ÜNİVERSİTE İSİMLERİ!..

Anımsar mısınız bilmem!

Ankara’da meşhur bir terzi vardı!

Seyfi Saltoğlu isminde.

Bir gün bir tanıdığı aracılığı ile Merhum Özal’a elbise dikti.

Ve…

Talihi döndü.

Keçiören’den önce ANAP, sonra Gökçek kontenjanından RP, FP, AKP belediye meclis üyesi oldu.

Büyükşehir Belediye Başkan vekilliği yaptı.

Gökçek’in “emin” adamlarındandı.

İsmini yeni açılan Yollara bulvarlara verdi.

Sanırım AKP’ye, neredeyse yok denilecek kadar az oy çıkan Ankara Çayyolu’nda “Saltoğlu Bulvarı” var!

Modaydı bir dönem cadde ve sokaklara yerel yöneticilerin isimlerini vermek..

Geldi geçti…

Ama Üniversitelere isim verme dönemi başladı.

Örneğin; Kayseri’deki 30 yılık Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin adını değiştirip “Abdullah Gül Üniversitesi” yapacaklar!..

Yeter mi?

Yetmez!..

Abdullah Gül olur da RTE Olmaz mı?

Rize Üniversite’sinin ismi de Recep Tayyip Erdoğan üniversitesi olarak değiştirilecek.

Manisa’daki Üniversite’nin ismi Celal Bayar Üniversitesi olmasaydı “Bülent Arınç Üniversitesi” olarak değiştirilecekti.

Eminim O’nun için şimdi üniversite aranıyordur.

CHP’li Erdoğan Toprak da Zonguldak Karaelmas Üniversitesi isminin Bülent Ecevit olmasını istiyordu çoktandır.

Ama bunları görünce önergesini geri çekti.

AKP’liler şaşırdı: “Neden çektin? Hepsini birden geçirecektik” dediler.
….
İsmini üniversitelere vermek isteyenler siyasetçi ve hepsi de henüz “tarihi kişilik” olamadı!

İsmi değiştirilecek olanlar ise devlet üniversiteleri…. Ve halkın verdiği vergilerle kuruldu.

Halkın yarısı bu siyasileri desteklemiyor.

Kaldı ki;

Halkarında bir dolu suçlama var…

Belki suçlamaların bir kısmı haksızdır, yaptıkları hukuka uygundur ama ahlaka “Mugayyirdir” kimbilir?

Belki koltuk gidip, dokunulmazlık kalkınca yargılanıp ceza alacaklar.

Eğer öyle olursa;

Hangi öğrenci “Hırsızlıktan” veya “Görevi suistimal”den yargılanıp ceza almış bir “Sabık” siyasetçinin isminin

verildiği üniversite ile anılmak ister!..

Yapmayın!..

Seyfi Saltoğlu durumuna düşmeyin!..

Eğer mutlaka yapacağım diyorsanız,

Ticaretten kazandığınız paranın üzerine çocuklarınızın kazandıklarını ekleyin ve “vakıf” üniversitesi kurun.

Üniversiteye kendi isminizi, Yerleşkeye babanızı, anfiye ananızın,spor salonlarına çocuklarınızın, yerleşke içi yollara

da sevdiklerinizin ismini verin…

Hiç sakıncası yok…

Ötekisi görgüsüzlük olur…


İlgili yazılar

ODTÜ’LÜLERİN DÖVÜLMESİNE SEVİNDİM(!)

Sevindim. 1000 üniversite öğrencisine karşılık 3 bin 600 polisin, Başbakanlarını biber gazıyla, copla, TOMA ve zırhlı araçlarıyla, Kendi ülkelerinin gençliğinden

YENİ CHP’NİN TEHLİKELİ ROTASI

CHP kurultayı ‘demokrasi şöleni'(!) içinde yapıldı. Yeni CHP denilerek görücüye çıkarılan Atatürk’ün partisi, ‘yenileşme’ ve ‘değişim’ adı altında kurucusunun adını

“Dinselleşme” Nedir?

Dinselleşme terimi, (tıpkı bu yazıda karşıtı olarak ele aldığım “dünyevileşme” gibi)mevcuda ilişkin rahatsızlığın, bu rahatsızlığın giderilmesine dönük dini kavram ve

Bir Cevap Yazın