi, karizmayı da fena halde çizdirdi.

Bundan sonradır ki Arınç, başından sonuna İnce için kurgulanmış bir tezgahın sözcüsü, İnce’nin iddiasına göre de “organizatör” konumuna geldi.

CHP Grup Başkanvekili İnce, kendisine yönelen bu iddia ile iki buçuk yılı aşkın bir zamandır uğraşıyor. Biz de konumumuz gereği bu mücadeleyi yakından izledik. İddia sahibi ve arkasındaki ekibi yakından tanıma fırsatı bulduk.

Bildiklerimizi bu yazımızda hiç kullanmadan, analizimizi sadece yandaş basının yayınladığı belgeler ve düzenlenen fezleke ile sınırlı tutarak yapacağız.

Fezlekeye göre, Fatma Büyükkömürcü adında bir kadın ile Muharrem İnce arasında bir telefon mesajlaşması olmuş ve bu mesajlarda Sayın İnce, yandaş basının yayınladığı mesajları atmış. Bu mesajlar ‘cinsel içerikli taciz niteliği taşıdığından’ savcıya göre İnce’nin dokunulmazlığı kaldırılmalı ve yargılanmalı.

Olayın kısa özeti bu.

Şimdi bu noktadan itibaren birlikte düşünelim ve sorularımızı soralım.

Olayın birinci yönü

Fezleke dosyasında yayınlanan mesajlar bulunuyor.

Ancak bu mesajlar birer fotoğraftan ibaret.

Ortada bu mesajların yer aldığı telefon yok.

Fotoğraflanmış mesajları sizler de oluşturabilirsiniz.

Her hangi biriniz bir arkadaşın telefon numarasını telefonunuza Muharrem İnce olarak kaydedebilir ve arkadaşınızdan yayınlanan içerikteki mesajları atabilirsiniz.
Ekranınıza yansıyan mesajda gönederenin Muharrem İnce yazdığını göreceksiniz. Bunu da resimlerseniz işte size bir taciz delili.

Ancak savcılık makamı bunun delil olmayacağını bildiğinden olmalı, Telekominasyon Başkanlığından Muharrem İnce’nin telefon numarası ile Fatma Büyükkömürcü’nün telefon numarası arasında bir mesajlaşma olup olmayacağını istemiş.

Gelen bilirkişi raporuna göre, her iki telefon arasında bir mesajlaşma oldu ancak içeriklerinin bilinemesine imkan yok.

Yani ortada bir mesaj içeriği yok. Buna rağmen Muharrem İnce tarafından gönderildiği iddia edilen fotoğraflanmış olduğu herkesçe kabul edilen içerik var.

Sorulması gereken ikinci soru

Eğer ortada bir mesajlaşma varsa, ki resmi bilir kişi var olduğunu söylüyor, o halde mesajlaşmanın tarafı olan ve aynı zamanda taciz edildiği iddiasında bulunan Fatma Büyükkömürcü’nün mesajları nerede?

Savcılık makamı iddia için delil oluştururken neden diğer tarafın mesajlarının peşine düşmedi?

Açıklanması gereken ikinci konu da budur.

Üçüncü temel nokta

Eğer fotoğraflanmış mesajlar doğruysa, bir an için doğru olduğunu kabul edelim, fiilen yan yana gelmemiş, süreklilik içermeyen bu mesajlar cinsel taciz midir yoksa cinsel içerikli bir hakaret midir?

Bu sorumuzu somut hale getirelim. Kendinizi bir bayanla mesajlaşırken düşünün. Mesajlaşmanın bir anından sinkaflı, cinsel içerikli küfürler yazdınız, sözler ettiniz. Bu taciz mi olur hakaret mi?

Delil denilen belgeler bir tacize değil, olsa olsa bir hakarete delil olabilir. Oysa savcılık makamı hakaretten dava açma yerine neden cinsel taciz davası açma gereği duydu?

Nedeni basit. Olay hakaret davası olarak açılmış olsaydı kuşkusuz bu etkiyi yaratmayacaktı.

Savcılık İnce’yi mi hedef aldı

Savcılık makamı görülüyor ki Muharrem İnce’yi hedefe oturtmak istiyor. Bu çok açık. Öyle olduğu içindir ki İnce, avukatı aracılığıyla Savcıyı HSYK’ya ‘görevi kötüye kullanmaktan’ dolayı şikayet ediyor. Buna rağmen bugüne kadar HSYK bu şikayeti nedense gündemine almadı. Bu da üzerinde durulması gereken bir başka noktayı oluşturuyor.

Rüşvetin belgelerine(!) gelirsek

Gelelim yandaş gazetelerde yayınlanan rüşvet belgesine ve Fatma Büyükkömürcü ile Muharrem İnce’nin avukatı arasında yapılan protokole.

Yandaş basın bu belgeleri ‘işte rüşvetin belgesi’ diye yayınladı. Oysa bu belgeler Muharrem İnce’nin iddialarını tümüyle kanıtlayan belgeler. Sanırız İnce, bu belgeleri yayınladıkları için teşekkür ediyordur.

İnce’ye göre olay

Konuyu bazı gazetelerde Muharrem İnce’nin avukatı tüm yönleriyle açıkladı.

İnce’nin iddiasına göre, Fatma Büyükkömürcü kendisinden para sızdırmaya çalışan biri.

İşte bu belgeler de bunu kanıtlıyor. İddia edildiği gibi rüşveti değil para sızdırmanın belgeleri bunlar. Açıklayalım.

Fatma Büyükkömürcü, aracılar aracılığıyla davadan vazgeçmek için kendisine bir miktar para verilmesini söyler. Bunun üzerine İnce’nin avukatı Haluk Pekşen ile görüşür. Pekşen kendisini bürosuna davet eder. Pekşen, bu arada binadaki kameraları çalıştırır. Çünkü Fatma Büyükkömürcü’nün daha önce bu konuda sabıkalı olduğunu bilir. O davanın ayrıntılarına hâkimdir. Bunun için önlemlerini alır.

Tacize uğradığını iddia eden Büyükkömürcü, yalnız başına avukatın bürosuna gider. Avukat kendisine istediği miktarda parayı veremeyeceğini söyler. Ancak davadan vazgeçer ise yayınlanan protokol metninde yer aldığı gibi avukat giderlerini karşılamak için gerekli parayı teklif eder. Ve bunu da davadan vazgeçmek şartına bağlar. Aralarında yayınlanan protokol imzalanır. Ancak İnce’nin avukatı Pekşen, Büyükkömürcü’nün neyi planladığını önceden hesapladığı için bu parayı elden veremeyeceğini kendisine söyler. Kendisinden bir hesap numarası ister ve Bayan Büyükkömürcü, Garanti Bankası’ndaki hesap numarasını verir. Avukat Pekşen protokoldeki paranın bir miktarını yatırır. Fatma Büyükkömürcü de bu parayı bankadan çeker. Rüşvetin belgesi denilen Garanti Bankası’ndan alınan bu dekonttur.

Sorulması gereken sorular

-Taciz iddiasında bulunan Fatma Büyükkömürcü Avukat Haluk Pekşen’in bürosuna kolundan tutularak mı götürülmüştür?

-İki, bankadan parayı zorla mı çekmiştir?

-Ne zamandan beri banka dekontu rüşvet belgesi oldu?

Eğer amaç rüşvet vermek olsaydı para elden verilirdi. Oysa bu süreç başından itibaren İnce’nin Avukatı tarafından planlanmıştır. Çünkü hanımefendinin para sızdırma çabası belgelenmek istenmiştir.

-Bu sürecin son belgesi ise protokolde belirtilen paranın geri kalanını almak için Fatma Büyükkömürcü’nün İnce’nin Avukatı hakkında icra başlatmasıdır. Dünyanın neresinde rüşvet için icra başlatan biri vardır?

-Ayrıca bizim hukukumuzda rüşvet, veren için olduğu kadar alan için de suçtur. Yandaş basın vereni suçlu gösterirken alanı neden suçlu olarak göstermiyor?

-Daha da önemlisi bu protokol metni savcılığa bizzat İnce’nin Avukatı tarafından veriliyor. Dünyanın neresinde kendisine suç isnat edilmesini sağlayacak bir belgeyi Savcılığa teslim eden biri vardır?

Çünkü ortada rüşvet değil yapılan şantajın belgelenmesi söz konusudur.

İşin içinde CHP’liler de var mı

İşte olayın kısa özeti bu.

Ancak işin bir de kurgulanmasında rol alan insanlar bulunuyor.

İşin asıl önemli kısmı da burası. Tacize uğradığını söyleyen Fatma Büyükkömürcü İnce’nin Avukatı Haluk Pekşen’e kendisini Muharrem İnce’ye yönlendiren isimleri tek tek sayar. Bunların arasında ne yazık ki bir grup CHP’li de bulunmaktadır.

İşin bu yönünü zamanla açıklarız. Olayın biraz daha pişmesini birlikte bekleyelim.

Birkaç söz de Bülent Arınç’a

Sayın Arınç, size buradan ekmek çıkmaz.

Size önerimiz önce aynaya bakmanızdır. Hem iç bükey hem dış bükey bakınız ki samimi ve dürüst olasınız.

Haa bir de kendi etrafınıza, kendi partinize, bakanlarınıza, eski bakanlarınıza, göreve getirdiğiniz bürokratlarınıza bakın.

Eğer taciz ve daha kötüsünü görmek istiyorsanız.


İlgili yazılar

Büyük Tehlike Mezhep Çatışması

Önemli olan büyük resmi görebilmektir. Hani bilirsiniz zaman zaman yüzlerce küçük resimden ya da motiften çok büyük tek bir resim

NE GİYERSEN GİY – ME…

Beğenin beğenmeyin Türkiye Cumhuriyeti’nin halen yürürlükteki Anayasa’sı diyorki; Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Sonra diyorki; Türkiye

Zavallı Başvezir!

Adam, Anayasaya göre ‘tarafsız’ cumhurbaşkanı, bunun için yemin etti. Adam, “Anayasa, kanun falan tanımam, ne istersem yaparım” diyor. Adam, “Ben

Bir Cevap Yazın