UYANMA ZAMANI

Türkiye’nin canını yakan terör olayları, PKK ile müzakere etmenin bedeli olarak görülmeli.

Müzakere karşılıklı alışveriş demektir. İki taraf olur, istekler ortaya konur, “sen şundan vazgeç, ben de bundan” pazarlıkları kurulur.

Oslo’da, İmralı’da, Kandil’de bu tür müzakerelerin yapıldığı, alışveriş konularında bir noktaya gelindiği anlaşılıyor. Kamuoyundan saklanan pazarlıklarda hangi noktalarda anlaşıldığı, PKK’nın terörden vazgeçmesi karşılığı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin devlet adına neleri gözden çıkardığı açıklanmadı.

Bütün herşey, Amerika’nın bilgisi dahilinde, ancak Türk kamuoyundan saklanarak yürütüldü.

İşler çığrından çıktı, terör arttıkça arttı, “Analar daha çok ağladı.”

Daha da ileri gidildi, TBMM’de yer alan, PKK’nın uzantısı olduğu bilinen partinin milletvekilleri anlaşmalı bir yol kesme olayında teröristlerle kucaklaştı, “kentlerde buluşma” sohbetleri yapıldı.

Bu durumda soru şu:
Hala ‘terör olayı TBMM’deki dört parti bir araya gelsin, sorunu çözmek için yol bulunsun’ demek ne kadar akla, mantığa uygun?

Terör destekçisi, teröristle kucaklaşan, devlete meydan okuyan, artık hiçbir kanunu tanımayan milletvekillerinin bulunduğu parti ile oturup terörün nasıl çözüleceğini konuşmak akıllaca mı?

Onların ne söyleyeceği, ne isteyeceklerini bilmek çok mu zor, böyle bir masaya oturmak, ‘terörle müzakere’ olmayacak mı?

Bunca olay sonrasında hala “Elinde silah olanla müzakere etmeyiz, uzantıları ile ederiz” demenin yanlışlığı ortaya çıkmadı mı?
Artık uzantıların eli de ‘kanlı’ değil mi?

Artık daha gerçekçi olmanın, hayal aleminden uyanmanın zamanı gelmedi mi daha?


İlgili yazılar

Kültür Bakanlığı’nın Say ambargosu!

Besteci piyanist Fazıl Say’a Kültür Bakanlığı’nın uyguladığı sansür beni uzaklara götürdü. 2. Dünya Savaşı ile Avrupa yıkılıyordu… Hitler her yerde

MUHAFAZAKÂR GEÇİNENLERİN MUHAFAZA EDEMEDİKLERİ…

Türkiye, 1950’lerden bu yana kendisini ‘muhafazakâr’ olarak nitelendiren iktidarlar tarafından yönetiliyor. Ara sıra başımıza kendisinin ‘sosyal demokrat’ olduğunu iddia eden

KADINLARIMIZ MUTSUZ

Geldi yine 8 mart. Dünya Kadınlar Günü’nde sizlere iç açıcı bir yazı yazmak isterdim. Ben böyle günlere inanmıyorum üzgünüm. Anneler

Bir Cevap Yazın