ÖLENİN SORUMLUSU KİM OLACAK

ABD’nin maşası olarak eylemlerine devam eden terör örgütü PKK, bağımsız bir Kürt devleti için silahlı mücadele ediyor.

Herkes biliyor ki, PKK’nın siyasi uzantısı, Öcalan’ın avukatları aracılığı ile dışarıdakilere talimat vermesi engellendiği için ve bölünmenin temelini oluşturacak Kürtçe’yi Türkçenin yanına ikinci bir devlet dili olarak yerleştirebilmek için açlık grevi başlattı.

Açlık grevine kimi milletvekilleri de destek vereceğini açıkladı. İşte tam da bu noktada Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamanın Türkiye ve Türk halkı için doğru olduğunu düşünüyoruz.

Yapılan başkaldırıdır, şantajdır, kullanılmaktır. Yapmayın.
Bunun ne size ne de Türk halkına faydası olmaz ve olmayacak.
Ölümüne neden olduğunuz insanların vicdan azabı ile yaşayacaksınız.

Kimse şunu sorgulamadı uzun yıllar bu ülkede:

“30 bin kişinin ölümünden sorumlu, idama mahkum edilmiş, yasa değişikliği sonrasında ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmiş” terör örgütü başının, avukatları aracılığı ile örgüte mesaj göndermesi, talimat vermesi hangi demokratik ülkede olabilir? Örneğin Amerika’da, Fransa’da, İngiltere’de, Almanya’da böyle bir duruma izin verilir mi?

Dikkat…
Bunu avukatları aracılığı ile yapıyor.
Bu sözde avukatlar, örgüt üyesi gibi davranırken, mesaj götürüp getirirken,
hangi ‘demokratik’ akıl bunu doğru bulur?

Bir başka sorgulanması gereken ise, sözde yapılan ‘Avukatlık’.
Kime avukat denir, görevi nedir?

Genel anlamı hukuk adamıdır. Hukuka uygun hareket eder. İnsanların yasalarla belirlenen haklarını savunur, korur. Ama hukuk ve adalet doğrultusunda yapar bunu.

Hiçbir koşulda hukuk dışılığı savunamazlar.
Avukatları, yani hukuk adamlarını bağlayan nokta, önce doğruluk, adalet sonra yasalardır.

Binlerce insanın katili (Abdullah Öcalan) de olsa bir insanın demokrasi ile yönetilen ülkelerde kendisini savunma hakkı elbette vardır. Ve bunu kendisi yapamıyorsa savunmanı aracılığı ile yapar.

Ama…
O avukatlar…
Bir süre sonra adaletin tecelli etmesi görevini bir yana bırakıp “sözcü” konumuna geçtiyse…

Ve…

Oradan her hafta alınan talimat dağdaki isyancıya hem açık hem de gizli şekilde o sözde avukatlar tarafından iletiliyorsa…
Kimse kusura bakmasın.
Bu görüşme bitirilir.

Ki;
Daha önce yapılmalıydı.

Onun için Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde terörle mücadele konusunda yüzlerce yanlışına rağmen terör örgütü ile sözde avukatlar arasındaki “postacılığı” engellediği için Erdoğan’ın doğru yaptığını düşünüyoruz.

Haaa…
Devam ettirebilir mi? Veya; Yeni bir Habur yaratabilir mi?

Evet.
Yaratılabilir.
Çünkü, “Rüzgar gülü” siyasetçilerimiz var!

Bir sözümüz de insanları ölüme götüren bu eylemi destekleyenlere..
Amaç ne olursa olsun, insanları ölüme teşvik etmek insanlık suçudur.
Kullandığınız bu insanları ölüme değil, yaşamaya, sorunları yaşayarak ve demokratik mücadele ile, hukuk içinde çözmeye yönlendirmektir.

Yoksa, ölümlerden siz sorumlu olursunuz.


İlgili yazılar

TOPLUMSAL TALEBİMDİR!

O kadar zengin topraklar üzerinde yaşıyoruz ki. Onca zenginliğimize rağmen o kadar varlık içinde yokluk çekiyoruz ki. İnsanın bunca olup

Acizlik değilse nedir?

Diyarbakır’da bir süredir çocukları terör örgütü tarafından kaçırılmış aileler oturma eylemi yapıyorlar. Sayıları son olarak 10’a ulaştı. Aileler devletin bir

Sözde Gazeteci Ve Hurufilik!

Ulusal Kanal’da; geçmişi karanlık, onlarca yıldır basın dünyasından tanıdığım, yazdığı birçok yazıda o konuyla ilgili temel bilgilere dahi sahip olmamasına

Bir Cevap Yazın