OLİMPİYAT RUHU SAVAŞ ÇIĞIRTKANINA İNANMADI

Ülkesindeki zulmü,
diktatör olma uygulamalarını,
demokrasiyi katletme adımlarını,
faşizmin ayak seslerini,
gizlemek için hormonlu sevinç gerekiyordu.
Olimpiyat tam fırsattı.
İstanbul, olimpiyatları aldı mı
uzunca bir zaman daha milleti uyutacaklardı.

600 kişilik bir beleş gezi daha yarattılar.
Sanki bir faydası olacakmış gibi.
915 bin lira sadece uçak parasıydı.
Artık yapılan masrafları siz düşünün.

Bizim diktatör de Rusya’dan Arjantin’e uçtu.
Yanında eşi ve 52 bin lira maaş aldığı söylenen danışman kızını da alarak.

Arjantin’de “gelin barış köprüsü kuralım” diye istedi olimpiyatları.
Sanki karşısındakilerle savaşıyormuş gibi.
Sanki karşısındakiler,
kendi ülkesindeki içeri tıkılanlar,
işkence ve zulüm görenler,
biber gazı, tazyikli su yiyenler, coplananlarmış,
kendi polisinin öldürdükleriymiş gibi.

Kendi ülkesinde barışı sağlayamayan,
demokrasiyi durağa gelinince inilecek otobüse benzeten,
yalan üstüne yalan söyleyen sanki kendisi değil.

Sanki Gezi Parkı eylemleri O’nun ülkesinde olmadı.
Sanki ‘kahraman’ ve ‘destan yazan’,
kendi insanına saldıran,
coplayan, biber gazı ve tazyikli su sıkan,
5 gencecik cana kıyan
O’nun polisi değil.

Sanki tutsak gazeteciler, tutuklu milletvekilleri,
uzun tutukluluklar O’nun ülkesinde değil.
Kanunsuz telefon dinlemelerinde,
muhaliflerin sahte ve düzmece belgelerle içeri atılmasında
sanki O’nun sorumluluğu yok.

Olimpiyat sunumunda ne biber gazı, ne toma…
Ne palalı, ne öldürülen, ne de gözünü kaybeden gençler var.
Ne evlerine gaz bombası atılanlar,
ne de yerde sürüklenip tekmelenen genç kızlar…

Ne katledilen ormanlar,
ne stadlarda yasaklanan sloganlar,
ne de dopingli sporcular var.

Bir de çıkmış barıştan,
olimpiyat ruhundan söz etti.

Makarna, soğan, patetes, kömür iş yapmayınca…
Kaybetti.

Elin oğlu bizi bizden iyi izliyor.
12 yılda nereden nereye geldiğini biliyor.
Yalanlara inanmıyor.
Ne de olsa, “lafa’ değil,
‘söyleyene’ bakıyorlar.

Ne kadar ‘kına’ edebiyatı yapsanız da,
“Müslümanları karşılarına aldılar” diyerek
işi saptırmaya çalışsanız da…

Yemediler, yemezler.
Çünkü ‘olimpiyat ruhu’ savaş çığırtkanlığı yapan
Tayyip’e inanmadı.


İlgili yazılar

YAVUZ SULTAN TAYYİP

Muhalefetin, aykırı düşünen, biat etmeyenin telefonlarını dinledi. Sahte evraklarla suçlar oluşturdu. Yatak odalarına kadar girdi. 3 -5 çocuk nöbetleri tuttu

Tireli Kardeşim Mehmet Yazar’a mektup…

Geçtiğimiz günlerde televizyonlarda küçük bir haber olarak geçti. Oysa tam da büyütülecek bir haberdi. Herkesin gözünü paraya diktiği, köşe dönmek

Niyet ortada

Sabrımızın sonu yok bizim. Milletçe çok sabırlıyız… Teröristler vurur sabrederiz. Madende ölürüz sabrederiz. Nelere sabretmedik? Eğitim sistemimizi oyuncağa çevirdiler sabrettik.

Bir Cevap Yazın