Ulusal Yas’ları sadece müzik camiası mı tutar?

Dünya kaynayan kazan. Bu kaynamadan nasibini en fazla alan ülkelerin başlarında geliyoruz sanırım. Bunun altında birçok sosyal, ekonomik ve tabi ki politik sebep yatmaktadır.
Lafı fazla uzatmadan özellikle Mayıs ayından bu yana gelişen olaylar üzerinden ahlaki değerlerimizi sorgulamak isterim.
Soma Faciası, Gezi olayları, öldürülen gençler, Filistin, Suriye, Irak kısaca Ortadoğu’da yaşanan katliamlar… Listeyi uzatmak mümkün.

Tabi bu kadar acı olay yaşanınca bunun da toplumda meydana getirdiği bir refleks yaratması gerekir. İçeriği gereği Gezi olaylarını bu listenin dışına alırsak, diğer tüm toplumsal olaylarda yaşanan acılar karşısında bir tavır alma hareketi olarak ‘’Ulusal Yas’’ tutma eylemini ortaya koyduk. Hükumetimizin ilan etmesi ile resmileşen daha sonrada birçok kurum ve kuruluşun buna benzer maneviyatı ön plana çıkaran yas tutma yöntemleri ile yaygınlaşan bir tepki ve toplumsal üzüntü hali içindeyiz.

Yas ilan ediyoruz tamam, etmeliyiz de buna hiçbir itirazım yok. Ancak bu yas hali neden kağıt üzerinde kalan ve toplumun her kesimini kapsayan bir tutum haline gelmez. Neden bunun yaptırımları olmaz. Yada soruyu şöyle sorarsak; Milli Yaslarda toplumun her alanını kapsayan bir yaptırım hali söz konusu olmalı mı?

Son dönemlerde iki kere ulusal yas durumu ile karşı karşıya kaldık. Birincisi yüzlerce madencimizi kaybettiğimiz Soma Faciası, diğeri ise Filistin’de yaşanan katliam üzerine hükumet üçer günlük milli yas ilan etti. Peki her iki olayın ardından ilan edilen yas hali toplum tarafından nasıl karşılandı?

Söyleyeyim; işte zurnanın zırt dediği yer tam da burası. Ulusal yas, direk ve en direk olarak yaşayan, hisseden sadece müzisyenler veya müzik camiası olmuştur diyebilirim. Hemen şaşırıp kızmayın. Diğer toplumsal katmanlara veya sektörlere hakaret olsun diye bunu söylemiyorum. Teoride ne olduysa pratikte de o yaşandığı için söylüyorum.

Her iki olayda da yaşanan Milli Yas ilanının ardından en başta yerel yönetimler olmak üzere birçok kurum, festival etkinliklerini iptal etti. Bazıları ise sadece eğlenceli etkinliklerini iptal etti. Ve bu iptaller sadece yas süresince iptal edildi veya bazı yerlerde birkaç hafta daha sürdü. İptal edilen etkinliklerin yüzde doksanı konser veya dinleti tarzı müzikal etkinliklerdi. Öyle ya millet yas tutarken eğlenilemez şarkı türkü çalınıp söylenemezdi. Evet altına imzamı bende atarım bu kararın. Ama durumun böyle olması için toplumun her kesiminin yas tutması gerekmez mi?

Sorumuzu genişleterek soralım; Müzikal etkinliklerin iptal edildiği bir yas halindeyken neden Spor müsabakaları, Şans oyunları, Borsa, Ticaret neden devam eder? Neden Avm’ler dolup taşar, Gazinolar, Barlar full biçimde eğlence aktivitelerine devam ederken neden sadece konserler iptal edilir?

Yas halindeyken ve insanların yas tutmaları gerekirken neden tüm sektörler sanki hiçbir şey olmamış gibi faaliyetlerine devam eder?

İşin ekonomik boyutunu, yol açacağı zararları hesap edenler veya sorduğum sorulara bu açıdan cevap verenlere ben de sorarım. Hayatını müzisyenlikten veya yapılan etkinliklerden sağlayan birçok insanın ekonomik durumu ne olacak? Toplumun hiçbir kesimi bu yas halinden etkilenmeyip, ticaretine devam ederken Müzik camiasını oluşturan insanların durumu ne olacak?

Hadi diyelim bu müzik işinin fıtratında bu var ve yapılacak bir şey de yok ise, peki tutulan yas’a adını veren Ulus gerçekten yas tutuyor mu? Yada tutuyor da biz mi algılayamıyoruz? Sadece konser iptal edilerek tutulacağını sandığımız yas hali maalesef göstermelik bir eylemden öteye geçemedi. Ateş düştüğü yeri yaktı. Bir de hayatını müzikten kazanan birçok insan ekonomik olarak battı. Tabi bu batanlar büyük müzik veya organizasyon şirketleri değil. Şoföründen, yardımcısına, sesçisinden, müzisyenine kadar birçok emekçi insan aileleriyle beraber sıkıntıya düştü.

Eğer bir yerde acı var ise ve tüm toplum samimiyse orada yas ilan etmeye zaten gerek yoktur. İnsanların acısını yüreğinde hisseden kimse kazanacağı veya kaybedeceği şeylerin hesabını da yapmaz zaten. Bu mesele Yas meselesi değil, toplumsal ahlak ve ilke meselesidir. Diğer türlü konser iptal etmek ile yas tuttuğumuzu zanneder vicdanımızı rahatlatmaya devam ederiz. Tüm halkımıza saygılarımla…


İlgili yazılar

HALK TAYYİP’İ YENDİ

İsterseniz, yazının gerisini okumayın, Ama en son söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Tayyip faşizmi halka yenildi, Halk, faşizmin barikatlarını yerle bir etti.

Bu işin yazı vaa gışı va evecek ne va!

Egemen ve küresel güç senaryolu Ilımlı İslam modeli yurtturmacasının yeni versiyonu olarak siyasetin güdümündeki demokrasimizde baskıcı ve totoliter rejimlere özgü

DÜŞÜNMEK BİR TEK BİZDE SUÇ

Mustafa Balbay artık özgür. 4 yıl 9 ay düşündüklerini yazdığı için hapisaneye konulan yüzbinlerden biri. Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla  özgürlüğüne kavuştu.

Bir Cevap Yazın