TELAŞA GEREK YOK, BEKLEYİN…

Söylediği sözler, yürüttüğü politikalar nedeniyle BDP’de olması gerekirken CHP’den vekil seçildi.

CHP’de ‘tabuları’ yıkarak, partinin geçmişine, Atatürk’e yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Dersim ‘soykırımının’ sorumlusu olarak Atatürk’ü gösterdi.

Kamuoyundaki algıya rağmen “Kürt Milliyetçisi” değil. “Zaza” ve zazaca kitap yazacak kadar diline hakim.

Kürt Milliyetçisi değil,ama devletin Kürt politikasını en sert eleştirenlerden,
rastlantıya bakın ki PKK kaçırmak için O’nu seçti.

Şaşırmamak elde değil.

Tunceli Valisi beyfendi, beklenen açıklamayı yapmış: Milletvekili Aygün Ovacık çıkışı kaçırıldı.

Sayın Valiye bravo. Bu kadarından haberi var.

Şemdinli olayları ortadayken, yurdun her tarafında terörist eylemler varken, bu anlamda en kritik il olan Tunceli’de bir milletvekili korunamıyor. O ile gelen milletvekillerinin yanına birkaç koruma vermeyi düşünmek için üstün zeka mı gerekiyor acaba?

Devleti yönetenlerin, Başbakanından bakanına, valisinden kaymakamına, il ve ilçe emniyet müdürlerine kadar, bu kadar öngörüsüz olmaları bir rastlantı mıdır?
Yoksa işi ehline vermek yerine yandaşlara, partililere, eş-akrabaya verilmesi ile ilgili midir?

Öyleyse bu utanç kimin, ya da kimlerin. Devleti, ülkeyi ‘milletvekili kaçırılan, milletvekilini bile koruyamayan’ bir hale sokmanın utancı kimin?

Olaya biraz daha derinlemesinden bakalım. Milletvekili Aygün’ün kaçırılmasının perde arkasında neler olabilir.

-CHP Meclisi terör konusunu görüşmek üzere olağanüstü toplantıya çağırdı. AKP ve MHP karşı çıktı. Büyük bir olasılıkla bu toplantı yapılamayacak. Milletvekili Aygün’ü kaçırarak Meclis’in toplanmasını sağlamaya mı çalıştılar. Çünkü Meclis’in toplanması demek, onlara göre olayların büyüklüğünü gösterecek, anadil, Öcalan’a ev hapsi, Öcalan’ın muhatap alınması, Oslo müzakerelerinin yeniden başlatılması gibi konuların yeniden konuşulup tartışılmasını sağlayacaktı. Vekil kaçırmanın gerekçesi bunlar olabilir mi?

-Şemdinli’de PKK’nın girişiminin başarısız olması, bir kez daha devletin güvenlik güçlerinden hak ettikleri dersi almaları, öldürülen terörist sayısının fazlalığı kamuoyunda ve basında yer alıyordu. Kaçırma olayı bir anda bunun önüne geçti. Kendi başarısızlıklarını örtmeye yönelik bir girişim olabilir mi?

-Güvenlik güçlerinin Tunceli sınırları içindeki operasyonlarında sıkışan örgüt, bu operasyonların durdurulmasını sağlamak amacıyla yapılmış olabilir mi?

-Kendi yandaşlarına ve örgüt üyelerine, “Örgüt bir milletvekilini kaçırabilecek kadar güçlü” mesajını vererek Şemdinli’de düşen moralleri yeniden kazandırmak istemiş olabilirler mi?

-Uluslararası kamuoyunda ve uluslararası basında bir kez daha örgütün propagandasını yapmak, yurt dışı örgüt katılımlarını hızlandırmak olabilir mi?

Gerekçe ne olursa olsun, herkes şundan emin olmalıdır. CHP, milletvekilinin ailesi, seçmenleri, TBMM, Türk halkı bilmelidir ki,

Milletvekili Hüseyin Aygün PKK tarafından birkaç gün ‘misafir’ edilip bırakılacaktır. Kendisine elbette örgüt tarafından bazı ‘öneriler’, ‘uyarılar’ da yapıldıktan sonra ‘kılına bile zarar gelmeden’ ailesine ve görevine dönecektir.

Zira kaçıranlar, kaçırma talimatı verenler, bunlara ‘akıl hocalığı’ yapanlar, bir milletvekiline, üstelik de kendileri gibi düşünen bir milletvekiline, en ufak bir zarar verilmesinin büyük bir stratejik hata olduğunu bilirler. Uluslararası alanda bunun anlatılmasının zor olduğunu, ‘davalarına’ zarar vereceğinin farkındadırlar.

Evet, telaşa gerek yok. Biraz sabretmek lazım. Millet, vekiline yakında kavuşacaktır.


İlgili yazılar

BASRA HARAP OLDUKTAN SONRA…

Gençler “sesimizi duy” diye döküldü sokağa. “Çapulcular” Evden destek verdi aileler. “Tencere tava hep aynı kafa” Polis şiddetinden kaçıp Allah’ın

Yine bir yılbaşı!

Yine bir yılbaşı öncesindeyiz. Acı ve tatlı olaylarıyla birlikte 2015’i tarihin tozlu raflarındaki yerine uğurlayacağız ve 2016 yılını yaşamaya başlayacağız.

“Yürek yakan ilan…”       

Gazetelerde yayınlanan ölüm veya anma ilanları dikkatinizi çeker mi bilmiyorum? Küçücük bir köşeden ateş taşırlar okuyucunun yüreğine… Ölümü, gidenleri, kalanları,

Bir Cevap Yazın