YOK ARTIK DEVE!

Beklenen gün geldi çattı.
Aylar, yıllar öncesinden belliydi nasıl bir karar çıkacağı…
Ancak, bu kadarı bile beklenmiyordu.
Kendisi olmayan, önderi olmayan örgüte cezalar yağdı..
Asırlık cezalar, müebbetlik cezalar havada uçuşuyor.
Alan alana…
Bu işten nasibini almayan yok.
Sizin anlayacağınız, tam da “yok artık deve” dedirtecek cinsten cezalar..
Teker teker yazmaya kalksak sayfalar yetmez.
İlginç ve ibretklik cezalar davanın ne kadar siyasi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Somut bir örnek..İLKER BAŞBUĞ…
Hani derler ya, gündüz vatandaş gece eşkiya…Gündüz dükkanında, gece dağda…Şu bildiğiniz terör örgütüne destek verenler için kullanılan bir deyim. İlker Başbug’a verilen ceza tam da buna benziyor.. Adam gündüz güvenliği sağlamak için çalışmış gece de darbe yapmak için.
Peki PKK’lılığını gündüz gizleyip esnaflık yapan gece de dağda çıkan adamın kiminle çalıştığı belli…Çalıştıkları kendisi gibiler… Yani mesai arkadaşları bölücüler, teröristler, eşkiyalar.. Ya İlker Başbuğ’un arkadaşları? Şöyle bir baktığınızda, Başbuğ’un mesai arkadaşlarının çok anlı şanlı kişiler olduklarını görürsünüz… Bir yanda Cumhurbaşkanı, bir yanda Başbakan… Bakanları bakmayanları da katarsanız, çok geniş bir yelpazeye yayılıyor, Başbuğ’un arkadaşları… Şimdi onlara ne olacak? Müebbet hapis verilen Başbuğ’un mesai arkadaşı, hatta amiri konumunda olan Başbakan’a hangi ceza verilecek? Cumhurbaşkanının payı ne olacak?
Sen adamla üç yıl boyunca çalış, O’nun suçlarına ortak ol sonra da kenarda dur. Olur mu? Olmaz!
İlker Başbuğ’un suç ortaklarının cezası hangi kapsama girer bu durumda?
Hurşit Tolon, Yalçın Küçük, Doğu Perinçek…
Ne büyük bir suç bu…Asırlık cezayı hakkettirecek…
Dün, Silivri’de hak, hukuk ve adeletin ırzına geçilmiştir.
Böyle olur zalimlerin, diktatörlerin adaleti dedirtmiştir…
Ama, dünkü kararlar, bir son değildir..Yepyeni bir başlangıçtır aksine…
Bütün hainler korkak olur.
Gazeteci öldürenlerin serbest bırakıldığı, derin devletin beyinlerinin saraylarda bir hapis yatırıldığı bir dönemde, yurtseverlerin müebbetle cezalandırılması ancak, “yok artık deve” denilerek açıklanabilir.
O hainler, korkunun ecele yararı olmayacağını bilmediklerinden, korku imparatorluğunu daim kılabileceklerini de sanıyorlar.
Üzülme Türkiyem….
Kaleminden başka silahı olmayanlar elbet bir gün yazdıklarıyla aydınlığa taşıyacaklardır ülkemizi…
Üzülme Balbay, Yağmur üzülme…Üzülme Özkan, Nazlı üzülme… Gece ne kadar uzun sürerse sürsün, sonu gündüzdür.


İlgili yazılar

AYNA VE SINAV

Ortaçağın sonlarına doğru ayna kullanımı hayli artmıştı. Güzelliğin bir mit haline geldiği bir dönemde aynanın yaygınlaşması kozmetik endüstrisinin gelişimini destekleyen

Çifte kavrulmuş LYS maratonu

Türkün aklı sonradan gelirmiş atasözünün nihai öznesi olan ben,  üniversite sınavına girme kararı aldım. Tabii ki son gün ve son

ÖĞRETMENLER NEDEN KAYBEDİYOR?

Dün, Öğretmenler Günü’ydü. Öğretmenlere, onların sorunlarına dair epeyce yazıldı, çizildi. Hükümet, onlara müjdeler verdi. Eğer eğitim tarihimizi biraz biliyorsanız, söylenenler,

Bir Cevap Yazın