Devrimci Türkler!

Devrimci Türkler!

Daha önce, yayınladığı “Direnen Türkler” ve “İhtilalci Türkler” kitaplarından tanıdığımız, öğretmen, araştırmacı ve www.yakinplan.com yazarı Müslüm Ulusoy, “Devrimci Türkler” adıyla yeni bir kitap daha yazdı. Ulusoy yeni çalışmasında, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadroları kronolojik bir dizine sadık kalarak, okuyucuya tanıtıyor.

Türk tarihinin unutturulmak istenen yönlerini temel çalışma alanı olarak belirleyen Ulusoy, bir ulusun küllerinden nasıl doğduğunun fotoğrafını çekmeye ve bu fotoğrafı okuyucu ile paylaşmaya özen gösteriyor. Ulusoy’a göre, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, “tarihleri boyunca Türklerin yürüttüğü en büyük, en sistemli aydınlanma hareketi”.

“Devrimci Türkler” kitabı, yazarın çerçevesini çizdiği amacını. göz önüne aldığımızda, başarılı bir çalışma. Kurtuluş Savaşı ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sırasında liderlik kadrosunun karşı karşıya kaldığı sorunlar, ihanetler, politik ayak oyunları, anlık kişisel çıkarlarını ulusun çıkarlarının önüne koyan benciller, “Dersaadet geleneklerini” takip ederek uluslararası güçlerin desteği ile bir ulusun var olma savaşını kişisel menfaatler uğruna satmaya kalkışma vs. resmi tarihin görmek istemediği gerçekler tüm çıplaklığı ile Müslüm Ulusoy’un çalışmasında aktarılmış. Ulusoy, çalışmasında, taraflılığını kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde ortaya koyarken, kalemine bir an olsun sansür uygulamamış. Tarihsel olayların aktarımında başvurduğu kaynakların çok yönlülüğü ile ve olayları farklı cephelerden yorumları ile birlikte sunumuyla, çıplak gerçeğin peşinde bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu ilk satırlardan itibaren anlıyoruz.

19. yüzyıl, Osmanlı devletinin emperyalist güçler tarafından parçalandığı bir zaman dilimini ifade eder. Yok oluş psikolojisi, devletin en tepesini de içine alacak şekilde, tüm yönetim katmanlarının ruh halini tanımlar. Buna karşılık, sayısız öneri ortada tartışılmakla beraber, toplumu ve devlet ricalini etkileyen bir siyasi formül yoktur. Sultan da dahil olmak üzere, siyaset sınıfı sömürge bir ülkenin egemen sınıflarının tepkilerini vermekte ve ancak emperyalist merkezlerden gelebilecek bir çözümde kurtuluşu aramaktadırlar!

Devrimci Türkler işte bu zaman diliminde tarih sahnesine çıkarlar. Rolleri, Türk ulusunun yeniden doğuş destanını yazmaktır. Yazarlar!

Enver Paşa ve diğer İttihat ve Terakki liderlerinin ülkeyi bir Alman zırhlısı ile terkettiğini öğrenen Mustafa Kemal İstanbul’a dönmeye karar verdiğinde, ülkenin ve ulusun kaderinin o an görünenden çok farklı bir kader çizgisine girdiğini bilebilir miydi, bunu kesin olarak söyleyemeyiz. Ancak, söyleyebileceğimiz şudur ki, İstanbul’a dönme kararı, devrimci Türklerin tarih sahnesinde “antre” aldıkları andır.

Müslüm Ulusoy, oldukça rahat, akıcı ve öyküsel bir üslupla devrimci Türkleri anlatmış. Onların, başarıya nasıl koştuklarını an be an heyecanla takip ediyoruz. Ulusoy’un yaratıcı üslubu, zaman zaman okuyucuyu neredeyse tarihin bir öznesine dönüştürüyor. Kimi zaman, Mustafa Kemal’in yanında, sofrasında veya çalışma odasında Türkiye Cumhuriyeti’nin varoluşuna tanıklık ediyoruz. Kimi zaman ise, çatışmaların içerisinde “ateşi ve ihaneti” yaşıyoruz.

Ulusoy, kitabını “Türk’ün yeniden doğuşunu, kurduğu devletin ilkelerini ortaya koyuşunu” anlatmak üzere kaleme aldığını söylüyor. Ulusoy, kitabı hakkında şunları söylüyor:

“Devrimci Türkler; büyük devrimci Mustafa Kemal’in yüzyıllardır Türk’ün tarihini sözlü kaynaklarla bu güne ulaştırdığı, düzenli ve kronolojik olmayan efsaneleri bilimselleştirme mücadelesini anlatıyor. Bu mücadelenin kahramanlarından Mahmut Esat Bozkurt’un dediği gibi:
“Türk İhtilâli, Atatürk’ün kafasının büyük düşüncelerinin fotografisinden başka bir şey değildi.’’

Devrimci Türkler, büyük Türk devriminin çok güç şartlar altında gerçekleştirilme mücadelesinin öyküsüdür.

Ulusoy kitapta yer alan bütün kişiler ve olayların gerçektir ve yaşanmış olduğunu belirterek  “Aktarılan olaylar, olayı bizzat yaşayanların anlatımlarıdır. Kitapta, yer alan olayların çoğu, artık Türk milletine mal olmuştur. Genel olarak bilinenlerin dışında farklılık içerenler ise, dipnotlarda belirtilmiştir. Yazılanların hiçbiri uydurma değildir. Sadece yazım tekniği bakımından akıcılık kazandırmak için düzenleme yapılmıştır.  Bu kitap, Mustafa Kemal’i, ‘Mustafa Kamal’ olarak anlatır.” dedi.


İlgili yazılar

BELEDİYE TİYATROSUNDA”MANİDAR” OYUN

Yolsuzluk ve rüşvet nedeniyle 4 bakanın istifa ettiği, Başbakan Erdoğan’ın yolsuzluk ve kayırmaya yönelik her gün bir ses kaydının yayınlandığı bir dönemde Yenimahalle Belediyesi çocuk oyunu “Çiftlikteki hırsız”ı sahneye koydu. Oyun, çocuklara çalışarak kazanmanın erdemini anlatıyor.

İŞTE TÜRKİYE’DE KADIN GERÇEĞİ

Türkiye’de okuma yazma bilmeyen kadın nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 18.2 ile Şırnak. Resmi olarak ilk evliliğini 2012 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 23.5 iken, ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu ilk kadınlarda 25.5 ile Tunceli’de, en küçük olduğu il 21.3 ile Niğde’de belirlendi.

ÖTEKİ MAHALLENİN ÇOCUĞUNDAN YANDAŞLARA FIRÇA

Ahmet Hakan, yandaş gazetelerin İlker Başbuğ’la ilgili haberlerini eleştirdi, “Halkın gazetesi değil de Başbakan’ın gazetesi olursan… Tornistanın kaçınılmaz olur” dedi.

Bir Cevap Yazın