NAMIK’A MECLİS YASAKLANDI

Namık Durukan, önemli bir gazetecilik yaptı.
Haberi buldu, aldı ve yazdı.

Sonrasında bu haber, önce Ankara’nın sonra da İstanbul’un denetiminden geçti.

Yayınlanmasına Milliyet’in en üstteki yöneticisi olan Derya Sazak karar verdi. Haberin manşet olmasına da.

Derya Sazak herhalde o an gazetecilik heyecanından ne yaptığının farkında değildi. Başbakan Erdoğan’ın habere kızacağını, patronu arayacağını, Hasan Cemal ve Can Dündar’ın işine son verilmesinin isteneceğini nereden bilsin.

Pişman mıdır?
Kimbilir?

Çünkü kendisi AKP döneminde TRT’de Fehmi Koru ile birlikte programlar yapıyor, Milliyet’te Genel Yayın Yönetmeni olmuş. Sonuçta AKP iktidarı döneminde el üstünde tutulan, itibar gören bir gazeteci.

Gazetenin sahibi Demirören’ler farklı mı?
Hayır.
Derya Sazak gibi, onlar da bu iktidarın nimetlerini yiyenlerden.
İddia o ki Demirören, Milliyet yöneticilerine “Başbakan benim velinimetimdir. İsterse bugün Milliyet’in kapısına kilit vururum” diyerek bu konudaki hassasiyetini(!) ortaya koymuş.

Duyduklarımıza göre, uzun görüşmelerden sonra, “Başbakan istedi Hasan Cemal hemen işten atıldı” denilmemesi için bir erteleme söz konusu. Şimdi Hasan Cemal, iki hafta yazılarına ara verecek. Geleceği ile ilgili karar daha sonraya bırakıldı.

Halbuki Hasan Cemal, Başbakan Erdoğan’ın ‘Hasan abisi’ idi. Tam da Başbakanın istediği, işine yarayacak adamdı bu dönemde. Öcalan’la geçmişte pekçok kez görüşmüş, sorunun çözümü konusunda hükümetle aynı düşünen, kısa bir süre önce Kandil’de PKK yöneticileri ile kahvaltı masasına oturan bir insandı.

Bu dönem çok farklı roller üstlenebilirdi Hasan Cemal.
Başbakanın tepki gösterdiği habere destek çıkıp, bu kez gazeteciliği savununca olanlar oldu.

Hasan Cemal pişman mıdır?
Gelinen bu noktada olabilir.

Sonucun bu olduğunu tahmin ederek mi haberi sahiplenmiş midir?
Emin değiliz.

Ama bir noktaya gelinmiştir ve kara listede yerini almıştır Cemal de. Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa daha sonra işsiz kalması büyük olasılık. Başbakanı arayıp pişmanlık dile getirmezse eğer. Ya da arasının çok iyi olduğu PKK yöneticileri Başbakan düzeyinde araya girmezse.

Derya Sazak için de tehlike henüz geçmiş değildir.

Peki muhabir Namık Durukan?

Namık Durukan ise tutanakların sızdırılmasından sonra BDP heyetiyle Kuzey Irak’a gitti. Ancak, daha önce kendisini el üstünde tutan BDP’liler yüz vermediler, neredeyse hiç konuşmadılar. Yüzüne bakmadılar, uzak durdular. Namık kendisini çok yalnız hissetti orada.
Belki de gitmemeliydi, orası tartışmalı.

Şimdilik Namık’tan mesaisini büroda geçirmesi, Meclis’e ve BDP Genel Merkezi’ne gitmemesi, oturduğu yerden, rutin, sıradan haberler yapması istendi. Ancak böyle korumaya alındı Namık.

Haberinle sadece Türkiye’de değil, dünyada da önemli bir gazetecilik yaptın da Namık, haber senin neyine(!) Otursaydın oturduğun yerde(!) de yöneticilerinin ve kendinin başını belaya sokmasaydın ya(!)


İlgili yazılar

CHP MEVLANA TEKKESİ DEĞİL

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Kafası karışık, Zihni bulanık. ***** “Dersim’de katliam oldu, Atatürk’ün haberi vardı” (Hüseyin Aygün), “Benim CHP ile

‘TÜRK MİLLETİ’ YERİNE ‘ANADOLU MİLLETİ’ Mİ

Türkiye gündemini uzunca bir süredir Suriye oluşturuyor. Suriye ile yatıp yine Suriye ile kalkarken bu arada AKP, ‘Türklüğü’ hedef aldı.

PARANIN ESİRİ OLMAK MI? SANATIN NEFERİ OLMAK MI?

‘Çok kazanmak isteyen kaybeder’ demiş, LA FONTAİNE. Tabiki para veya hırs ile ilgili söylenen bir çok söz var.İnsanlar genelde maddi

Bir Cevap Yazın