Şabanözü’nde bir seçim ayıbı!

Bayram tatili kısa, hafta içi yine iş var…  Ankara’nın kulağı dibinde bir yayla kasabası olan Şabanözü’ne gittik…

Hem serin hem sakin, oldukça güzel bir ilçe Şabanözü…

30 Mart seçimlerinde 6 zihinsel engelliye oy kullandırıldığı için seçimler iptal edilmiş. 6 oyla yarışı önde bitiren AKP’li adayla en yakın oy alan MHP adayı yarışa girmişler. Bu kez CHP’lilerin de desteğiyle belediye başkanlığı MHP’ye geçmiş.

Seçim sonrasında ilçe yeni kendine gelmiş.

Seçim gününe kadar güzel hizmet almışlar.Seçim sonucu açıklanınca, gece yarısı hizmetleri şıp diye durdurmuşlar…

Ankara Büyükşehir Belediyesinin yol yapım makinaları, dozerleri gece yarısı çekilmiş gitmiş ilçeden. Halk “Pazar yerine çok kalın bir asfalt döktüler. Bitireydiler iyiydi” diyor. Belediye artık kendi olanaklarıyla hizmet üretmeye çalışıyor…

Şabanözü, Türkiye’nin her yanı yanarken, serin buz gibi… Akşam olunca hava daha da serinliyor. Balkonlarda oturmak mümkün olmuyor…

Sessiz, yıldızlara yakın, candan birbirleriyle hala dayanışabilen ve yardımlaşabilen, geleneklerini sürdürmeye çalışan bir Anadolu kasabası Şabanözü…

Giderken yanıma Soner Yalçın’ın “Kayıp Sicil” ve Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın “Direne Direne Kazanacağız” adlı yapıtlarını aldım.

Öncelikle; Soner Yalçın çok önemli bir yapıt ortaya koymuş. Başbakan Erdoğan’la ilgili bir başvuru kitabı. “Erdoğan’ın Yolu” da olabilirdi kitabın adı. Çünkü çocukluğundan bugüne Erdoğan “nasıl beraber yürüdü bu yollarda” onu belge ve bilgileriyle anlatmış Yalçın… Yalnızca dipnotları bile bize birçok ayrıntıyı anlatıyor…

Kitap mutlaka okunacaklar listesinde olmalı. Belki anlatılanların çoğunu biliyor, tahmin ediyoruz. Ancak, Soner Yalçın titiz bir araştırmacı gazetecilik yaparak, en ince ayrıntıya kadar hiçbir noktayı atlamamış olması kitaba ayrı bir değer katmış… Her sayfada hafızamız yeniden tazeleniyor, yeniden düşünmeye zorlanıyoruz…

Gürkut Acar’ın “Direne Direne Kazanacağız” adlı kitabı da çok okunası bir yapıt olmuş. Bilgi Yayınevi’nden çıkan kitapta Acar; AKP iktidarına karşı yapılan mücadeleyi tanıklıklarıyla anlatmış. İnsan mücadele içinde belki yaşanan olayların, gösterilerin, direnişlerin anlamını, büyüklüğünü kavrayamıyor. Ancak Acar, kitabında bu mücadelenin resmen günlüğünü tutmuş bize sunuyor. Daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor…

İleride bu yılları araştıracak olan tarihçiler için bir yol haritası çıkarmış Acar… Mücadelenin şiddeti sözcüklerinde hissediliyor…

Kolay değil, ezici ve baskıcı bir rejime karşı mücadele etmek… Bu mücadeleye katılanları tek tek alnından öpmek gerek.

Yandaş olmak çok kolay ve birçok getirisi var. İktidar olanaklarından yararlanırsın, çocuklarını işe koyarsın, ihale alırsın, siyasal gücünü kullanırsın, çevreni ihya edersin…

Muhalif olmak kolay mı?

Bu işin sonunda baskı var, şiddet var, gözaltı var, dayak var. Hatta ve hatta Gezi Direnişinde olduğu gibi sopalarla, tekmelerle ölmek var…

O nedenle bu dönem öyle bir dönem ki, muhalif olmak için mangal gibi yürek gerekiyor. O yürek bu halkın yüzde ellisinden fazlasında var. Onlar gözlerini kırpmadan Cumhuriyet, Atatürk ve devrimleri için yollara dökülüp bu değerlere sahip çıkacağını gösterdiler. Göstermeye de devam edecekler…

Başından beri hep direnenlerin içinde yer alan, ortalığın yanıp kavrulduğu, 12 Eylül’den önce Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanlığı yapan, bugünün Antalya Milletvekili Gürkut Acar; gözlemlerini, tanıklıklarını ve duygularını anlatmış yapıtında…

Son yıllarda okuduğu kitaplara da yer vermiş. Alıntılar yapmış, okuyucuyu o güzel kitaplara da yöneltmiş… İnsan hiç sıkılmadan okuyor 500 sayfayı…

Her iki kitabı da ilgiyle okudum…

Şabanözü’nden Ankara’ya dönerken yol boyu geniş ovalara baktım. Ülkenin içinde bulunduğu tehlikeli durumu düşündüm, bir de direnenleri…

Gülümseyerek umut içinde baktım sararmış buğday tarlalarına…

Her iki yazarımızı da kutluyorum. Dostlarımın okumasını öneriyorum…

[email protected]


İlgili yazılar

Atatürk’ün Büyüklüğünü Anlatıyor Aslında

Ülkemiz hızla bir yerlere yuvarlanıyor. Tepetaklak. Ne zaman bitecek bilinmeyen OHAL koşullarında. Toplum ise uyumaya devam ediyor. Bu kez söyleyeceklerimizi,

OLMADI BE USTA….

Ne güzel yola çıkmıştık. Sizinle tanışınca hazine bulmuş gibi sevinmiş, çocuklar gibi şenlenmiştik. Büyük başarılara imza atacağımızı, sizden çoook şeyler

Ben önce anneyim

Değerli dostlar Kadın denilince orada biraz derin bir nefes alıp durmak gerekir. Neden mi? Çünkü kadın emektir; kadın yürektir; kadın

“Şabanözü’nde bir seçim ayıbı!” için 1 cevap

  1. Garagozak diyor ki:

    Soner Yalçınaa ait kitab takibimde en yakın zamanda okuyacağım.Şabanözünde serinledin.Şimdi hep beraber çalışma zamanı.Daha çok yayım ve bildiri.
    Yazın çok güzel Hocam seni yürekten kutluyor ve en yakın zamanda tereyeğlı sıkma borana yemeye bekliyorum.
    Bu arada dün geceden sana bol bol selam var.
    Sevgi ile kal.

Bir Cevap Yazın