SIRA CHP’NİN ADINI DEĞİŞTİRMEDE Mİ

Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Yeni CHP, Atatürk’ün kurduğu, İnönü, Ecevit ve Baykal’ın(arada Hikmet Çetin ile Altan Öymen’i de unutmamak gerek) genel başkanlığını yaptığı CHP’den farklı.

Öyle olduğu içindir ki, geçmişi bir kenara attılar, ‘Yeni CHP’ dediler.
Kılıçdaroğlu’nun yeni CHP’si, bugüne kadar eski(!)CHP’nin savunduğu neler varsa hepsine sırtını döndü.

6 Ok’a bile sahip çıkamıyor.

Devrimcilik’ten söz etmiyor.

Milliyetçilik’i ağzına bile alamıyor.

Laiklik, konuşulmaması gereken ilkelerin başında geliyor.

Cumhuriyetçilik’e gelince. AKP ile Cumhuriyeti kötüleme yarışına girdi.

Devletçilik ise, ajandalarında hiç yer almıyor.

Halkçılık ? “Halka daha çok gideceğiz” demekle yetiniyor.

“Yeni CHP’nin Tehlikeli Rotası” yazımızda şunları söylemiştik.

-Atatürk’ü, laikliği, Cumhuriyetin ilkelerini, üniter yapıyı ve bölünmez bütünlüğü ağzına alma,
-TSK’ya hiçbir koşulda sahip çıkma, destek verme. Tam tersine Askeri suçlamada AKP ile yarış. Her zaman bir adım da ileride ol.
-Tarikat ve cemaatlere saygı duyun, onlar aleyhine konuşmayın. Türbana destek çıkın. Arapça derslerine, küçücük çocukların din eğitimi almalarına, Kuran kurslarına gitmelerine itiraz etmeyin.
-Ulusalcıları, laikleri, Atatürkçüleri-Kemalistleri, Fetullah Gülen’e söz söyleyenleri partiden uzaklaştırın. Bunu dillendirenleri disipline verin.
-“Laiklik tehdit altında değil”, “İrtica tehlikesi yok”, “Yargıda cemaat örgütlenmesi yok”, “Sabahattin Ali’yi CHP öldürdü”, “Atatürk’ü Koruma Kanununa ihtiyaç yok”, “Dersim’de katliam oldu, Atatürk’ün haberi vardı”, “Tekke ve zaviyeler açılmalıdır”, “Andımızı tartışmaya açabiliriz” deyin.
-CHP’nin örgütlerini silbaştan yenilemeye devam edin. 1.5 yılda 4 kez MYK, 5 kez İstanbul il başkanı, 3 kez Ankara il başkanı değiştirildi, ama yetmez. İl ve ilçe başkanlarının, kadın ve gençlik kollarını büyük oranda halletiniz ama o da yetmez. Arada kaçaklar olabilir. Değiştirmeye devam edin. Geriye kalanları da temizledin mi Yeni CHP tam olarak yerleşmiş olacak.”

Bunları sizlerle paylaştıktan sonra umut verecek bir adım atıldı mı? Kesinlikle “Hayır”
Peki, gözlemlerimizi destekleyecek yeni gelişmeler oldu mu?
Kesinlikle “Evet”

Nasıl mı? Şöyle:
-Kemal Bey, Yeni CHP’nin genel başkanı olarak AKP’nin dikta rejimini, baskıcı tutumunu “AKP’ye bakınca 1940’ların CHP’sini görüyorum” diyerek eleştirme yolunu seçti.
-Parti yöneticilerini toplayarak, “Kuran kursları, türban, imam hatip, din tartışmasına asla girmeyeceğiz. Bu konularda kesinlikle konuşmayacağız” kararı aldırdı.
-Cumhuriyet ilkelerini ve laikliği mezara götürecek 4+4+4 yasasını vatandaşa anlatamadı. Komisyonda ve genel kurulda Yeni CHP milletvekillerinin ‘dayak yeme’ şovunun ötesinde karşı duramadı. (Çünkü, laiklik demeden, Atatürk ilkeleri, Cumhuriyet değerleri sözlerini ağıza almadan karşı durulamazdı)
-Nitekim, 4+4+4 yasasını protesto için Ankara Tandoğan Meydanı’nda miting gibi ‘grup toplantısı’ yaptı. Hükümete yüklendi. Bir saat süren konuşmasında ağzından bir kez olsun Atatürk, laiklik, Cumhuriyet ilkeleri çıkmadı. “İlköğretimde, Arapça ve Kuran öğretmenin ne anlamı var” diyemedi.
-Bir televizyon kanalına çıktı, ısrarla “Poliste, yargıda Fetullahçı yapılanma var diyemem. Elimde belge olmadan söyleyemem” dedi. O kadar itiraf, o kadar yazılmış kitap olmasına rağmen.
-Fetullah Gülen Türkiye’ye dönerse ve kendisi ile görüşmek isterse görüşebileceğini de açıkça söyledi.
-CHP Genel Merkezi’nde ‘Fetullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen isimlerle’ görüşme
yaptı.
-Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, Fethullah Gülen’e yakın, yandaş Sabah gazetesinde yazam Mahmut Övür’e aynen şöyle dedi:
“Önümüzdeki kurultay dönüm noktası olacak. Biraz bekleyin. Yeni CHP o zaman şekillenecek. CHP, milliyetçi-ulusalcı solla ilişkisini kesmeli.”
-Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında CHP’nin çatı olduğunu anlatırken,Mevlana’dan,Yunus Emre’den söz etti. Ağzına Mustafa Kemal’i almadı.

ŞU NOTA DİKKAT

CHP kulislerinde “Parti içinde huzursuzluk görüntüsü vermemek için” veya “Parti yönetimine itiraz etmeyip ikinci kez milletvekili seçilme” amacıyla sesini çıkarmayan milletvekilleri de var.

Gazetecilikte ‘kulis’ haberciliği önemlidir. Özel sohbetler yapma olanağı bulunur. Bu sohbetlerin bir kısmı ‘yazılmamak üzere’, bir kısmı ‘isim vermemek koşuluyla yazma’ şeklinde olur. İşte hafta içinde konuştuğumuz bazı milletvekillerinin kaygılarını ortaya koyan bazı notlar:

-Yeni CHP olarak büyük bir heyecanla girilen ilk seçimde yüzde 26 oy alınabildi. Bütün ideolojik sapmalara karşın beklenen olmadı.
-Seçim sonrası CHP’den kopan oylar irdelenmedi. CHP’li bile olmayan malum danışmanlar ve milletvekilleri genel başkanı yanlış yönlendirmeye devam etti.
-İnsanlar artık Yeni CHP’ye güven duymuyor. 2014 yılında yapılacak yerel seçimlerde de beklenen oyların gelmesi zor.
-İşte tartışma ve genel başkanın liderliği o zaman sorgulanmaya başlanır.
-O danışmanlar ve akıl hocaları başarısız sonuç sonrasında “Biz aslında doğru yoldayız ama halkımız CHP ismine oy vermiyor. İsmini mi değiştirsek” önerisi bile getirebilirler. Genel başkanın bunu şiddetle reddeceği konusunda bile şüphelerimiz var.

OLUR MU OLUR
Bizim sözümüz ise “Herşeyi yaparlar, nitekim yapıyorlar da. Ancak buna cesaret edemezler” olsa da şöyle düşünmekten de kendimizi alamıyoruz:
“Yeni CHP bu. ‘Olmaz’ olmaz. Ya da olur mu olur. ‘Olmaz’ denilen neler oldu neler. Bekleyelim görelim.”


İlgili yazılar

Bir dostun ardından

Küçük yaşlarda Ankara’nın Babiâlisi denilen Rüzgarlı Sokak’te gazeteciliğe başlayan Naci Alan arkadaşımız Hak’kın rahmetine kavuştu. Gazeteciliğe başladığı zamanlarda Rüzgarlı Sokak

Demokrasi Fıtratımız

Her yeni güne kavram gündemleri yaratarak demokrasiyle örtüştürmekteki siyasi becerilerimize Kerbala’nın Dersim olayıyla benzeştirilmesi,  Amerika’yı  Kristof Kolomb’dan 314 yıl önce

Tanrı ve özgürlük

Tanrının hediyesidir özgürlük. İnsani taleplerimizin açığa çıkması ve karşılanmasıdır. Ve bu taleplerin karşılanıp karşılanmaması oranında özgürdür insanoğlu. Peki özgürlük algısı ve

Bir Cevap Yazın