TÜRK’ÜN UYGARLIK YASASI

Bu gün 17 Şubat

Türk Medeni Yasası’nın kabulünün 87. Yılı

17 Şubat 1926; aynı zamanda Türkiye’yi teokratik hukuk devletinden laik hukuk devleti kimliğine taşıyan yasalaşma sürecinin de başlangıç tarihi.

Mimarı ise Mahmut Esat Bozkurt/b]

Aslında çağdaş yasalar hazırlamak amacıyla 1923 yılı başlarında Adalet Bakanlığınca komisyonlar oluşturularak ilk adım atılmıştı. Ne var ki bu komisyonlar yasa tasarılarını hazırlarken muhafazakâr tutumlarını sürdürmüştü. Oysa Türkiye, Lozan Antlaşması ile kapitülasyonları kaldırırken hukuk sistemi ile yasa ve mahkemeleriyle yepyeni bir Türk adalet organı yaratmayı yükümlenmişti. Komisyonların hazırladıkları yasa tasarıları bu yükümlülüğü karşılamıyordu.

[b]Mahmut Esatın 22 Ekim 1924te kurulan Fethi (Okyar) Bey Hükümeti’nde Adalet Bakanı olması ile birlikte hukuk devrimi başladı. Zira Mahmut Esat çok önemli bir saptama yaparak işe başlamıştı.

Yapılan yenilikler/devrimler halkın gereksinimlerini karşılamıyorsa irtica canlanıyordu.

Mahmut Esat kaynağını dinden değil, halkın gereksinimlerinden alan yasaların yapılmasını gerekli gördü. Bu nedenle çağdaş, halkçı ve uygar uluslarca kabul edilen yasaları alma düşüncesini benimsedi.

Bu düşüncesini ilk kez Çankaya’da açığa vurdu. Zira o günlerde Çankaya’da da hukuk sisteminde yapılacak devrimlerin şekilleri tartışılıyordu. Mahmut Esat en kestirme yolun Avrupa medeni yasalarından birinin hızla tercüme edilip uygulanması olduğu görüşünü açıkladı. Onun bu düşüncesine Mustafa Kemal;

çocuğum, istediğini yaparsak tercüme ettireceğimiz bu kanunları memleketimizde tatbik edecek elemanlarımız var mıdır?”

sorusunu yöneltti. Mahmut Esat, Mustafa Kemal Paşa’ya şu yanıtı verdi:

“Paşam; bir gün Avrupa’da çok mükemmel yeni bir silâh icat edildiğini işitseniz, memleketimizde bunu kullanmasını bilen askerimiz yoktur diye o silâhı almakta tereddüt mü edersiniz? Elbette ki hayır.. silâhı alır ve onu kullanabilecek askerleri de yetiştirirsiniz”.

Bu yanıtla birlikte yalnızca Türk Medeni Yasası’nın değil Borçlar, Ceza, Ticaret ve Yargılama Usulü yasalarının da çeviri yolu ile hukuk sistemimize kazandırılması yolu benimsendi.

Neden İsviçre Medeni Yasası

Çünkü, Avrupa’nın en “genç” en “demokratik ve en “halkçı” yasasıydı.

Çünkü, tek bir kişinin kaleminden çıktığı için maddeleri arasında “insicam” yani uyum vardı.

Çünkü, laikti. Çocuğun dinsel eğitimini ana-babaya bıraktığı gibi rüşt yaşına ulaşmış genci dinini seçmekte özgür bırakıyordu.

Çünkü, demokratik ve gelişmelere açıktı. Zira yargıca takdir hakkı tanıyordu. Böylece günün gelişmelerine göre hükümleri yorumlama hakkına kavuşan yargıçlar daha adil kararlar verirken hükümler de eskimiyordu.

Kaldırılmak istenen Esbab-ı Mucibe yani Gerekçe

Her yasanın bir esbab-ı mucibesi yani gerekçesi vardır. Çıkarılmak istenen yasaya neden gerek duyulduğu anlatılır. Eskinin neden eskidiği, yeninin halka sunacağı yeniliklere yer verilir. Medeni Yasa’nın gerekçesi Mahmut Esat tarafından kaleme alınmıştır. Bu gerekçenin kimi bölümleri geçmişte tartışma konusu yapılmış, kaldırılmak istenmiştir. Neden mi? Siz karar verin..

Tasarının giriş bölümünde; çağdaş devleti ilkel siyasal oluşumlardan ayıran temel göstergelerden birinin toplumun geleceğini ilgilendiren kuralların yasalaştırılması olduğu vurgulanmış, Mecelle’nin Türk halkının gereksinimlerine yanıt vermediği, uygar dünyada yer almak isteyen Türkiye’nin çağdaş ve laik yasalara gereksinimi olduğuna dikkat çekilmiştir. Yasaların kaynağını din kurallarından değil toplumun gereksinimlerinden ve çağın gereklerinden alması gerektiği ise gerekçe de şu ifadelerle yer almıştır:

…Çünkü dinler değişmez hükümler ifade ederler. Hayat yürür, ihtiyaçlar süratle değişir, din kanunları, mutlaka ilerleyen hayatın huzurunda şekilden ve ölü kelimelerden fazla bir kıymet, bir mana ifade edemezler. Değişmemek dinler için bir zarurettir. Bu itibarla dinlerin sadece bir vicdan işi olarak kalması, “eski uygarlıkla yeni uygarlığın en önemli ayırt edici özelliklerinden biridir”

Kısaca gerekçede sürekli değişen toplumu değişmez olan din kuralları ile yönetemezsiniz gerçeği vurgulanmıştır.

Gerekçe yalnız din kurallarını değil, örf ve adetlere mutlaka bağlı kalmayı da gelişmenin önündeki engellerden biri olarak görmüştür.

Gerekçede son olarak; kapitülasyonlar ve azınlık hakları gibi nedenlerle büyük devletlerin Türkiye’nin iç işlerine müdahale etmesinin önüne ancak lâik hukuk sisteminin benimsenmesi ile geçilebileceği de vurgulanmıştır.

Bu gerekçe ile birlikte tasarı, TBMM’de 17 Şubat 1926’da bir bütün olarak tartışmaya açılmıştır. Mahmut Esat, Türk Medeni Yasası’nın; toplumsal yaşama düzgünlük getireceğini, Türk tarihinin “en hazin siması” olan Türk kadınına hak ettiği değeri verdiği için toplumu da güçlendireceğini açıklamış bu yasayı kabul yolunda kalkan eller sayesinde “13 asrın duracağına ve Türk milletine, Türk câmiasına yeni ve feyizli medeni bir hayat” açılacağına işaret etmiştir. Tasarı; aynı gün oybirliği ile bir bütün olarak kabul edilmiştir.

İç ve dış basında geniş bir yankı uyandıran yasa; Cumhuriyeti idare edenlerin hatırasını sonsuza kadar yaşatacak Türkiye’deki en büyük devrim belgesi[1], milyonlarca insanın hayatını değiştiren gerçek bir devrim[2], çağdaş Türklüğe hayat ve onur veren “medeniyet” yasası[3], Türk ulusunun yenilikçi ruhunun simgesi[4] devrimin; düşünce ve duygudan uygulamaya dökülmesi[5], ulusun ruhunu değiştiren muazzam bir hadise[6] olarak değerlendirilmiştir. Ülke dışında ise yasanın Türk kadınına Müslüman olmayan bir erkekle de evlenebilme olanağını vermiş olması büyük yankı bulmuştur.

Medeni Yasa neden bu kadar yankı bulmuştur?

Mahmut Esat, Türk devriminin “halk için” olduğu gerçeğinden yola çıkmış, halk tarafından anlaşılmayan yasa hükümlerinin bir anlam ifade etmeyeceğine inanmıştır. Ona göre halkın hakkını arayabilmesi için önce haklarını bilmesi gerekir. İşte Medeni Yasa bu doğrultuda hazırlanmıştır.

Yapısı bakımından açık ve anlaşılır olan yasa ile karı-koca, evlat edinme, ana-baba, boşanma, evlenme gibi pek çok Türkçe kelime hukuk diline kazandırılmıştır.

Kolay anlaşılıp ezberlenebilmesi için cümleler; “Evlenme kişiyi reşid kılar”, “Kişinin ismi değişmekle şahsı değişmez”. “Eve kadın bakar” gibi olabildiğince kısa tutulmuştur.

Kişi özgürlüğü ve hukuksal eşitlik üzerine kurulan yasa ile Türk halkı her türlü teokratik düşünce ve etkilerden arındırılmış bir aile hukukuna kavuşmuştur. Çok eşle evlilik ve küçük yaştaki kız çocuklarının evlendirilmesi son bulmuştur. Evlenme işlemi ilân ve kayıt işlemlerine bağlanmış, boşanma kayıt altına alınarak aile kurumu güçlendirilmiştir. Toplumsal ve ekonomik yaşama katılan kadın, Batılı hemcinslerinin sahip olduğu haklarla donatılmıştır. Aile ve miras hukukunda erkek egemenliğine son verilmiş; mirasta kadın-erkek farkı kaldırılmış, vasiyet ve veraset kurumları çağdaş ölçülerde düzenlenmiş, evlat edinme ile ilgili işlemler ilk kez Türk hukuk sistemi içine alınmıştır.

Medeni Yasa “Tam Bağımsız” bir “Ulus” Yaratmıştır

Medeni Yasa’nın çok az bilinen yönü de budur. Oysa çok önemlidir.

Düşünün “Lozan Antlaşması imzalandığında Türkiye laik bir devlet miydi?

Hayır.

Lozan’da bütün kapitülasyonlar kaldırıldı mı?

Hayır.

Zira Türkiye laik bir devlet değildi. Batılılar, Müslüman olmayan Türk vatandaşlarına kimi hakların verilmesini zorunlu bulmuşlardı. Bu nedenle Musevi, Katolik Ermeni, Protestan Ermeni ve Ortodoks Rum Türk vatandaşları Lozan Antlaşması’nın 42. maddesi ile aile ve kişi hukuku alanında geleneklerine göre hukuk kuralları belirleme hakkına sahip olmuşlardı. Özetlersek; Laik olmayan Türkiye’de bir Müslüman İmamın önünde evleniyorsa, bir Musevi’nin Havra’da, bir Hıristiyan’ın da Kilise’de kendi dinsel önderlerinin önünde evlenmesine izin verilmesi gerekiyordu.

İşte Türk Medeni Yasası Türkiye’nin iç işlerine müdahale aracı olan bu duruma son verdi. Yasanın hazırlanma sürecinde Türkiye’de yaşayan Ermeni, Rum ve Musevi Türk vatandaşları yayınladıkları “feragatnameler” ile Medeni Yasa’nın laik yapısı nedeniyle Lozan Antlaşması’nın kendilerine verdiği azınlık haklarından yine kendi istekleri ile vazgeçtiklerini Adalet Bakanlığına bildirdiler. Böylece tüm vatandaşlar için genel ve eşit bir haklar dizgesi oluşturan yasa, bu özelliği ile Lozan’da bir takım ayrıcalıklar elde etmiş olan farklı din ve mezhepteki Türk vatandaşlarının kendilerine verilen bu ayrıcalıklarından vazgeçmesini sağlayarak, ulus olma bilincinin yerleşmesinde de önemli bir unsur oldu, ulus-devletin oluşturulmasında önemli rol oynadı.

Mahmut Esat Bozkurt’un 17 Şubat 1926’da Medeni Yasa’nın kabulü ile başlattığı Türk Hukuk Devrimi 1 Mart 1926’da Ceza Yasası’nın, 22 Nisan 1926’da Borçlar Yasası’nın, 29 Mayıs 1926’da Kara Ticaret Yasası’nın, 18 Haziran 1927’de Hukuk Davaları Yargılama Usulü Yasası’nın, 9 Ocak 1929’da Ceza Davaları Yargılama Usulü Yasası’nın, 13 Mayıs 1929’da da Ticaret Yasası’nın Deniz Ticareti’ne yönelik ikinci kitabın kabulü ile sürdü. 18 Nisan 1929’da kabul edilen İcra ve İflas Yasası ile “Cumhuriyetin Ana Kanunları” tamamlandı.

Mahmut Esat, yalnızca yasa çıkarmakla yetinmedi, yasaların halka kavratılması için de büyük bir özveri sergiledi ve yasa dilinin Türkçeleştirilmesi çalışmalarını başlattı. Bu çerçevede “vacibat” yerine “borçlar” “mürafaa” yerine “davaya duruşma” “kaziye-i mahkeme” yerine “davanın kat’ileşmesi” “derdest” yerine “yakalama” “müdde-i şahsi” yerine “davacı”, “hal-i sabıka irca” yerine “eski haline getirme”, “şahitlerin istimaı” yerine “şahitlerin dinlenmes” gibi Türkçe sözcüklerin hukuk dilimize girmesini sağladı.

Adalet Örgütü’nde Çağdaşlık

Adaleti halkın ayağına götürmeyi ilke edinmiş olan Mahmut Esat, adalet örgütüne de büyük önem verdi. Cezacıların gözlüğü olarak nitelediği Adlî Tıp Kurumu’nu çağdaş bir yasaya kavuşturdu. Ceza ve tutukevlerini çağdaşlaştırmak için programlı çalışmalar yaptı, hükümlüleri üretici konuma geçirecek önlemler aldı ve bölge hapishanelerinin açılması yönünde bir proje başlattı.

Karnı tok hâkimler ilkesinden yola çıkarak yargıçların ekonomik durumlarını iyileştirmeye çalıştı; adliye personelini, devrimin ruhu ile bağdaşan çağdaş bir görünüme kavuşturdu.

Avukatlık Yasası’nda yaptığı değişikliklerle, avukatlık mesleğini; Hâkimler Yasası ile de yargıçların atama, yükseltme ve görevden alma işlemlerini yasal güvenceye bağladı. Bu yasa ile Türk kadınlarının mesleğe girmesine de olanak sağladı, böylece Türkiye, Almanya’dan sonra kadın yargıcı olma onuruna erişen ikinci ülke oldu.

Geleneksel düşünceyi temsil edenlerin tüm itirazlarına karşı var gücüyle savaşarak da Ankara’da Adliye Hukuk Mektebi’ni açtı. 5 Kasım 1925’te açılan bu okul ile çağdaş yasaları memleketimizde tatbik edecek elemanlarımız daha o yasalar çıkarılmadan yetiştirilmeye başlandı.

Böylece gerçek bir hukuk devletinin temelleri Atatürk döneminde Mahmut Esat ile birlikte atıldı. Buna karşın; Atatürk, dönemi ve o dönemin devlet adamları her fırsatta kıyıcı eleştirilerle yüz yüze kalıyor.

Sorum şu: Yalnızca Türk Medeni Yasasını düşünün.

Bu yasa; bu niteliği ile bu gün TBMM’ye gelse geçer mi geçmez mi?

Siz karar verin.

Vereceğiniz yanıt aynı zamanda hangi Türkiye’nin daha ileri, daha çağdaş, daha demokrat olduğunun da yanıtı olacaktır.

—————————

[1] Necmettin Sadak, “Hakiki İnkılâp”, Akşam, 19 Şubat 1926, No: 2643, s. 1.

[2] Jurnal de Jenev’den naklen; Cumhuriyet, 26 Şubat 1342 (1926), No: 649, s. 1.

[3] Yununs Nadi, u]Kanun-ı Medeni[/u]” Cumhuriyet, 28 Şubat 1342 (1926), No: 651, s. 1.

[4] Mir (Bulgaristan) gazetesinden naklen; Hâkimiyet-i Milliye, 9 Mart 1926, No: 1680, s. 2.

[5] Ağaoğlu Ahmet, Hâkimiyet-i Milliye, 18 Şubat 1926, No: 1661, s. 2.

[6] Matin’den naklen; Cumhuriyet, 3 Mart 1342 (1926), No: 654, s. 2.


İlgili yazılar

İlginç Bir Anket Sonucu

Son yayınlanan kamuoyu araştırmalarının hemen hemen hepsinde “HAYIR” oylarının %50’nin üzerinde olduğu görülmektedir. Gezici’nin yaptığı araştırmaya göre kararsızlar bilimsel bir

UYGULAYICILARININ KALEMİNDEN KEMALİZM- 4

-IV- Kemalizm’in Anayasal Nitelik Kazanması Mustafa Kemal Paşa, CHP’nin 9 Mayıs 1935’te toplanan Dördüncü Büyük Kurultayında yaptığı açış konuşmasında, katılımcılardan,

Kemal Şahin Bulvarı’ndan aşağı

ORTACA GÜNLÜĞÜ (3) O bankın üstünde uzun süre oturup düşünüyorum. Ömür dediğin nedir ki, işte yarıdan fazlasını geçtik bile… Biraz

Bir Cevap Yazın