PKK HEDEFİ 12’DEN VURDU

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasından, bırakıldıktan sonra söylediklerinden çıkarılması gereken dersler var.

Gelecek eleştirilere aldırmadan, açık yüreklilikle konuşmak cesur insanların yapabileceği iştir. ‘Köle’ değilsek bunu yapmalıyız.

Euripides’in dediği gibi, “köle, düşüncesini söyleyemeyendir.”

Öncelikle ailesine ve görevinin başına döndüğü için mutlu olduğumuzu dile getirelim. Gerçi aksini hiç düşünmemiştik, sonucu biliyorduk.

Aygün’ün serbest bırakıldıktan sonra söylediklerini de sorgulamak, bazı ayrıntıların altını çizmek zorunluluğumuz var.

Sayın Milletvekili, kaçırılmasını ‘dağ macerası’ olarak nitelendirdi. Ve devam etti:

“-Örgüt siyasi propaganda yaptı. Dağdaki saatler boyunca son derece saygılı davrandılar.

-Eylemi yapan arkadaşlar, ‘Türk kamuoyuna barış ve ateşkes mesajı vermek istediklerini’ söylediler.

-Benden ateşkesin sağlanması için daha fazla çaba harcamam için ricacı oldular.

-Bu eylemi yapan arkadaşlar bu ülkenin genç arkadaşları. ‘Ölen askerlerin ve dağdaki çocukların bu ülkenin çocukları olduğunu, savaşın gereksiz olduğunu’ söylediler.

-‘İstediğimiz demokratik özerklik hiç de silahlı mücadeleyi gerektirmeyen taleplerdir, Avrupa’da da vardır. Bu bakımdan biz de yürüttüğümüz silahlı mücadelenin anlamsız olduğunu biliyoruz’ dediler.

-Evlerine geri dönmek istediklerini söylediler.

-Bu anlamsız savaşın bitmesi gerektiğini, Kürt sorununun çözüm için bugün parlamentoda 4 partinin bir araya gelerek çözülmesi gerektiğini söylediler.

-Elinde silah olan insanlar tarafından barış isteğinin dile getirilmesi bence çok önemli.

-Bana yönelik herhangi bir tehdit yok. Son derece anlayışlı bir yaklaşım vardı.

-Akan kanın durması için CHP’den ve benden daha çok çaba beklediklerini ifade ettiler.

-Bana karşı zor kullanılmadı. Bana silah bile doğrultmayacaklarını söylediler. Beni bir halk evladı ve dost olarak selamladıklarını söylediler.

-6-7 kişilik genç kişilerdi, Çok saygılı çocuklardı.Keşke bu toplumun içinde yer alsalar da üniversite okusalar.

-‘Ankara’ya barış ve müzakere mesajı vermek için yaptıklarını’ söylediler.

-Giderken sarıldılar öptüler. ‘Burada bulunan kardeşlerini unutma abi’ dediler. ‘Senden destek istiyoruz’ dediler.

-Ben de onlara destek olacağımı, barışın sağlanması için mücadele edeceğim konusunda söz verdim.”

Karakollar basan, bugüne kadar binlerce genç asker öldüren, köy basıp çoluk çocuk, kadın demeden kendi insanını katleden, Kürt vatandaşlara korku salarak korku imparatorluğu yaratan bir terör örgütü daha güzel nasıl anlatılabilirdi?

Elinde silah yıllarca terörist eylemlerde bulunan isyancılar, daha ‘temiz’ nasıl gösterilebilirdi?

Ellerinden kan damlayan bu teröristlerin aslında “barış” yanlısı oldukları daha sevecen nasıl takdim edilebilirdi?

Aslında ‘savaş isteyenin’, ‘masum’ gençleri öldürenin, kendi topraklarını ‘bombalayanın’, barış ve istikrarı bozanın, demokrasiyi ‘yok edenin’ asker ve güvenlik güçleri olduğu daha masum nasıl anlatılabilirdi.

Emperyalist Amerika ve Lozan’ın intikamıyla yanan Avrupa’nın kucağına oturmuş, maşası olmuş, içinde yedi milletten satın alınmış paralı elemanların olduğu terörist örgüt PKK’nın, ‘demokrasi ve barış’ istediği daha inandırıcı nasıl anlatılabilirdi?

Bunu yapacak bir ‘dost ve abi’ milletvekili gerekiyordu.

Ayrıca, devletin savcısına ve güvenlik güçlerine ifadeyi reddedecek, gidilen yeri söylemeyecek, kendilerini ele vermeyecek bir milletvekili olmalıydı kaçırılan(!).

Bunun için de Hüseyin Aygün’den daha uygun bir isim olamazdı.

PKK, Hüseyin Aygün’ü kaçırarak(!) hedefi tam 12’den vurmuş oldu.


İlgili yazılar

Mustafa Kemal Paşa Anadolu’da

Bir avuçtular. Yanmış yıkılmış savaş meydanlarında bir çelik kılıç gibi keskinleşmişler, karanlık gecelerde bir ışıltılı yıldız gibi umut veriyorlardı görenlere.

Umutsuzluk yok. Halkın iktidarı geliyor!

Nasılsınız sevgili okurlar? Ben iyiyim şükürler olsun. Hastalık belasıyla uğraşsak da, memleketin şu dingin hali huzur veriyor. Gerçi Beştepe’den ara

Türkiye Cumhuriyeti Muzaffer Olacaktır

Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet ile ilgili en çok bilinen sözlerinden birisi “Benim iki büyük eserim vardır. Birincisi Türkiye Cumhuriyeti diğeri

Bir Cevap Yazın